Ana içeriğe geç
Sözlük

satı ile cümle

satı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dün bir kitap satın aldım.Yesterday, I bought a book.
Bu CD'yi satın almak için yeterli paramız var.We have enough money to buy this CD.
Bu tip cüzdanlar satıyor musunuz?Do you sell this type of wallets?
Çiçekleri niçin satın aldınız?Why did you buy the flowers?
Araraquara'da nadir bir Amerikan papağanı satın aldım.I bought a rare macaw in Araraquara.
Ben yeni bir araba satın almak istiyorum.I want to buy a new car.
Bu vergisiz bir satış mağazası mı?Is this a tax-free shop?
Bu komut satırı araçlarının nasıl kullanılacağını biliyor musunuz?Do you know how to use these command line tools?
Linux uzmanları komut satırını kullanabilirler.Linux experts are able to use the command line.
Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife liked it.
Ben kayak botları satın almak istiyorum.I want to buy ski boots.
Bu ilacı reçetesiz satın alamazsın.You can't buy this medicine without a prescription.
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Bu ilaç, halen eczanelerde satılmamaktadır.This medicine is still not sold in pharmacies.
Tom'un evi satılıktır.Tom's house is for sale.
O, bir çikolata satın almak için dursaydı, Tom treni kaçırmış olacaktı.Tom would have missed the train if he had stopped to buy a chocolate bar.
Tom onu satın almamam gerektiğini söyledi.Tom told me that I shouldn't buy that.
Tom yüzde 30 indirimle T-shirt satıyor.Tom sells T-shirts at a 30 percent discount.
Tom satın aldığı yeni masa örtüsünü masaya koydu.Tom put the new tablecloth he had just bought on the table.
Tom bir seyyar satıcı olarak geçimini sağlıyor.Tom makes a living as a traveling salesman.
Tom satın alması gereken şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he needs to buy.
Tom evini satışa çıkaracak.Tom is going to put his house up for sale.
Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.Tom is going to buy a new car next weekend.
Tom etkili bir satıcıdır.Tom is an effective salesman.
Tom üç yıldır yeni bir çift ayakkabı satın almıyor.Tom hasn't bought a new pair of shoes in three years.
Tom arabasını satışa koydu.Tom has put his car up for sale.
Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.Tom has money enough to buy the house he wants.
Tom her zaman satır aralarını okumakta zorluk çekti.Tom has always had trouble reading between the lines.
Tom dün yeni bir araba satın almadı, değil mi?Tom didn't buy a new car yesterday, did he?
Tom bir çift yeni ayakkabıyı bile satın almayı göze alamıyor.Tom can't even afford to buy a new pair of shoes.
Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.Tom can't buy what he wants to buy because he doesn't have enough money.
Tom, bir ev satın almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a house.
Tom her yıl iki veya üç kamera satın alır.Tom buys two or three cameras every year.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom, bu kamerayı makul bir fiyata satın aldı.Tom bought this camera for a reasonable price.
Tom onların her birine bir kamera satın aldı.Tom bought them each a camera.
Tom o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.Tom bought that pair of shoes at a clearance sale.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom geçen yıl birkaç kamera satın aldı.Tom bought several cameras last year.
Tom fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.Tom bought his camera for less than I paid for mine.
Tom kamerasını yaklaşık üç ay önce bu mağazada satın aldı.Tom bought his camera at this store about three months ago.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom her birine bir kamera satın aldı.Tom bought each of them a camera.
Tom, çok iyi bir kamera satın aldı.Tom bought a very good camera.
Tom çok pahalı bir kamera satın aldı.Tom bought a very expensive camera.
Tom çok ucuz bir kamera satın aldı.Tom bought a very cheap camera.
Tom gezisinde almak için küçük bir kamera satın aldı.Tom bought a small camera to take on his trip.
Tom gerçekten pahalı, iyi yapılmış bir çift ayakkabı satın aldı.Tom bought a really expensive, well-made pair of shoes.
Tom dün bir kamera satın aldı.Tom bought a camera yesterday.
Tom Japonya'da yapılmış bir kamera satın aldı.Tom bought a camera that was made in Japan.
Tom satılık bir kamera aldı.Tom bought a camera on sale.
Tom sizinki gibi bir kamera satın aldı.Tom bought a camera like yours.
Tom benim için bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for me.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for 500 dollars.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom indirimli satışlarda bir kamera aldı.Tom bought a camera at a bargain sale.
Tom fotoğraf makineleri hakkında bir kitap satın aldı.Tom bought a book about cameras.
Tom satılık saksafonunun tanıtımını yaptı.Tom advertised his saxophone for sale.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod