Ana içeriğe geç
Sözlük

satı ile cümle

satı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boğayı boynuzlarıyla satın almalısın.You must take the bull by the horns.
Para mutluluk satın alabilir mi?Can money buy happiness?
Tüm satışlar sondur.All sales are final.
Bir Noel hediyesi olarak gerçekten hızlı patlamış mısır makinesi satın aldım.I bought the really quick popcorn machine as a Christmas present.
Annem iki şişe elma suyu satın aldı.My mum bought two bottles of apple juice.
Brian Kate için birkaç ruj satın aldı.Brian has bought Kate some lipstick.
O, o sözlüğü de satın aldı.She bought that dictionary too.
O, dokuz yardın tamamını satın aldı.He bought the whole nine yards.
Sigara satışı yasaklanmalıdır.The sale of cigarettes should be banned.
Ucuz bir sözlük satın almak istiyorum.I want to buy a cheap dictionary.
Annem bana yeni bir bisiklet satın aldı.My mother bought me a new bicycle.
Komşumuz kendini büyüleyici bir at satın aldı.Our neighbour bought himself a charming horse.
Paris için bir bilet satın aldı.He bought a ticket for Paris.
Ürünleri satın almaları için onlara ısrar etti.They urged them to buy the products.
Onlar sadece kitap satışıyla ilgileniyordu.They were only interested in selling books.
Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.No government land could be bought with paper money.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.Many Americans protested the purchase of Alaska.
Hiç kimse bir şey satın alamadı.No one could buy anything.
Bazı insanlar, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını satın alamıyorlardı.Some people could not buy food or other necessities.
Bill'in babası bir seyyar satıcıydı.Bill's father was a traveling salesman.
Bu şirketlerin hisseleri halka satıldı.Shares of these companies were sold to the public.
Lütfen bana yeni Shakira CD'sini satın al.Please buy me the new Shakira CD.
Maaşı düşük olduğu için, o evi satın alamaz.Because his salary is low, he can't buy that house.
O kendine bir köpek satın aldı.He bought himself a dog.
Satış fiyatları kırmızı mürekkeple yazılmıştır.The sale prices are written in red ink.
Kızım yeni mobilya satın alacak.My daughter is going to buy new furniture.
Eğer param olsa, bir bilgisayar satın alırım.If I had money, I'd buy a computer.
Onlar burada her şeyi satıyorlar.They sell everything here.
Dün iki tane buğulanmış çörek satın aldım.Yesterday I bought two steamed buns.
Elmalar satılarak bitti!Apples have sold-out!
İnternetten giysi satıyorum.I sell clothing online.
İstediğin her şeyi parayla satın alamazsın.You can't buy everything you want with money.
Onlar elma, mandalin,yumurta vb. satıyorlar.They sell apples, mandarines, eggs and so on.
Bu arabayı satın alayım!Let me buy this car!
Bu dün Deri'de satın aldığım bir araba.It's a car that I bought in Derry yesterday.
Araba satın aldım.I bought the car.
Çiçekler orada satılıyor.Flowers are sold there.
O, onu hangi kitabı satın alacağı konusunda yönlendirdi.She advised him on which book to buy.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.She asked him for some money to buy a new dress.
Partide onun giymesi için bir gömlek satın aldı.She bought a shirt for him to wear to the party.
Onun için bir gömlek satın aldı.She bought a shirt for him.
Ona bir kamera satın aldı.She bought him a camera.
Ona bir araba satın aldı.She bought him a car.
O, ona bir kazak satın aldı, ama o renginden nefret etti.She bought him a sweater, but he hated the color.
Ona bir bilet satın aldı.She bought him a ticket.
Kendisine yeni bir araba satın alması için onu ikna edemedi.She couldn't convince him to buy her a new car.
Çilek kışın yüksek fiyata satılıyor.Strawberries sell for a high price in the winter.
Mutluluk satın alınamaz.Happiness can't be bought.
Paranın sana mutluluk satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that money can't buy you happiness.
O kitabı satın almadım.I didn't buy that book.
Gemi satılamazdır.The ship is unsellable.
O eski arabayı satın almayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about buying that old car?
Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.I've made a list of things I'd like to buy.
Bazı insanların ne satın alabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what some people might buy.
Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy a mobile phone tomorrow.
Bir tane satın almalıyım.I need to buy one.
Konser için biletler burada satılır.The tickets for the concert are on sale here.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Bütün eski gazeteler satıldı.All the old journals have been sold.
Bütün eski dergiler satıldı.All the old magazines have been sold.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod