satış ile cümle

satış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.Tom bought that pair of shoes at a clearance sale.
Tom indirimli satışlarda bir kamera aldı.Tom bought a camera at a bargain sale.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Sadece bir mağaza bu kitabı satışa arz ediyor.Only one store carries this book.
Tom Japonya'yı ziyaret ettiğinde her yerde otomatik satış makinaları gördü.Tom saw vending machines everywhere when he visited Japan.
Tom bu saati bir garaj satışında buldu.Tom found this clock at a garage sale.
Tom Mary'yi fırın satışında onun yardım etmesini rica etmek için aradı.Tom called Mary to ask her to help at the bake sale.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.The salesgirl couldn't open the cash register.
Bu yazılım paketinin tavsiye edilen perakende satış fiyatı 99 dolardır.This software package has a suggested retail price of $99.
Bu ürünün yıllık satışı ortalama 80 milyon dolardır.This product has annual sales of about $80 million.
O, satış bölümünün müdürüdür.He is the head of the sales department.
Şu anda hangi ürünler satışta?What products are currently on sale?
O mağazada bugün bir satış var.There's a sale today in that department store.
Herhangi bir satış deneyimin var mı?Do you have any sales experience?
Mağaza bir satış tanıtımı yapıyor.The store is advertising a sale.
Satışlar bugünlerde azaldı.Sales have decreased these days.
O mağazada bir indirimli satış var.There is a bargain sale at that store.
Evimi satışa çıkarmayı düşünüyorum.I'm thinking about putting my house up for sale.
Ben sadece kelepir satışları severim.I just love bargain sales.
Burası alkol satışının yasak olduğu bir kasabadır.This is a dry town.
Tom satış makinesinden bir fincan kahve aldı.Tom bought a cup of coffee from a vending machine.
Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.Tom bought a drink from a vending machine.
Tom bir satış makinesi arıyordu.Tom was looking for a vending machine.
Tom doktor değil, satış elemanıdır.Tom is a salesman, not a doctor.
Kız kardeşim şu anda bir satış elemanı olarak süpermarkette çalışıyor.Currently, my sister is working as a saleswoman in the supermarket.
O satış boyunca yüzde 30 indirimdeydi.It was 30% off during the sale.
Maaş satışlara dayanmaktadır.The pay is based on sales.
Toptan satışla ilgili sorun bu.That's the problem with buying wholesale.
Maaşınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız yaptığınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Tom satış için evinin reklamını yaptı.Tom advertised his house for sale.
Tom bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.Tom is the district sales manager for a software company.
Bu yıl satışlarımız ikiye katlandı.Our sales doubled this year.
Kırmızı fiyat etiketi ile ürünler satışa sunulmuştur.Items with a red price tag are on sale.
Tom satış fiyatı iyiyse iki çift ayakkabı alabileceğini söyledi.If the sale price is good, Tom said he might buy two pairs of shoes.
Bunu bir garaj satışından aldım.I bought this at a garage sale.
Tom evini satışa koydu.Tom put his house up for sale.
Tom evini satışa çıkarıyor.Tom is putting his house up for sale.
Gazete satış yerinden gazete satın almayı durdurun.Stop at the newsstand to buy the paper.
Bu muhteşem elektrikli su ısıtıcısı sadece 29,96 €'ya satıştadır.This magnificent electric kettle is on sale at only €29.96.
Tom fırın satışı için bazı kekler pişirdi.Tom baked some brownies for the bake sale.
Ben bir satış yaptığımızı düşünüyorum.I think we made a sale.
Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.Tom applied for a job as a salesman.
Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?What do you know about illegal weapon sales?
Gümrüksüz satış mağazası nerede?Where is the duty-free shop?
Yeni ürünün satışları beklentileri aştı.The new product's sales exceeded expectations.
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.We want to hire some experienced salespeople.
Dan satış departmanında yeniden işe atandı.Dan was reassigned to work at the sales department.
18 yaşın altındaki kişilere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
18 yaşından küçüklere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
Mağazada yirmi satış personeli var.There are twenty salespeople in the store.
Bira satışları yukarıda.Beer sales are up.
Satışlar düştü.Sales are down.
Satış pazartesi günü sona eriyor.The sale ends on Monday.
Satış harika gidiyordu.Sales were going great.
Biletler artık 30 dolara satışta.Tickets are now on sale for $30.
Biletler şimdi satışta.Tickets are now on sale.
İkramlar satışa sunulacak.Refreshments will be sold.
İndirimler ve satışlarla ilgili ilanlar sürekli olarak Tom'un cep telefonuna geliyor.Advertisements for discounts and sales constantly arrive on Tom's mobile phone.
Bilet satışları pazartesi günü başlayacak.Ticket sales will begin Monday.

İlgili Sayfalar