sarsıntı ile cümle

sarsıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece sarsıntıları azaltırlar.Maka mereka kekurangan tenaga pendidik.
1970'lerin sonlarından 1980'lere dek Chelsea sarsıntılı bir süreç geçirdi.Cuối những năm 1970 đến những năm 1980 là một thời kỳ hỗn loạn của Chelsea.
Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi.Dostoevsky mắc chứng động kinh.
Balondan kaynaklanan ekonomik sarsıntı çok kısıtlıydı.バブルに起因する経済の停滞は非常に限られたものであった。
Orada ciddi bir sarsıntı ve omuz yaralanması sonrasında iyileşmesi iki hafta sürdü.背中に怪我も負い、回復まで時間がかかった。
Bu kararı bilen Yunan halkının gözünde bu liderliğin zayıflaması ve çaresizliğin bir sarsıntısıydı.在全体知道这个决定的希腊人的眼里,这是一个令人震惊的绝望和领导软弱的迹象,将会遭致上帝的惩罚。
Yaklaşık iki saat sonra da 6.1 şiddetinde bir artçı sarsıntı meydana geldi.在本次地震主震发生之前约12小时,该地区曾发生过6.3级的前震。
Bu sırada depremsi gürültüler ve yer sarsıntıları duyulur.늦은밤 낮은 휘파람 소리와 철판이 부딪히는 소리가 들렸다.
Ardışık sarsıntılar yere gök gürültüsü gibi sesler eşlik etti.울음소리는 성벽에 붙어 우는 가을벌레의 소리처럼 측은하고 가여웠다.
4. Dereceden Deprem Kuşağı : Sarsıntıların çok az zararla ya da zararsız geçtiği alanlardır.4번 유형의 단점: 사소한 일에도 쉽게 상처받고 우울해진다.
Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi.첫째 딸의 죽음으로 슬픔에 빠진 그에게 또다른 타격이 찾아왔다.
1396'da attan düşmesi sonucu şiddetli bir beyin sarsıntısı geçirdi.1639년 별시문과에 병과로 급제하여 지평·정언·풍기군수 등을 역임하였다.
On ay süren bir antrenman sürecinden sonra NXT canlı etkinliğinde bir sarsıntı geçirdi.לאחר עשרה חודשים של אימונים, הוא סבל מזעזוע במהלך מופע של NXT.
Depremi bir dizi artçı sarsıntı izledi.לרעידה התלוותה סדרה של רעידות עוקבות.
Kentteki sarsıntılar küçük çaplıdır.Нанесените на града щети са малки.
Ufak sarsıntılarda koparlar.Хр. с малки прекъсвания.
1906 yılında Allianz sigorta şirketi ilk sarsıntısını San Fransisco depreminde yaşadı.През 1906 е военен ръководител на спасителните екипи след опустошителното земетресение в Сан Франциско.
Her ikisinin de evlilikleri sarsıntısız değildi.Međutim, dvije su mu bile neoprostive.
Sarsıntı, Arjantin'in pek çok şehrinde Buenos Aires, Córdoba, Mendoza ve La Rioja'da hissedildi.Otrasy bolo cítiť aj v Argentíne, napr. v hlavnom meste Buenos Aires, Córdobe, Mendóze a La Rioja.
Her ikisinin de evlilikleri sarsıntısız değildi.Obe tieto manželstvá boli bezdetné.
Bu sırada depremsi gürültüler ve yer sarsıntıları duyulur.Zunaj se zaslišijo zvoki eksplozij in rušenja zgradb.
Kullanım amacına yöre yükselip alçalarak hızlı ve sarsıntısız hareket edebiilir.V otroku lahko vzbudimo neposreden in posreden interes.
Bu kararı bilen Yunan halkının gözünde bu liderliğin zayıflaması ve çaresizliğin bir sarsıntısıydı.Za vse Grke, ki so poznali njegovo odločitev, je pomenila znak obupa in šibkosti, ki si zasluži božjo kazen.
Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir.Lahko jih čutimo skozi tektonsko dejavnost in vulkansko aktivnost.
2005 yılında Wentz'in intihar girişimiyle grup sarsıntı yaşamıştır.2005. aasta veebruaris üritas Wentz teha enesetappu.
Peru'da kaydedilen en şiddetli deprem 1868 yılında meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki sarsıntıdır.Kõige tugevam registreeritud maavärin Peruus toimus 1868 ja see oli magnituudiga 9.
Bu sırada depremsi gürültüler ve yer sarsıntıları duyulur.Sel ajal on kuulda sokkude võimsaid haugatusi ja kitsede vaikset piiksumist.
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıAber es war einmal eine Gehirnerschütterung und ein Klang von Flaschen Klingeln zusammen, als ob die
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıAle akonáhle tam bol otras mozgu a zvuk zvonenia fliaš spolu, ako by
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıAle gdy doszło do wstrząsu i dźwięk dzwonka butelek razem, jak gdyby
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıAle jakmile tam byl otřes mozku a zvuk vyzvánění lahví spolu, jako by
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardı그러나 한 번 것처럼 뇌진탕과 함께 울리는 병의 소리가 발생했습니다
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıMen när det var en hjärnskakning och en sund flaskor ringer varandra som om
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıАле колись був струс мозку і звук пляшок дзвін разом, наче
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıНо когда-то было сотрясение мозга и звук бутылок звон вместе, как будто
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıولكن بمجرد وجود ارتجاج وصوت الرنين من زجاجات معا كما لو أن
Ama bir kez gibi bir sarsıntı ve birlikte zil şişe bir ses vardıテーブルは、その後ヒットし、ボトルのスマッシュが激しくダウン投げつけたと、されていた
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Aber Kinder sind anfälliger, was Gehirnverletzungen angeht.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.A gyerekek viszont kiszolgáltatottabbak az agysérülésre.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Ale deti sú na otras mozgu citlivejšie.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Dar copiii sunt mult mai vulnerabili la accidente craniene.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Kinderen zijn kwetsbaarder voor hersenletsel.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.하지만 아이들은 뇌 손상에 보다 취약합니다.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Lecz dzieci są bardziej podatne na urazy mózgu.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Ma i ragazzi sono più esposti alle lesioni al cervello.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Mais les enfants sont plus vulnérables aux blessures du cerveau.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Namun anak-anak lebih rentan cedera.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Nhưng trẻ con thì dễ tổn thương ở não bộ hơn.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Pero los niños son más vulnerables a la lesión cerebral.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Αλλά τα παιδιά είναι πιο τρωτά σε τραυματισμούς του εγκεφάλου.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Но детский мозг более уязвим.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.Но децата са по-уязвими към мозъчни травми.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.אבל ילדים רגישים יותר לפגיעות מוחיות.
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.ولكن الاطفال معرضون للاصابات بكثرة
Ama cocuklar beyin sarsintilari konusunda daha kirilganlar.高校生アスリートは大学生と比べて
Bak, radarda da görünüyor, sadece biraz sarsıntı var o kadar.Ahogy itt is láthatja... Nyugi, csak egy kicsit dobál, rendben?
Bak, radarda da görünüyor, sadece biraz sarsıntı var o kadar.Como puedes ver aquí... Sólo está un poco agitado, ¿verdad? - ¿Te gustaría volarlo? - No, gracias.
Bak, radarda da görünüyor, sadece biraz sarsıntı var o kadar.După cum puteţi vedea aici... Sunt câteva turbulenţe doar.
Bak, radarda da görünüyor, sadece biraz sarsıntı var o kadar. - Sen kullanmak ister misin?Como podem ver aqui... ...está um bocado turbulento, não está?
Bak, radarda da görünüyor, sadece biraz sarsıntı var o kadar.Tenez, regardez... Ça secoue seulement un peu, c'est tout.

İlgili Sayfalar