İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han säger i sitt hjärta: »Jag skall icke vackla, över mig skall i evighet ingen olycka komma.»
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hän sanoo sydämessään: "En horju minä, en ikinä joudu onnettomuuteen".
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han sier i sitt hjerte: Jeg skal ikke rokkes, fra slekt til slekt skal jeg ikke stedes i ulykke.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Han siger i Hjertet: "Jeg rokkes ej, kommer ikke i Nød fra Slægt til Slægt."
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hovorí vo svojom srdci: Nepohnem sa z pokolenia na pokolenie, pretože neprijdem do zlého.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Hun houding is er één van: 'Wie doet me wat? Het gaat ons toch al jarenlang goed, van vader op zoon?'
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Il dit en son coeur: Je ne chancelle pas, Je suis pour toujours à l`abri du malheur!
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Katanya dalam hati, "Aku tak akan gagal, dan turun-temurun seperti orang yang tidak hidup jahat.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››그 마음에 이르기를 나는 요동치 아니하며 대대로 환난을 당치 아니하리라 하나이다
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Mówi w sercu swem: Nie będę wzruszony od narodu do narodu; bo się nie boję złego.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Říkaje v srdci svém: Nepohnuť se od národu až do pronárodu, nebo nebojím se zlého.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››t mondja szívében: Nem rendülök meg soha örökké, mert nem [esem] bajba.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››V srcu svojem govori: Ne ganem se, od roda do roda bodem brez nesreče.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››Ειπεν εν τη καρδια αυτου, δεν θελω σαλευθη απο γενεας εις γενεαν διοτι δεν θελω πεσει εις δυστυχιαν.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››אמר בלבו בל אמוט לדר ודר אשר לא ברע׃
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››قال في قلبه لا اتزعزع. من دور الى دور بلا سوء.
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››他 心 裡 說 、 我 必 不 動 搖 、 世 世 代 代 不 遭 災 難
İçinden, ‹‹Ben sarsılmam›› der, ‹‹Hiçbir zaman sıkıntıya düşmem.››他 心裡說 、 我 必 不 動搖 、 世世代代 不 遭 災難
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.(111:7) Не убоится худой молвы: сердце его твердо, уповая на Господа.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.De las malas noticias no tendrá temor; su corazón está firme, confiado en Jehovah
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Ei hän pelkää pahaa sanomaa, hänen sydämensä on vahva, sillä hän turvaa Herraan.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Ele não teme más notícias; o seu coração está firme, confiando no Senhor.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.El nu se teme de veşti rele, ci inima lui este tare, încrezătoare în Domnul.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.För ont budskap fruktar han icke; hans hjärta är frimodigt, det förtröstar på HERREN.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.han frygter ikke for onde Tidender, hans Hjerte er trøstigt i Tillid, til HERREN;
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Han skal ikke frykte for nogen ond tidende; hans hjerte er fast, det setter sin lit til Herren.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Hij is niet bang voor kwaadsprekers. In zijn hart is rust en vrede; hij vertrouwt volledig op de HERE.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Hudega glasu se ne zboji, utrjeno je srce njegovo, upajoč v GOSPODA.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Ia tidak takut menerima kabar buruk, hatinya teguh karena percaya kepada TUHAN
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Il ne craint point les mauvaises nouvelles; Son coeur est ferme, confiant en l`Éternel.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.그는 흉한 소식을 두려워 아니함이여 여호와를 의뢰하고 그 마음을 굳게 정하였도다
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Nebojí sa zlej zvesti; jeho srdce stojí pevne; dôveruje Hospodinovi.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Người không sợ cái tin hung ; Lòng người vững_bền , tin_cậy nơi Ðức_Giê - hô-va .
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Người không sợ cái tin hung; Lòng người vững bền, tin cậy nơi Ðức Giê-hô-va.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Non temerà annunzio di sventura, saldo è il suo cuore, confida nel Signore
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Semmi rossz hírtõl nem fél; szíve erõs, az Úrban bizakodó.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Slyše zlé noviny, nebojí se; stálé jest srdce jeho, a doufá v Hospodina.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Słysząc złe nowiny, nie boi się; stateczne serce jego ufa w Panu.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Wenn eine Plage kommen will, so fürchtet er sich nicht; sein Herz hofft unverzagt auf den HERRN.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.Απο κακης φημης δεν θελει φοβηθη η καρδια αυτου ειναι στερεα, ελπιζουσα επι τον Κυριον.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.От лош слух не ще се бои; Сърцето му е непоколебимо понеже уповава на Господа.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.משמועה רעה לא יירא נכון לבו בטח ביהוה׃
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.لا يخشى من خبر سوء. قلبه ثابت متكلا على الرب.
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.他 必 不 怕 兇 惡 的 信 息 . 他 心 堅 定 、 倚 靠 耶 和 華
Kötü haberden korkmaz, Yüreği sarsılmaz, RABbe güvenir.他 必 不 怕 兇惡 的 信息 . 他 心堅定 、 倚靠 耶和華
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.David namreč pravi glede njega: „Gledal sem Gospoda vedno pred seboj, ker je na desnici moji, da ne omahnem.
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.Dice infatti Davide a suo riguardo: poiché egli sta alla mia destra, perché io non vacilli
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.다윗이 저를 가리켜 가로되 내가 항상 내 앞에 계신 주를 뵈웠음이여 나로 요동치 않게 하기 위하여 그가 내 우편에 계시도다
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.Nebo David praví o něm: Spatřoval jsem Pána před sebou vždycky; nebo jest mi po pravici, abych se nepohnul.
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.Давид бо глаголе про Него: Мав я Господа перед очима завсїди, бо Він по правицї в мене, щоб я не захитав ся.
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.Защото Давид казва за него: "Винаги гледах Господа пред себе си; Понеже той е отдясно ми, за да се не поклатя;
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.Ибо Давид говорит о Нем: видел я пред собою Господа всегда, ибо Он одесную меня, дабы я не поколебался.
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.כי דוד אמר עליו שויתי יהוה לנגדי תמיד כי מימיני בל אמוט׃
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.لان داود يقول فيه كنت ارى الرب امامي في كل حين انه عن يميني لكي لا اتزعزع.
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.大 衛 指 著 他 說 、 『 我 看 見 主 常 在 我 眼 前 、 他 在 我 右 邊 、 叫 我 不 至 於 搖 動
Onunla ilgili olarak Davut şöyle der: ‹Rabbi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam.大衛 指著 他 說 、 『 我 看 見主 常 在 我 眼前 、 他 在 我 右邊 、 叫我 不 至於 搖動
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.ej låner Penge ud mod Åger og ej tager Gave mod skyldfri. Hvo således gør, skal aldrig rokkes.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.joka ei anna rahaansa korolle eikä ota lahjuksia viatonta vastaan. Joka näin tekee, hän ei ikinä horju.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.kdor ne lihvari z denarjem svojim in darila ne sprejme zoper nedolžnega. Kdor tako ravna, ne omahne nikdar.
Parasını faize vermez, Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak.Kdož peněz svých nedává na lichvu, a daru proti nevinnému nebéře. Kdož tyto věci činí, nepohneť se na věky.