Ana içeriğe geç
Sözlük

sarsılma ile cümle

sarsılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Pravični nikdar ne omahne, krivičniki pa ne bodo prebivali v deželi.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Spravedlivý na věky se nepohne, bezbožní pak nebudou bydliti v zemi.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Spravedlivý sa nepohne na veky, ale bezbožníci nebudú bývať v zemi.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Sprawiedliwy się na wieki nie poruszy; ale niezbożnicy nie będą mieszkali na ziemi.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Vanhurskas ei ikinä horju, mutta jumalattomat eivät saa asua maassa.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Ο δικαιος εις τον αιωνα δεν θελει σαλευθη οι δε ασεβεις δεν θελουσι κατοικησει την γην.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Праведник во веки не поколеблется, нечестивые же не поживут на земле.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.Праведният никога няма да се поклати, А нечестивите няма да населят земята,
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.צדיק לעולם בל ימוט ורשעים לא ישכנו ארץ׃
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.الصدّيق لن يزحزح ابدا والاشرار لن يسكنوا الارض.
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.義 人 永 不 挪 移 . 惡 人 不 得 住 在 地 上
Doğru kişi hiçbir zaman sarsılmaz, Ama kötüler ülkede kalamaz.義人 永不 挪移 . 惡人 不 得 住在 地上
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››(86:5) О Сионе же будут говорить: „такой-то и такой-то мужродился в нем, и Сам Всевышний укрепил его".
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››An i o Sionu praveno bude: Ten i onen jest rodem z něho, sám pak Nejvyšší utvrdí jej.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››A o Sione sa povie: Ten i tamten sa narodil v ňom, a on, Najvyšší, ho upevní.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››De Sion se dirá: "Éste y aquél han nacido en ella." El mismo Altísimo le dará estabilidad
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››És ezt mondják a Sion felõl: Mind ez, mind amaz ott született, és õ, a Felséges, erõsíti azt.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Et de Sion il est dit: Tous y sont nés, Et c`est le Très Haut qui l`affermit.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Iar despre Sion este zis: ,,Toţi s'au născut în el,`` şi Cel Prea Înalt îl întăreşte.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››"시온에 대하여 말하기를 이 사람, 저 사람이 거기서 났나니 지존자가 친히 시온을 세우리라 하리로다"
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Man wird zu Zion sagen, daß allerlei Leute darin geboren werden und daß er, der Höchste, sie baue.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Men Zion kalder man Moder, der fødtes enhver, den Højeste holder det selv ved Magt.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Mutta Siionista sanotaan: "Joka-ainoa on syntynyt siellä". Sitä Korkein itse vahvana pitää.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Og om Sion skal det sies: Hver og en er født der. Og han, den Høieste, gjør det fast.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Phải, người ta sẽ nói về Si-ôn rằng: Kẻ nầy và kẻ kia đã sanh ra tại đó; Chính Ðấng Chí cao sẽ vững lập Si-ôn.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Si dirà di Sion: «L'uno e l'altro è nato in essa e l'Altissimo la tiene salda»
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Sim, de Sião se dirá: Este e aquele nasceram ali; e o próprio Altíssimo a estabelecerá.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Także i o Syonie mówić będą:Ten i ów urodził się w nim; a sam Najwyższy ugruntuje go.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Zato se bode govorilo o Sionu: Ta in oni je rojen v njem, in on, Najvišji, ga utrdi.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››Да! за Сион ще се рече: Тоя и оня са се родили в него, И сам Вавилон ще го утвърди.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››ולציון יאמר איש ואיש ילד בה והוא יכוננה עליון׃
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››‎ولصهيون يقال هذا الانسان وهذا الانسان ولد فيها وهي العلي يثبتها‎.
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››論 到 錫 安 必 說 、 這 一 個 那 一 個 都 生 在 其 中 . 而 且 至 高 者 必 親 自 堅 立 這 城
Evet, Siyon için şöyle denecek: ‹‹Şu da orada doğmuş, bu da, Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak.››論到 錫安 必說 、 這一 個 那 一 個 都 生在 其中 . 而且 至 高者 必親自堅立這城
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.A cítila, že prichádza, pretože sa jej triasla zem pod nohami.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Cítila, jak přichází, protože se jí třásla země pod nohama.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Czuła jak się zbliża, bo ziemia trzęsła się pod jej nogami.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Ela sentia-o a vir porque a terra tremia sob os seus pés.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Elle le sentait venir aux tremblements de la terre sous ses pieds.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Érezte, amint közelít, érezte, ahogy rázkódik a föld a talpa alatt.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Hon kände jorden skaka under fötterna.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Hun ville føle det komme, fordi jorden ville ryste under hendes fødder.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Il simtea venind, pentru ca i se zgaltaia pamantul sub picioare.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Ja hän tunsi sen tulevan, koska se sai maan keinumaan hänen jalkojensa alla.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.그럴때는 그녀의 발밑에 있는 땅이 울리는것 같았다고 합니다.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Lo sentiva arrivare, poiché faceva tremare la terra sotto i suoi piedi.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Ruth mereasakannya, karena getaran bumi tempat Ruth berpijak.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Sie fühlte, wenn es kam, denn es würde die Erde unter ihren Füßen zum Beben bringen.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Và bà cảm thấy nó đang đến, vì nó sẽ làm rung chuyển mặt đất dưới chân bà.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Y lo sentía venir, porque hacía que la tierra temblara bajo sus pies.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Και το ένιωθε να 'ρχεται, γιατί κουνιόταν η γη κάτ' απ' τα πόδια της.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Вона його відчувала, тому що під її ногами трусилась земля.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.И она чувствовала это приближение, потому что земля тряслась под её ногами.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.Чувствала, че идва, понеже разтърсвал земята под краката й.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.והיא הרגישה שזה מגיע כי זה הרעיד את האדמה מתחת לרגליה.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.وقد شعرت أنه يأتي، لأنه سيهز الأرض تحت أقدامها.
Geldiğini, ayaklarının altındaki toprağın sarsılmasından fark edermiş.なすべきことは ただ一つ
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Jag litar på er orubbliga lojalitet och er hälsa- -när vi närmar oss den förestående dagen.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Jeg stoler på jeres stærke loyalitet og helbred, - - når vi nærmer os den forestående dag.
Gelecek güne ilerlerken hepinizin sarsılmaz sadakati ve iyiliği için dua ediyorum.Prego per la tua incrollabile fedeltà e per il tuo benessere mentre avanza il nuovo giorno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod