Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.때, 또한, 문제, 시계 체인에 매달려 중국 동전을 볼 수
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Ko je, poleg tega vidim kitajsko kovanec visi iz vašega uro-verigo, se zadeva postane še bolj preprosto.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Kun lisäksi näen kiinalainen kolikko roikkumassa kellosi-ketju, asia entistäkin yksinkertainen.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.När dessutom ser jag en kinesisk mynt hängande från din klocka-kedjan, ärendet blir ännu enklare.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Når du derudover ser jeg en kinesisk mønt hængende fra dit ur-kæde, sagen bliver endnu mere simpelt.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Quando, inoltre, vedo una moneta cinese appeso l'orologio a catena, la questione diventa ancora più semplice.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Wanneer bovendien zie ik een Chinese munt opknoping van uw horloge-keten, de zaak wordt het nog eenvoudiger.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.כאשר, בנוסף, אני רואה המטבע הסיני תלויה שרשרת שעון שלך, את העניין
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.عندما ، بالإضافة إلى ذلك ، أرى عملة الصينية تتدلى من سلسلة ساعتك ، الأمر
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.さらに簡単になる。"氏Jabezウィルソンは大きく笑った。
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Apoi, am înfășurat blana pe o formă ce pare un ursuleț, care atârnă de tavan.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Chúng tôi bọc mảng lông này vào 1 vật có hình thù là 1 chú gấu bông đang treo trên trần nhà.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Ezért egy paca forma köré tekertük, amely játékmackó alakú, amely a mennyezetről lógott.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Jadi kami membentuknya seperti gumpalan, membentuk boneka beruang yang digantungkan di langit-langit.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.그래서 우리는 덩어리 같은 형태로 포장을 했습니다. 천장에 매달려 있는 곰 인형 모양으로요.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.L'abbiamo avvolto intorno a qusta massa a forma di orsacchiotto che pende dal soffitto.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Lo envolvimos en esta estructura de forma de mancha, que parece un osito de peluche, que pendía del techo.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Obalili jsme tím takovou baňatou formu, ve tvaru plyšového medvídka, který visel ze stropu.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Obalili sme to okolo takej kvapkovitej formy, ktorá je v tvare plyšového medvedíka, ktorý visel zo stropu.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Owinęliśmy nim formę o kształcie pluszowego misia, który wisiał na suficie.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Vi lindade den om en bullig figur i form av en teddybjörn som hängde från taket.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.We drapeerden dit om een blob-achtige vorm, in de vorm van een teddybeer, die aan het plafond hing.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Wir wickelten es um diese blasenähnliche Form eines Teddybären, der von der Decke hängt.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Την τυλίξαμε γύρω από μια ογκώδη μάζα, που έμοιαζε με παιδικό αρκουδάκι, το οποίο κρεμόταν από την οροφή.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Ми скрутили це у форму кульки, у вигляді ведмедика, який звисав зі стелі.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Мы обернули мехом огромный пузырь в форме плюшевого мишки, свисающего с потолка.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.Така че ние увихме това около обект с форма на петно, което е с формата на плюшено мече, което виси от тавана.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.אז עטפנו עם זה צורה בלונית, בצורה של דובי, שנתלה מהתקרה.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.وهكذا قمنا بلف هذه على شكل يشبه فقاعة، والتي هي على شكل دمية دب، والذي كان معلقا على السطح.
Bunu bir tavandan sarkan, oyuncak ayı şeklindeki bir kalıbın üzerine sardık.テディベアの形をしており 天井から吊るされています このアイデアでは宇宙のように
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.Część frontowa. Z tyłu wisi rdzeń kręgowy.
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.뇌의 뒷부분에는 척수가 늘어져 있습니다. 머리 안에 이렇게 위치해 있습니다.
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.Questa è la parte anteriore del cervello,
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.Це - передня частина головного мозку, а це - задня частина, зі спинним мозком, який звисає донизу.
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.זוהי קידמת המוח, זה החלק האחורי של המוח עם חוט השדרה שמשתלשל ממנו,
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.هذه هي مقدمة المخ ومؤخرة المخ مع الحبل الشوكي متدلي
Burası beynin ön kısmı, burası da aşağı sarkan omurilikle beraber beynin arka tarafı.後ろには脊髄がぶら下がっています こういう状態で 頭の中に納まっています
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' deseApa itu benda yang menggantung di telinga istri Anda?
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' deseCosa è questa cosa che esce dall orecchio di tua moglie?
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese"¿Qué son esas cosas de las orejas de tu mujer?"
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese"Какво е това, което е закачено на ушите на жена ви"?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Apa kau melihat sesuatu yang menjorok keluar?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Có thấy cái cây chìa ra kia không?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?La vedi quella cosa che spunta fuori?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Ser du den saken som sticker ut?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Siehst du das Ding, das da raus hängt?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Tu vois cette chose qui sort ?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Vezi chestiile alea care ies in afara?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Vidiš tisto stvar, ki moli ven?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Widzisz ta wystającą rzecz?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Zie dat ding die uitsteekt?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Βλέπεις αυτό το πράγμα που εξέχει;
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?Видишь ту выступающую штуку?
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?هل ترين هذا الشىء البارز؟
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?あ~
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.Albo mogli spojrzeć na drzewo, które miało gałąź, która urosła pod takim kątem.
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.Alebo sa mohli pozrieť na strom s vetvou, ktorá sa takto odlomila.
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.Hoặc họ có thể đã xem xét một cây có một chi nhánh mà đến ra như thế.
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.혹은 그들은 잔가지들이 돋은 나무를 들여다보았을 지도 모릅니다
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.Nebo se podívali na strom, na kterém byla takováhle větev, a řekli si: