Renkleri sarı-yeşildir.De kleuren worden willekeurig aangebracht.
Şehir, Sarı Deniz kıyısında yer almaktadır.De provincie ligt aan de Gele Zee.
Buna göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan Meryem Ana'nın kollarında yatan İsa'nın naaşını" betimlemeliydi.Het moest ‘een in gewaad gehulde maagd Maria voorstellen met de dode Christus in haar armen’.
Sarı-kırmızılılar yaklaşık 17 gün kamp yapacak.Het lageren duurt voor een 'rode' Budvar 72 dagen.
Bilinen aile adları Nesimler, Çiveliler ve Sarıalioğulları dır.In dit boek worden Oda, haar echtgenoot en hun zonen beschreven.
Birden Giles gelir ve Buffy ona sarılıp ağlar.Bjarne haalt haar eruit en Astrid loopt huilend en kwaad weg.
Sarı-kırmızılı takım daha sonra 1933 yılına kadar salonlarda görünmemiştir.De roodpootbijvlieg is in Nederland sinds 1946 niet meer waargenomen.
Bulunduğunda ise çok geçtir ve vücudu Esmeralda`nın cesedine sarılmış bir biçimde iskeletleşmiştir.Terwijl hij verdwaasd wegloopt struikelt hij over het dode lichaam van Tamare.
Okul sarıldı, öğrenciler ve öğretmenler güvenli bir mekana taşındı.De fusies verliepen niet probleemloos: studenten en docenten boden er groot verzet tegen.
Sarı lakabını taşıması da, kendisinin sarışın olduğu ifade ediyor olabilir.Met het blonde gen wordt het gen bedoeld, dat ervoor zorgt, dat haar blond is.
Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Er worden weinig, ronde, glimmend zwarte vruchten gevormd.
1 Mayıs: Sarı Evi kiraladı.10 augustus: Slag op de Gele Zee.
Atkinson maçta 2 sarı kart gösterdi.Tijdens dit duel gaf Buquet twee gele kaarten.
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.Zijn haar is blond en hij ziet er jong uit.
Sarımsak kokusu alıyor musun?Ruik je de knoflook?
Çiçekler sarıdır.De bloemen zijn geel.
Çin'de, cumhuriyet öncesi zamanlarda sadece Çin imparatoru sarı renkte giysi giyebilirdi.W Chinach przed ustanowieniem republiki tylko cesarz mógł się ubierać w żółte barwy.
2 sarı kart gördü.Ujrzał dwie żółte kartki.
Bir de sarı kart aldı.Dostał również żółtą kartkę.
"Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine (İslâm Dini'ne ve Kur'ân-ı Kerîm'e) sarılın.Ma’add al-Mu’izz li-Din Allah; Al-Mu’izz; Muizz (ur. ok.
Anilin sarısı, bulunan ilk azo boyası'dır.Tylko jedna ze ścian (ołtarzowa) pozostawiona została w pierwotnej formie.
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.O nie się nie potkniesz, kiedy się nie potkniesz o prawdę.
3 sarı kart gördü.Ujrzał trzy razy żółtą kartkę.
(İngilizce'de Yellow Submarine: Sarı Denizaltı).Review on Yellow Submarine (ang.). .
Meksikalı şarkıcı Ximena Sariñana şarkının "Suerte" adında İspanyolca versiyonunu yayınladı.Z Jasonem Mrazem nagrała hiszpańską wersję jego utworu "Lucky".
Boyun yanları sarı renklidir.Jego barwa (żółta) została zachowana.
Plazma hafif sarı renklidir.Plazmodium białe, rzadziej żółte.
Türk birlikleri karşı saldırıya geçerek 29 Eylülde Sarıkamış ve Ardahan'ı geri aldı.29 września Turcy zajęli Sarıkamış, a następnie Ardahan.
Faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır.Sędzia może pokazać zawodnikowi żółtą lub czerwoną kartkę.
İzmir yolundaki Sarıçay üzerindeki tarihi köprü ise acilen restorasyona ihtiyaç göstermektedir.Stan nawierzchni jezdni na moście wymaga przeprowadzenia stosownego remontu.
Tam bir aptal sarışındır.Jest atrakcyjną blondynką.
Ardından sırasıyla Sarıyer ve Karşıyaka takımlarında oynadı.Następnie współpracował z latino-funkowymi zespołami Malo i Sapo.
Taşlar, 1'den 13'e kadar numaralandırılmış olarak dört ayrı renge (kırmızı, sarı, siyah ve mavi) ayrılmıştır.Kości do gry mają wartości od 1 do 13 i wyróżnia się cztery kolory: żółty, czarny, czerwony i niebieski.
Sarı pigmentler en küçük, maviler en büyük hacme sahiptirler.Żółte pigmenty są najcięższymi pigmentami do usunięcia.
Sarı Duman.Tęczówka żółta.
Çok kısa ve sarı bacakları vardır.Ma żółte, krótkie nogi.
Bu arazilerde sarımsak iyi olur.Gleby tego rejonu to czarnoziemy.
Bazıları düzdür, bazıları köşeli veya sarılmıştır.Większość osobników jest osiadła, ale niektóre koczują lub są rozproszone.
Eğer bu iki sargı ince demir levhaların üzerine sarılmışsa buna demir çekirdekli transformatör denir.Jeśli murowana przegroda wypełnia cały otwór tęczowy, zwana jest ścianą tęczową.
Üniversitenin renkleri yeşil ve altın sarısıdır.Barwy uczelni to złoty i zielony.
Sarı alan ve kırmızı sembol renkleri İspanya'nın renkleridir.Flaga stanowa Nowego Meksyku Żółty obszar i czerwone kolory symbolu są kolorami Hiszpanii.
Belde Sarıyer ilçesine bağlıdır.Od czego zaś zależy stopień zwarcia płyt?
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.Używana przez ludność Saint-Pierre i Miquelon flaga przedstawia złoty okręt na falach morza.
Sarıca ya da Avrupa eşek arısı (Vespa crabro), Avrupa'daki yaban arıları içinde en büyük olanıdır.Największym gatunkiem występującym w Europie Środkowej jest szerszeń europejski (Vespa crabro).
Arsenal'in deplasman renkleri ise geleneksel olarak sarı ve mavidir ancak istisnai durumlarda olabilmektedir.Skierniewickie autobusy w większości pomalowane są na kolor żółto-niebieski, ale są też wyjątki.
Belgin Sarılmışer veya bilinen adıyla Bergen, (d.Nadano im nazwy pochodzące od gór.
Arma kırmızı ve sarı fonlardan oluşmaktadır.Budynek wybudowano z czerwonej i żółtej cegły.
Abdulkadir Sarı (d.蓑火) Aoandon (jap.
Okul otobüsleri ABD'de sarı renkte olmaktadır.Zwiedzanie tego terenu odbywa się żółtymi, amerykańskimi schoolbusami.
Kalabalık tarafından sarılır.Był wielbiony przez tłumy.
Gaga sarı, ayaklar sarımsıdır.Tęczówka żółta, podobnie jak nogi.
Sarı kuyruksallayan (Motacilla flava) Türkiye.Głos podobny do głosu pliszki żółtej (Motacilla flava).
Kafanın alt kısmı soluk sarı renklidir.Pozostała część głowy żółta.
Ayrıca Sarı humma aşısı olmak gereklidir.Obowiązkowe jest regularne szczepienie na żółtą febrę.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Jest zabrany przez policję, bo jest Żydem.
Tetrat, sinaps ile birbirine sarılmış dört kromatit, iki homolog kromozomdan meydana gelen yapıdır.Tetrada – kompleks złożony z czterech chromatyd pochodzących z dwóch chromosomów homologicznych.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Skręca kark człowiekowi, który go przyłapał.
Sarışın ve Melekgöz'ü bulur.Jastrzębiec i Róży z Dąbrowskich.
Bu ailenin adamları sarı takımlar giyer.Liderzy grup otrzymują koszulki żółte.
Futbolu 38 yaşında Sarıyer'de bırakmıştır.Sportową karierę zakończył w wieku 38 lat w Sampdorii.