Ana içeriğe geç
Sözlük

sargı ile cümle

sargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Las atarás a tu mano como señal, y estarán como frontales entre tus ojos
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Och du skall binda dem såsom ett tecken på din hand, och de skola vara såsom ett märke på din panna.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Og du skal binde dem som et tegn på din hånd, og de skal være som en minneseddel på din panne.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Priviažeš si ich na znamenie na svoju ruku, a budú uzlíkom na upomienku medzi tvojimi očima,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Să le legi ca un semn de aducere aminte la mîni, şi să-ţi fie ca nişte fruntarii între ochi.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Também as atarás por sinal na tua mão e te serão por frontais entre os teus olhos;
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Te li legherai alla mano come un segno, ti saranno come un pendaglio tra gli occh
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Tu les lieras comme un signe sur tes mains, et ils seront comme des fronteaux entre tes yeux.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.und sollst sie binden zum Zeichen auf deine Hand, und sollen dir ein Denkmal vor deinen Augen sein,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Uvážeš je za znamení na ruce své, a jako náčelník mezi očima svýma.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Да ги връзваш за знак на ръката си, и да бъдат като надчелия между очите ти.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.и навяжи их в знак на руку твою, и да будут они повязкою над глазами твоими,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.וקשרתם לאות על ידך והיו לטטפת בין עיניך׃
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.واربطها علامة على يدك ولتكن عصائب بين عينيك
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.也 要 繫 在 手 上 為 記 號 、 戴 在 額 上 為 經 文
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.也 要 繫 在 手上 為記號 、 戴在 額上 為經文
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.이 숨막히는 and 붕대 머리는, 그래서 그녀가 예상했던 달리 것을 A를 순간 그녀는 딱딱한되었습니다.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Detta dämpade och bandage om huvudet var så olik vad hon hade väntat, att för en ögonblicket var hon stel.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Dieser dumpf und verbundenem Kopf war so anders als sie erwartet hatte, dass für eine Moment war sie starr.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Ez a tompa and bekötött feje annyira ellentétben ő várt, hogy egy pillanat volt merev.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Ini kepala teredam dan diperban begitu tidak seperti apa yang telah diantisipasi, bahwa untuk Saat dia kaku.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Questa testa ovattata e bendata era così diverso da ciò che aveva previsto, che per un momento era rigida.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tämä muffled and bandaged pää oli niin toisin kuin hän oli ennakoinut, että jotta hetkellä hän oli jäykkä.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tento tlmený a zaviazanú hlavou sa tak na rozdiel od toho, čo čakala, že pre chvíľu bola tuhá.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Tento tlumený a zavázanou hlavou se tak na rozdíl od toho, co čekala, že pro chvíli byla tuhá.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.Този приглушен и превързана глава е така за разлика от това, което тя е очаквал, че за момента тя е твърда.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.هذا الرأس مكتوما وضمادات وكان ذلك على عكس ما كان متوقعا ، ذلك ل كانت لحظة جامدة.
Bu boğuk ve sargılı kafası, o ne beklediğinden farklı olduğu için an o sert oldu.瞬間、彼女は硬直した。 彼女は今見たように彼はで、ナプキンを削除し、それを保持している残ったしませんでした
Bu kadınların bakır tel sargı이 여성은 구리 와이어를 권선
Bu kadınların bakır tel sargıTieto ženy vinutia medeného drôtu
Bu kadınların bakır tel sargıTyto ženy vinutí měděného drátu
Bu kadınların bakır tel sargıנשים אלו מתפתל חוט נחושת
Bu kadınların bakır tel sargıهؤلاء النساء لف الأسلاك النحاسية
Bu kadınların bakır tel sargıあなたはそのコールを有効にする
Bunu neden yaptım? Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Omdat iedere keer als ik geef het de greep van materialisme in mijn leven doorbreekt.
Bunu neden yaptım? Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Parce que à chaque fois que je donne, ça relâche l'emprise du matérialisme sur ma vie.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Karena setiap saat Saya memberi, hal itu membebaskan diri Saya dari materialisme dalam kehidupan Saya.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.제가 십일조를 낼 때 마다 제 삶 가운데 있는 물질주의를 깨뜨립니다.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Mert minden egyes alkalom, amikor adunk, megtöri a materializmus hatalmát az életünkben.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Pentru că de fiecare dată când donez, îmi rupe atenţia de la materialismul din viaţa mea.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Perché ogni volta che dono, allento la presa del materialismo sulla mia vita.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Ponieważ za każdym razem kiedy daję, to przełamuje przywiązanie do materializmu w moim życiu.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Porque cada vez que doy, más me libero del control que el materialismo ejerce en mi vida.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Pretože zakaždým, keď dám, naruší to moje zovretie materializmom v mojom živote.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Protože pokaždé, když dám, naruší to moje sevření materialismem v mém životě.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Vì mỗi lần tôi cho đi, nó phá bỏ cái chủ nghĩa "nhận" trong cuộc đời tôi.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Weil immer dann, wenn ich etwas spende, der Einfluss des Materialismus auf mein Leben aufgehoben wird.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Γιατί κάθε φορά που δίνω, σπάει η πρόσφυση του υλισμού στη ζωή μου.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Бо щоразу, коли я даю, це пробиває панцир матеріалізму в моєму житті.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Защото всеки път, когато давам, това пречупва оковите на материализма в живота ми.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.Потому что, каждый раз, когда я отдаю, я ослабляю хватку материализма в моей жизни.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.מפני שבכל פעם שאני נותן, זה שובר את האחיזה של החומרנות על חיי.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.لأنني في كل مرة أعطي، فأنها نحطك القيود المادية في حياتي.
Çünkü ne zaman versem, bu benim hayatımdaki maddecilik sargısını kırar.私の生活を支配する 物質主義を遮断できるからです 物質主義はとにかく 手に入れる事がすべて
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Bác sĩ sẽ không biết được chỗ nào cần bôi thuốc hay quấn băng vì họ không thể tiếp cận được vết thương.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Doctorul n-ar ști unde să pună unguent sau bandaje pentru că nu-ţi vede rana.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.El médico no sabría dónde aplicar pomadas o vendajes porque no hay forma de acceder a la lesión.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Il dottore non saprebbe dove applicare unguenti o bendaggi perché non potrebbe aver accesso alla ferita.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.의사들은 상처를 볼 수 없기 때문에 어디에 연고나 반창고를 붙여야 할지 모를 겁니다.
Doktor merhemleri veya sargıları nereye uygulayacağını bilemezdi, çünkü yaranıza ulaşamazdı.Lekarz nie wiedziałby, gdzie nałożyć maści czy bandaże, bo obrażeń nie byłoby widać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod