Prenses yeni saraya taşındı.الاميرة دخلت للقصر الجديد
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.A Hospodin navštívil Sáru, tak ako povedal, a učinil Sáre, jako hovoril.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.A Pan nawiedził Sarę, jako był rzekł: i uczynił Pan Sarze, jako był powiedział.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Domnul Şi -a adus aminte de cele ce spusese Sarei, şi Domnul a împlinit faţă de Sara ce făgăduise.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Ðức Giê-hô-va đến viếng Sa-ra, theo như lời Ngài đã phán, và làm cho nàng như lời Ngài đã nói.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Ðức_Giê - hô-va đến viếng Sa-ra , theo như lời Ngài đã phán , và làm cho nàng như lời Ngài đã nói .
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.HERREN så til Sara, som han havde lovet, og HERREN gjorde ved Sara, som han havde sagt,
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Il Signore visitò Sara, come aveva detto, e fece a Sara come aveva promesso
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.In GOSPOD je obiskal Saro, kakor je bil rekel, in storil je GOSPOD Sari, kakor je bil govoril.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Ja Herra piti Saarasta huolen, niinkuin oli luvannut; ja Herra teki Saaralle, niinkuin oli puhunut.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Jehovah favoreció a Sara, como había dicho. Jehovah hizo con Sara como había prometido
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.여호와께서 그 말씀대로 사라를 권고하셨고 여호와께서 그 말씀대로 사라에게 행하셨으므로
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.L`Éternel se souvint de ce qu`il avait dit à Sara, et l`Éternel accomplit pour Sara ce qu`il avait promis.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Navštívil pak Hospodin Sáru, tak jakž byl řekl; a učinil Hospodin Sáře, jakož byl mluvil.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Och HERREN såg till Sara, såsom han hade lovat, och HERREN gjorde med Sara såsom han hade sagt.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Og Herren så til Sara som han hadde sagt, og Herren gjorde med Sara som han hadde lovt.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.O Senhor visitou a Sara, como tinha dito, e lhe fez como havia prometido.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.TUHAN memberkati Sara, seperti yang telah dijanjikan-Nya
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Und der HERR suchte heim Sara, wie er geredet hatte, und tat mit ihr, wie er geredet hatte.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.Και επεσκεφθη ο Κυριος την Σαρραν, ως ειπε και εκαμεν ο Κυριος εις την Σαρραν, ως ελαλησε.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.И Господ посети Сара, според както беше рекъл; и Господ стори на Сара както бе казал.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.И призрел Господь на Сарру, как сказал; и сделал Господь Сарре, как говорил.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.ויהוה פקד את שרה כאשר אמר ויעש יהוה לשרה כאשר דבר׃
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.وافتقد الرب سارة كما قال. وفعل الرب لسارة كما تكلم.
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.耶 和 華 按 著 先 前 的 話 、 眷 顧 撒 拉 、 便 照 他 所 說 的 給 撒 拉 成 就
RAB verdiği söz uyarınca Saraya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.耶和華 按 著 先前 的話 、 眷顧 撒拉 、 便照 他 所 說 的 給撒拉 成就
Resmen saraya girmeden önce, kalıp kalmamaya karar vermelisiniz.Avant l'annonce officielle, vous devrez prendre la décision, à savoir si vous restez ou non.
Resmen saraya girmeden önce, kalıp kalmamaya karar vermelisiniz.Még a hivatalos bejelentés előtt el kell dönteni, hogy marad vagy távozik.
Resmen saraya girmeden önce, kalıp kalmamaya karar vermelisiniz.Πριν μπείτε επίσημα στο παλάτι, πρέπει να αποφασίσετε αν θα μείνετε εδώ ή θα φύγετε.
Resmen saraya girmeden önce, kalıp kalmamaya karar vermelisiniz.قبل ان تدخلي رسميا القصر يجب ان تقرري هل تريدين البقاء ام المغادرة
Saraya bana işkence etmeye geldin, değil mi?Azért jöttél a palotába, hogy engem gyötörj, igaz? Igen.
Saraya bana işkence etmeye geldin, değil mi?Vous êtes venu dans le Palais pour m'embêter, n'est-ce pas ? Oui.
Saraya bana işkence etmeye geldin, değil mi?Ήρθες στο Παλάτι για να με βασανίσεις, έτσι δεν είναι; Ναι.
Saraya bana işkence etmeye geldin, değil mi?لقد جئت للقصر لتعذبني اليس كذلك؟ نعم
Saraya döndüm.Visszatértem a palotába.
Saraya döndüm.Τώρα, επέστρεψα στο παλάτι.
Saraya döndüm.لقد عدت الى القصر
Saraya dönmek istemiyorum. Kişisel nedenlerim var.Δεν πάω πίσω στο παλάτι.
Saraya dönmek istemiyorum.Nem akarok visszamenni a palotába.
Saraya dönmek istemiyorum.انا لن اعود الى القصر
Saraya geri dön.Menj vissza a palotába.
Saraya geri dön.Γύρνα στο Παλάτι.
Saraya geri dön.عودي الى القصر
Saraya girdiğim an seni unutmaya karar verdim.J'ai décidé de tout oublier à votre propos au moment où je suis entrée au Palais.
Saraya girdiğim an seni unutmaya karar verdim.Mikor beköltöztem a palotába, úgy döntöttem, mindent elfelejtek magával kapcsolatban.
Saraya girdiğim an seni unutmaya karar verdim.Τη στιγμή που μπήκα στο παλάτι, αποφάσισα να σε ξεχάσω.
Saraya girdiğim an seni unutmaya karar verdim.في اللحظة التي دخلت فيها القصر قررت نسيانك
Saraya girdiğinizde Prenses'e hizmet etme sözü verdiğinizi unuttunuz mu?Μήπως έχετε ήδη ξεχάσει ότι όταν μπήκατε στο παλάτι, υποσχεθήκατε να υπηρετήσετε την πριγκίπισσα;
Saraya girdiğinizde Prenses'e hizmet etme sözü verdiğinizi unuttunuz mu?هل نسيتما انكما عندما دخلتما القصر وعدتما ان تخدما الاميرة؟
Saraya girmek de nereden çıktı?Milyen szándéktól vezérelve jöttél a palotába?
Saraya girmek de nereden çıktı?Quelles sont tes intentions en entrant au palais ?
Saraya girmek de nereden çıktı?Τι κίνητρα έχεις για να μπεις στο παλάτι;
Saraya girmek de nereden çıktı?ما هو غرضك الحقيقي من دخول القصر؟
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Après être venue vivre au palais, je voulais seulement blanchir le nom de mon père.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Az ok, amiért beköltöztem a palotába, hogy tisztázzam az apám nevét.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.Ο λόγος που μπήκα στο παλάτι ήταν για να αποκαταστήσω τη τιμή του πατέρα μου.
Saraya girme nedenim... ...babamın onurunu kurtarmaktı.سبب دخولي القصر كان لاعادت شرف والدي
Saraya girmeyi kabul ettiğinde... ...bunun çok tuhaf olduğunu düşünmüştüm.Már az is gyanús volt, amikor azt mondtad, hogy belépsz a palotába.
Saraya girmeyi kabul ettiğinde... ...bunun çok tuhaf olduğunu düşünmüştüm.Από την στιγμή που συμφώνησες να έρθεις στο παλάτι, σκέφτηκα ότι ήταν παράξενο.
Saraya girmeyi kabul ettiğinde... ...bunun çok tuhaf olduğunu düşünmüştüm.عندما اردت دخول القصر وجدت ان الامر غريب