Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Видяха я и Фараоновите големци и я похвалиха на Фараона; затова жената беше заведена в дома на Фараона.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.увидели ее и вельможи фараоновы и похвалили ее фараону; и взята была она в дом фараонов.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.ויראו אתה שרי פרעה ויהללו אתה אל פרעה ותקח האשה בית פרעה׃
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.ورآها رؤساء فرعون ومدحوها لدى فرعون. فأخذت المرأة الى بيت فرعون.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.法 老 的 臣 宰 看 見 了 他 、 就 在 法 老 面 前 誇 獎 他 . 那 婦 人 就 被 帶 進 法 老 的 宮 去
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.法老 的 臣宰 看見 了 他 、 就 在 法老 面前 誇獎 他 . 那 婦人 就 被 帶進 法老 的 宮去
Kaldığın yetimhaneden yetimler saraya davet edildi.Az árvákat abból az árvaházból hívták a palotába, ahol te is voltál.
Kaldığın yetimhaneden yetimler saraya davet edildi.اذا اكتشفوا ان الايتام قادمون من نفس ميتمك
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.Kaikki, mitä hän pyysi, annettiin hänelle mukaan vaimolasta kuninkaan palatsiin.
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.처녀가 왕에게 나아갈 때에는 그 구하는 것을 다 주어 후궁에서 왕궁으로 가지고 가게 하고
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.la fanciulla andava dal re e poteva portare con sé dalla casa delle donne alla reggia quanto chiedeva
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.Pada waktu seorang gadis menghadap raja, ia boleh memakai apa saja menurut kesukaannya
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.тогда девица входила к царю. Чего бы она ни потребовала, ей даваливсе для выхода из женского дома в дом царя.
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.ובזה הנערה באה אל המלך את כל אשר תאמר ינתן לה לבוא עמה מבית הנשים עד בית המלך׃
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.وهكذا كانت كل فتاة تدخل الى الملك. وكل ما قالت عنه أعطي لها للدخول معها من بيت النساء الى بيت الملك.
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.女 子 進 去 見 王 是 這 樣 、 從 女 院 到 王 宮 的 時 候 、 凡 他 所 要 的 、 都 必 給 他
Kralın yanına girme sırası gelen genç kız, haremden her istediğini alıp birlikte saraya götürürdü.女子 進去見王 是 這樣 、 從女院 到 王宮 的 時候 、 凡 他 所 要 的 、 都 必 給他
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,Cînd era aproape să intre în Egipt, a zis nevestei sale Sarai: ,,Iată, ştiu că eşti o femeie frumoasă la faţă.
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,Da han nu nærmede sig Ægypten, sagde han til sin Hustru Saraj: Jeg ved jo, at du er en smuk Kvinde;
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,In ko je bil že blizu, da pride v Egipt, reče Saraji, ženi svoji: Glej, znam, da si žena lepe postave.
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,그가 애굽에 가까이 이를 때에 그 아내 사래더러 말하되 나 알기에 그대는 아리따운 여인이라
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,Men när han nalkades Egypten sade han till sin hustru Sarai: »Jag vet ju att du är en skön kvinna.
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,И когато наближи да влезе в Египет, рече на жена си Сарайя: Виж сега, зная, че си жена красива наглед.
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,Когда же он приближался к Египту, то сказал Саре, жене своей: вот, я знаю, что ты женщина, прекрасная видом;
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,ויהי כאשר הקריב לבוא מצרימה ויאמר אל שרי אשתו הנה נא ידעתי כי אשה יפת מראה את׃
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,وحدث لما قرب ان يدخل مصر انه قال لساراي امرأته اني قد علمت انك امرأة حسنة المنظر.
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,將 近 埃 及 就 對 他 妻 子 撒 萊 說 、 我 知 道 你 是 容 貌 俊 美 的 婦 人
Mısıra yaklaştıklarında karısı Saraya, ‹‹Güzel bir kadın olduğunu biliyorum›› dedi,將近 埃及 就 對 他 妻子 撒萊說 、 我 知道 你 是 容貌 俊美 的 婦人
Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.Σε έστειλα στο παλάτι γιατί κατάλαβα τις αντιρρήσεις σου για τη μοναρχία.
Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.لقد ارسلتك للقصر لانني اعرف موقفك من العائلة الملكية لكن لحد الان لم ارى نتيجة
Müdür Oh, eserler saraya güvenli bir şekilde gönderildi.Igazgatónő, az ékszerek biztonságban a palotába értek.
Müdür Oh, eserler saraya güvenli bir şekilde gönderildi.Madame la Directrice, les bijoux ont été livrés en toute sécurité au palais.
Müdür Oh, eserler saraya güvenli bir şekilde gönderildi.Διευθύντρια Ο, τα αντικείμενα που στείλατε στο παλάτι έχουν φτάσει με ασφάλεια.
Müdür Oh, eserler saraya güvenli bir şekilde gönderildi.مديرة اوه القطع الاثرية وصلت الى القصر
Önce sakinleş. Sakinleş. Saraya git.Πρώτα από όλα ηρέμησε... ηρέμησε... και πήγαινε στο Παλάτι.
O zaman saraya ne olacak?Akkor mi lesz a palotával?
O zaman saraya ne olacak?Alors que va-t-il arriver au palais ?
O zaman saraya ne olacak?Τότε τι θα συμβεί με το παλάτι;
O zaman saraya ne olacak?اذن ماذا سيحدث للقصر؟
Poponu kaldır ve hemen saraya dön.Jobban teszed, ha azonnal visszatérsz a palotába!
Poponu kaldır ve hemen saraya dön.Ramenez tout de suite vos fesses au palais.
Poponu kaldır ve hemen saraya dön.Καλά θα κάνεις να επιστρέψεις άμεσα στο παλάτι!
Poponu kaldır ve hemen saraya dön.عد الى القصر حالا
Prenses Lee Seol saraya girmeden önce öğrencimdi.La princesse Lee Seol,Na été mon élève, avant d'entrer au palais.
Prenses Lee Seol saraya girmeden önce öğrencimdi.Lee Seol hercegnő, mielőtt a palotába lépett volna, a diákom volt.
Prenses Lee Seol saraya girmeden önce öğrencimdi.Η Πριγκίπισσα ΛιΣεολ, πριν εισέρθει στο παλάτι ήταν η φοιτήτρια μου.
Prenses Lee Seol saraya girmeden önce öğrencimdi.قبل الدخول الى القصر, كانت الاميرة لي سول تلميذتي
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.Úgy vélem, megfelelő bizonyíték nélkül engedtük Lee Seol hercegnőt belépni a palotába. Ez a probléma forrása.
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.Δεν νομίζω ότι υπάρχουν αντικειμενικά στοιχεία ώστε να αφήσουμε τη πριγκίπισσα Λι Σεολ να μπει στο παλάτι.
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.لا اظن انه هناك اي دليل موضوعي بترك الاميرة تدخل القصر المشكلة هي
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Il n'y a pas moyen que j'accepte cette sorte d'intrusion sournoise dans le Palais.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Semmiképp nem fogom elfogadni ezt az alattomos beköltözést a palotába.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.Το ότι η Πριγκίπισσα μπήκε στο Παλάτι τόσο βιαστικά, δεν μπορώ ποτέ να το εγκρίνω.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.الاميرة تدخل القصر بشكل متسرع, لن اقبل ابدا باالامر
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Hercegnő, a palotába kell kísérnem.
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Κληρονομιά;
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.انا هنا لاخد جلالتك الى القصر
Prenses yeni saraya taşındı.A hercegnő beköltözött egy újonnan épült palotába.
Prenses yeni saraya taşındı.La Princesse s'est installée dans un Palais qui a été construit récemment.
Prenses yeni saraya taşındı.Η Πριγκίπισσα έχει μπει στο καινούριο Παλάτι.