Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.L'une nous a permis d'être invités à la Maison Blanche, l'autre est une récente incarnation.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Một trong số chúng tôi được mời đến Nhà Trắng, một người đặc biệt gần đây.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Na základě jednoho jsme byli pozváni do Bílého domu, druhé je nejnovější verze.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Prvi nas je spravil v Belo hišo, drugi pa je čisto nov.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Salah satu dari kami diundang ke Gedung Putih, sangat membanggakan.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Um deles fez com que fôssemos convidados para a Casa Branca, o outro é uma encarnação recente.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Uno ci ha fatto invitare alla Casa Bianca, uno è una recente incarnazione.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Uno de los videos nos llevó a la Casa Blanca, el otro es reciente.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Ένα είχε ως αποτέλεσμα να μας προσκαλέσουν στο Λευκό Οίκο, το ένα είναι μια πρόσφατη προσωποποίηση.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Благодаря одному из них нас пригласили в Белый Дом, а в другом вы увидите то, чем мы недавно занимались.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.Единият ни покани в Белия дом, другият е скорошно въплъщение.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.אחד השיג לנו הזמנה לבית הלבן, אחד הוא גלגול עדכני יותר.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.شخص ما أدى إلى دعوتنا إلى البيت الأبيض، تجسيد حديث لشخص ما.
Biri Beyaz Saraya davet edilmemiz, diğeri ise en son canlanma.そして一番大事なのは学校で最悪の敵
Bu saraya geri dönmenin bir yolunu bulursan... ...ülkedeki herkes Hae Young'un babasını öğrenir.Αν βρεις τρόπο να επιστρέψεις στο παλάτι όλη η χώρα θα μάθει για τον πατέρα του ΧεΓιουνγκ.
Bu saraya geri dönmenin bir yolunu bulursan... ...ülkedeki herkes Hae Young'un babasını öğrenir.اذا وجدت طريقة للعودة الى القصر فكل شخص في بلادنا سيعرف بأمر والد هاي يونغ
Çocuklar, saraya hoş geldiniz.Gyerekek, isten hozott titeket a palotában.
Çocuklar, saraya hoş geldiniz.Παιδάκια , σας καλωσορίζω στο παλάτι.
Çocuklar, saraya hoş geldiniz.اطفال, مرحبا بكم في القصر
Ekselansları nihayet saraya giriyor.Η Μεγαλειότητα σας επιτέλους θα μπει στο παλάτι.
Ekselansları nihayet saraya giriyor.جلالتك يمكنها اخيرا الدخول الى القصر
Ekselanslarının saraya girdiğini duymuşsundur.Valószínűleg már hallottad, hogy a hercegnő beköltözött a palotába.
Ekselanslarının saraya girdiğini duymuşsundur.Vous l'avez sûrement déjà entendu, mais Son Altesse est entrée au Palais.
Ekselanslarının saraya girdiğini duymuşsundur.Είμαι σίγουρος ότι άκουσες. Η υψηλότητα της μπήκε στο παλάτι.
Ekselanslarının saraya girdiğini duymuşsundur.انا متأكد انك سمعتي ان الاميرة دخلت القصر
Ekselanslarının saraya girişi resmi olarak onaylandı.J'ai entendu que la princesse avait officiellement accepté son titre.
Ekselanslarının saraya girişi resmi olarak onaylandı.Úgy hallottam, hogy a hercegnő hivatalosan is elfogadta a címét.
Ekselanslarının saraya girişi resmi olarak onaylandı.Η Μεγαλειότητα σας αποφάσισε να μπει επίσημα στο παλάτι.
Ekselanslarının saraya girişi resmi olarak onaylandı.سموك قررت دخول القصر رسميا
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Hátralévő életemben Önt és a hercegnőt kívánom szolgálni.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Je veux passer le reste de ma vie à vous servir vous et la princesse.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.Υψηλότατε, εσείς και η Πριγκίπισσα θα πρέπει να επιστρέψετε στο παλάτι σας για το υπόλοιπο της ζωής.
Ekselansları ve Prenses rahat etmek için... ...mutlaka saraya dönmeli.جلالتك والاميرة يجب ان تعودوا الى مكانتكم الاصلية لبقية حياتكم
Ekvador'un Sarayaku Halkı İçin Su Hayat DemektirEl agua es vida para el pueblo kichwa en Sarayaku, Ecuador
Ekvador'un Sarayaku Halkı İçin Su Hayat DemektirFür die Bewohner von Sarayaku in Ecuador ist Wasser Leben
Evine ya da saraya gitmek istemezsin.Se a palotába, se hazamenni nem jó ötlet.
Evine ya da saraya gitmek istemezsin.Το παλάτι ή το σπίτι...κανένα από τα δυο δεν είναι καλό τώρα.
Evine ya da saraya gitmek istemezsin.لا يمكنك العودة لا للقصر او المنزل
Hafta içi, bir basın toplantısı yapıp saraya dönüşünüzü resmen ilan edeceğiz.Σε μια βδομάδα θα μιλήσετε στον τύπο και επίσημα θα ανακοινωθεί η επιστροφή σας στο Παλάτι.
Hafta içi, bir basın toplantısı yapıp saraya dönüşünüzü resmen ilan edeceğiz.بعد اسبوع سيكون هناك لقاء صحفي وسيتم الاعلان رسميا عن عودة جلالتك
Hayır, eve geldim. Yıkanıp saraya geleceğim.لا لقد عدت الى المنزل, سأتي حالا الى القصر
Hemen saraya dönün.Azonnal jöjjön vissza a palotába.
Hemen saraya dönün. Çabuk olun!Revenez tout de suite au palais.
Hemen saraya dönün. Çabuk olun!عليك العودة الى القصر سريعا سريعا
Hemen saraya dönün.Πρέπει να επιστρέψετε στο παλάτι γρήγορα.
Hepsi geçici! Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.Alaposan átgondoltam az uralkodó családdal ellenkező álláspontját mielőtt a palotába küldtem.
İkiniz hemen saraya gelmelisiniz.Mindkettőtöknek most azonnal vissza kell jönnie.
İkiniz hemen saraya gelmelisiniz.Οι δυο σας πρέπει να έρθετε αμέσως στο παλάτι.
İkiniz hemen saraya gelmelisiniz.كلاكما يجب ان تعودا حالا الى القصر
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Até os príncipes de Faraó a viram e gabaram-na diante dele; e foi levada a mulher para a casa de Faraó.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.A uvidiac ju kniežatá faraonove chválili ju faraonovi, a žena bola vzatá do domu faraonovho.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.A vidouce ji knížata Faraonova, schválili ji před ním; i vzata jest žena do domu Faraonova.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.In videli so jo knezi Faraonovi in so jo hvalili pred Faraonom, in žena je bila vzeta v hišo Faraonovo.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Ja kun faraon ruhtinaat olivat nähneet hänet, ylistelivät he häntä faraolle; ja vaimo vietiin faraon hoviin.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.바로의 대신들도 그를 보고 바로 앞에 칭찬하므로 그 여인을 바로의 궁으로 취하여 들인지라
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Mikor megláták õt a Faraó fõemberei, magasztalák a Faraó elõtt és elvivék az asszonyt a Faraó udvarába.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.og Faraos Stormænd, der så hende, priste hende for Farao, og så blev Kvinden ført til Faraos Hus.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Også Faraos høvdinger så henne og roste henne for Farao, og så blev kvinnen hentet til Faraos hus.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Und die Fürsten des Pharao sahen sie und priesen sie vor ihm. Da ward sie in des Pharao Haus gebracht.
Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı.Widzieli ją też książęta Faraonowe, i chwalili ją przed nim; i wzięto onę niewiastę do domu Faraonowego.