sarayı ile cümle
sarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.A kormányzati intézmények teljesen megsemmisültek, az elnöki palotával együtt.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.As instituições governamentais foram completamente destruídas, incluindo o palácio presidencial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Cơ quan chính phủ hoàn toàn bị phá hủy, thậm chí cả dinh thủ tướng.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Instituţiile guvernamentale au fost complet decapitate, inclusiv palatul prezidenţial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.정부 청사들이 완전히 붕괴되었으며, 대통령 관저도 마찬가지였습니다.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Le istituzioni governative sono state decapitate, compreso il palazzo presidenziale.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Les institutions gouvernementales ont été complètement décapitées, y compris le palais présidentiel.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Overheidsinstellingen werden volledig onthoofd, waaronder het presidentieel paleis.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Pracę instytucji rządowych zawieszono, w tym pałacu prezydenckiego.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Regeringsbyggnader blev helt ödelagda, presidentspalatset inkluderat.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Regierungseinrichtungen wurden völlig vernichtet, der Präsidentenpalast inbegriffen.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Se destruyeron totalmente las instituciones gubernamentales, incluyendo el palacio presidencial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Αποδιοργανώθηκαν εντελώς τα κυβερνητικά ιδρύματα, όπως και το προεδρικό παλάτι.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Держава залишилася без урядових будівель, в тому числі й без президентського палацу.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Държавните институции бяха напълно съсипани, включително и президентският дворец.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Правительственные органы были полностью разрушены, в том числе и президентский дворец.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.מוסדות השלטון נחרבו לחלוטין כולל ארמון הנשיא
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.المؤسسات الحكومية قطع رأسها، بما في ذلك القصر الرئاسي.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.全て崩壊しました ポルトープランス市内の
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.아니.. 이런 분들은 바젤 이런데 막 걸려있는데 말이죠. 저는 왜 두들겨 맞고, (웃음) 그림을 입에 물고 경복궁 앞에 서 있어야 했는지.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Takie prace wieszano w Bazylei, a ja zostałem ukarany, i stałem przed pałacem z pracą wetkniętą w usta.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Вот это висело в Базеле, а меня за такое наказали, заставив стоять с рисунком в зубах.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Роботи, схожі на цю, висіли в Базелі, тоді як мене покарали, і я стояв перед палацом зі своїм малюнком у роті.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.עבודות שכאלו נתלו לראווה בבאזל בזמן שאני נענשתי וניצבתי לפני הארמון עם הציור שלי בתוך הפה.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.أعمال مثل هذه كانت معلقة في بازب بينما تم عقابي أنا و إيقافي أمام القصر مع رسمتي في فمي.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.この絵はバーゼルの美術館に飾られていたんだ これなんか まるで壁紙じゃないか
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.4:1 Ich, Nebukadnezar, da ich gute Ruhe hatte in meinem Hause und es wohl stand auf meiner Burg,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.(4:1) Я, Навуходоносор, спокоен был в доме моем и благоденствовал в чертогах моих.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Aku tinggal dengan sejahtera dalam istanaku dan hidup dengan mewah
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Eu, Nabucodonozor, estava sossegado em minha casa, e próspero no meu palácio.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Eu, Nebucadneţar, trăiam liniştit în casa mea, şi fericit în palatul meu.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ik, Nebukadnezar, leefde in rust en goede welstand in mijn paleis.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Io Nabucodònosor ero tranquillo in casa e felice nella reggia
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jaz Nebukadnezar, ko sem pokojno živel v hiši svoji in srečo užival v palači svoji,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jeg, Nebukadnesar, satt i god ro i mitt hus, levde lykkelig i mitt palass.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jeg, Nebukadnezar, levede tryg i mit Slot og livsglad i mit Palads.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.나 느부갓네살이 내 집에 편히 있으며 내 궁에서 평강할 때에
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Moi, Nebucadnetsar, je vivais tranquille dans ma maison, et heureux dans mon palais.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ta , Nê-bu-cát-nết-sa , ở yên_lặng trong cung ta , và thạnh vượng trong đền ta .
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ta, Nê-bu-cát-nết-sa, ở yên lặng trong cung ta, và thạnh vượng trong đền ta.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Yo, Nabucodonosor, estaba tranquilo en mi casa y próspero en mi palacio
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Εγω ο Ναβουχοδονοσορ ημην αναπαυομενος εν τω οικω μου και ακμαζων εν τω παλατιω μου.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Аз Навуходоносор, като бях спокоен у дома си и благополучен в палата си,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.אנה נבוכדנצר שלה הוית בביתי ורענן בהיכלי׃
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.انا نبوخذناصّر قد كنت مطمئنا في بيتي وناضرا في قصري.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.我 尼 布 甲 尼 撒 安 居 在 宮 中 、 平 順 在 殿 內
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.我 尼布甲尼撒 安居 在 宮中 、 平順 在 殿內
Bir sonraki Yönetim Sarayı.A következő a Kormányzói Palota.
Bir sonraki Yönetim Sarayı.Další je Palác Správy.
Bir sonraki Yönetim Sarayı.Kế bên là Cung Điện Hành Chính.
Bir sonraki Yönetim Sarayı.Następnie mamy Pałac Zarządu.
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz.Denk dir die Biosphäre der Erde als Palast.
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz. Kıtalar da bu sarayın içindeki odalar.On peut imaginer la biosphère terrestre comme un palais, et les continents comme les pièces du palais,
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz.지구의 생물이 사는 세계를 궁전이라고 가정하고,
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz.אתה יכול לחשוב על הביוספירה של כדור הארץ כארמון,
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz.بإمكانك التفكير في غلاف الأرض الحيوي علي أنه قصر،
Biyosferi, dünyanın sarayı olarak düşünebiliriz.そうすると大陸は部屋で
Bunu bu noktadan 13.4 milyar yıl... ...ileri sarayım ki günümüze ulaşayım.Przewinę teraz czas do przodu 13.4 miliardów lat od tego punktu w czasie do teraźniejszości.
Bunu bu noktadan 13.4 milyar yıl... ...ileri sarayım ki günümüze ulaşayım.Я пришвидшу хід цих 13,4 млрд років від цієї точки до сучасності.
Bunun tamamını Hadrian'ın sarayındaki yemek odasında görebilmeyi gerçekten çok isterdim.Me hubiera encantado verlo en su contexto real, en el comedor de Adriano, en su palacio.
İlgili Sayfalar