sarayı ile cümle

sarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sarayın toplam yüzölçümü bahçeler de dahil olmak üzere 3.41 km²'dir.Skupna površina vključno s parki znaša 3,41 kvadratnih kilometrov.
Düka Sarayı (Palazzo Ducale), Gotik tarzda yapılmış ve Venedik dükaları tarafından kullanılmış saraydır.Doževa palača (italijansko Palazzo Ducale) je bila sedež doža in je simbol Benetk.
Ardından Seleukos, Deimakos adında bir elçiyi de Çandragupta'nın oğlu Bindusara'nın sarayına gönderdi.Ambasadorja je kasneje poslal tudi na dvor Čandraguptovega sina Bindusarja.
Taif'te Prens Faysal'ın sarayında 9 Kasım 1953'te 78 yaşındayken kalp krizi geçirdiği sırada öldü.Jis mirė princo Faisalo rūmuose nuo širdies smūgio miegant 1953 m. lapkričio 9 d. sulaukęs 76 metų.
28 Mart 193'te Pertinax, üç yüz askerin bir bölümü kapılara yüklendiğinde sarayındaydı.193 m. kovo 28 d. Pertinakas buvo rūmuose, kai apie trys šimtai pretorionų įsiveržė pro vartus.
En büyükleri olan Gyeongbokgung sarayı şu anda tadilat halindedir.Šiuo metu „Christie's“ aukcionų rūmai yra stambiausi.
Sarayın içinde çeşitli stillerde döşenmiş 1200'den fazla sayıda oda bulunmaktadır.Viduj yra 1200 kambarių, dekoruotų skirtingais stiliais.
En çok bilinen çalışması Versailles Sarayı'dır.Daugiausiai kūrė Versalio rūmuose.
Mısır Konsolosluğu (Hıdiva Sarayı).Vikiteka Egipto virtuvė (angl.)
Vagonlardan bazıları Fas Kraliyet Sarayı Müzesi tarafından satın alındı.Radiniai buvo atiduoti Karaliaučiaus „Prūsijos“ muziejui.
Kurumun merkezi Tokyo İmparatorluk Sarayı yerleşkesi içinde yer almaktadır.Dabar pilis yra Tokijo imperatoriškųjų rūmų dalis.
Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m²'lik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı 80.000 m²'dir.Vienu metu rūmų plotas buvo net 700 000 m², tuo tarpu šiuo metu ji užima tik 80 000 m².
Süleyman gösterişli bir kraliyet sarayı ve Kudüs Tapınağı'nı inşa ettirdi.Karaliaus Saliamono dėka buvo pastatyta milžiniška Jeruzalės šventykla.
Hollanda Kraliyet Sarayı İnternet SitesiŠvedijos karališkųjų rūmų svetainė
Ayrıca Seleukos, Çandragupta'nın sarayına Megastenes adında bir elçi gönderdi.Seleukas nusiuntė Megasteną ambasadoriumi į Maurijų sostinę Pataliputrą.
Sarayın doğu kısmına da bir bahçe yapılması planlanıyordu ama yapılmadı.Jo kapas buvo įrengiamas kapinyne į rytus nuo Amarnos, tačiau jis nebuvo užbaigtas.
Londra'da Saint James Sarayı'nda doğdu.Sutuoktuvės vyko Sent-Džeimso rūmų koplyčioje, Londone.
"Posta Sarayı" Faşist dönemi "brutal-klasik" mimarı yapımlarından.Ūkiniai pastatai istorizmo laikotarpio „plytų stiliaus“.
Her iki meclis de Londrada bulunan Westminster Sarayında toplanırlar.Mõlemad parlamendi kojad kogunevad Londonis, Westminsteri palees.
Palazzo Lanza Buccheri Sarayı: 16. yüzyıl.Palazzo Lanza Buccheri (16. sajand).
Her kentin merkezinde, kentin koruyucu tanrısının tapınağı ve yöneticinin sarayı bulunurdu.Iga linnriigi keskel oli linna kaitsejumalale pühendatud tempel.
Sarayın buraya yapılmasını istedi.Keiser käskis need palee aeda välja panna.
1605 - Guy Fawkes İngiltere'de Westminster Sarayı'nı havaya uçurmaya kalkıştı.1605 – Püssirohuvandenõu Inglismaal, Guy Fawkes püüdis õhku lasta Inglismaa parlamenti, ta tabati.
Sarayın inşaatına XIII. Louis çağında başlanmıştır.Loss ehitati Louis XIV ajal.
Haberler gece yarısına kadar Versay Sarayı'na ulaşmadı.Kuninga õukonda jõudsid uudised alles hilja õhtul.
Fakat hiçbir gece Krallık Sarayında uyumadı.See on nimelt aeg, mil kuningapere lossis ei viibi.
Prag Astronomik Saati, Eski Belediye Sarayı'nda bulunan bir Ortaçağ astronomik saatidir.Praha astronoomiline kell on keskaegne astronoomiline kell Praha vanalinna raekoja seinal.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.1981 – Suurbritannias teavitati avalikkust prints Charlesi ja leedi Diana Spenceri kihlusest.
Halife'nin sarayında altı yıl geçirdi.Jutta oli Hildegardist kuus aastat vanem.
Sarayın tarihçesi ona sahip olan monarşların kronolojik hükümranlıklarından takip edilebilir.Kroonikolooniat valitses monarhi nimetatud kuberner.
Sarayın muhafız alayına katıldı.Piirikaitse rügemendi koosseisus.
Bu sayede İngiltere sarayında artan şekilde Norman etkisi hissedilir.See annab tunnistust inglise-normanni stiili mõjust.
18. yüzyılda rokoko döneminde Fransız Sarayı'nda olduğu gibi yani.É como o artifício da corte francesa no século XVIII, no período rococó.
18. yüzyılda rokoko döneminde Fransız Sarayı'nda olduğu gibi yani.Je to jen o té umělosti.
18. yüzyılda rokoko döneminde Fransız Sarayı'nda olduğu gibi yani.Podobnie wygląda kunszt francuskiego sądu w 18. wieku w okresie Rokoko.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.A jak tak stoupám po schodech, vidím starého černocha, který u toho soudu uklízí.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.És ahogy felfelé lépkedtem a lépcsőn, ott állt egy idős fekete férfi, takarító a bíróságon.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Iba subiendo las escaleras cuando me encontré con un hombre negro mayor; era el conserje del juzgado.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.그런데 제가 법정앞의 계단을 올라가는데 나이가 든 관리부 아저씨가
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.När jag gick uppför trapporna i domstolshuset såg jag vaktmästaren, en äldre svart man.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Quando estava a subir as escadas do tribunal estava lá um homem negro, mais velho, que era o porteiro.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Wchodząc po schodach do budynku, zauważyłem czarnoskórego mężczyznę - woźnego.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.ובעודי עולה במדרגות לעבר בית המשפט, היה שם אדם מבוגר, שחור, שהיה השרת בבית המשפט הזה.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.وعندما اقتربت من قاعة المحكمة ، كان هناك رجلٌ أسود كبير السن والذي كان الحاجب في تلك المحكمة.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.裁判所の清掃作業員らしき 1人の年寄りの黒人がいて 彼は私を見ると 近寄ってきて
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.A Achab zavolal Obadiáša, ktorý bol nad jeho domom. A Obadiáš sa veľmi bál Hospodina.
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Acab convocò Abdia maggiordomo. Abdia temeva molto Dio
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Acabe chamou a Obadias, o mordomo (ora, Obadias temia muito ao Senhor;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.A-háp sai gọi Áp - đia , là quan_gia tể mình . ( Áp - đia rất kính sợ Ðức_Giê - hô-va .
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.A-háp sai gọi Áp-đia, là quan gia tể mình. (Áp-đia rất kính sợ Ðức Giê-hô-va.
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Da kalte Akab på sin slottshøvding Obadja. Men Obadja fryktet Herren høilig;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Entonces Acab llamó a Abdías, el administrador del palacio. (Abdías era muy temeroso de Jehovah
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.És Akháb hivatá Abdiást, a ki az õ házának gondviselõje volt. (Abdiás pedig felette igen féli vala az Urat;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Et Achab fit appeler Abdias, chef de sa maison. -Or Abdias craignait beaucoup l`Éternel;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.In Ahab pokliče Obadija, ki je bil oskrbnik dvorca (Obadija se je pa silno bal GOSPODA;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.I povolal Achab Abdiáše, kterýž byl představen domu jeho. (Abdiáš pak bál se Hospodina velmi.
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.I zawołał Achab Abdyjasza, który był sprawcą domu jego. (A Abdyjasz się bardzo Pana bał;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.Ja Ahab kutsui Obadjan, joka oli palatsin päällikkönä. Mutta Obadja oli hyvin Herraa pelkääväinen mies;
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.kaldte Akab Paladsøversten Obadja til sig. Obadja var en Mand, der alvorligt frygtede HERREN,
Ahav sarayının sorumlusu Ovadyayı çağırdı. -Ovadya RABden çok korkardı.아합이 궁내 대신 오바댜를 불렀으니 이 오바댜는 크게 여호와를 경외하는 자라
İlgili Sayfalar