Ana içeriğe geç
Sözlük

saran ile cümle

saran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Щяхме да знаем много, много по-малко за света около нас.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.היינו יודעים הרבה הרבה פחות על העולם סביבנו.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.سنعرف القليل القليل عن العالم من حولنا.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.知りえることはずっと少なくなるでしょう だからあることについて
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Abbiamo preso piccoli robot che avevamo creato con avvolta della fibra ottica.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Am luat mici roboți pe care îi creasem pe are am bobinat fibră optică.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Dùng những con bot do chúng tôi chế ra có gắn một sợi cáp quang.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.우리는 광섬유 줄에 매달아 내보낼 수 있는 작은 로봇도 개발해서 가져갔습니다.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Meillä oli pieniä robotteja, valokuidulla yhteydessä sukellusveneeseemme.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Nos llevamos unos pequeños robots que habíamos creado con una bobina de fibra óptica.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Nous avons pris les petits robots que nous avions créés, ceux qui déroulaient de la fibre optique.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Vi tog med oss små robotar som vi hade byggt som var anslutna med en fiberoptisk kabel.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Vi tog små robotter som vi havde skabt der lagde noget fiberoptisk kabel.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Vzali jsme s sebou vlastní malé roboty s navijákem z optických vláken.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.We namen kleine 'bots' die we hadden gecreëerd mee die glasvezel uitrolden.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Wir nahmen kleine Roboter, die wir gebaut hatten, die ein Fiberglaskabel abwickelten.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Zabraliśmy ze sobą stworzone przez nas niewielkie boty, które rozwijały światłowody.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Φτιάξαμε τηλεκατευθυνόμενες συσκευές με κάμερες οπτικών ινών.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Взехме малки ботове, които бяхме създали, които имаха навит оптичен кабел.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Ми взяли створених нами маленьких роботів, які тягли за собою оптоволокно.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Мы взяли созданных нами небольших роботов, которые тянут за собой оптоволокно.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.לקחנו רובוטים קטנים שיצרנו אשר כרכו סיב אופטי.
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.آخذين معنا الات صغيرة كنا قد صنعناها متصلة بألياف بصرية
Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.作り 持ち込んだのです 当時まだ謎に包まれていた
Gach Saran Du GunbadanGach Saran Du Gunbadan
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirProudy, jež se sbíhají kolem Galapág, sem rovněž přivádí tvory z opačných konců Pacifiku.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirΤα συγκλίνοντα ρεύματα που περικλείουν τα Γκαλαπάγκος... έφεραν πλάσματα απ'τις απέναντι ακτές του Ειρηνικού.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirБлагодаря сильным течениям в этом районе появилось много морских обитателей из разных регионов Тихого океана.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirמפגש הזרמים העוטף את הגאלאפאגוס הביא גם יצורים מהקצה השני .של האוקיאנוס השקט לחופים אלה
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirالتيارات المتلاقية التي تطوق غالاباغوس جلبت أيضا مخلوقات إلى هذه الشواطئ من النهايات المعاكسة للمحيط الهادي
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Herinnert mij aan een jonge Susan Sarandon.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Îmi aminteşte de o tânără Susan Sarandon.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Me recuerda a Susan Sarandon de joven.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Nhắc tôi về một thanh niên Susan Sarandon.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Pripomíná mi mladou Susan Sarandon.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Spominja me na mlado Susan Sarandon.
Genç Susan Sarandon hatırlatıyor bana.Μου θυμίζει την Σούζαν Σάραντον στα νιάτα της.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.절반 이상의 산호초들이 아직 꽤 괜찮은 상태로 남아 있습니다.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Polovica koralových útesov je stále v pomerne dobrom stave - klenotmi zdobený pás okolo planéty.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Un cinturón de joyas alrededor del mundo.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.Это драгоценный пояс опоясывающий планету.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.חגורת תכשיטים מסביב למרכז הכוכב.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.حزام مرصع بالجواهر في خصر هذا الكوكب.
Gezegenin belini saran mücevherli bir kemer gibiler.状況を変えるためにまだ時間はあります
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.A Abrahám nazval meno svojho syna, ktorý sa mu narodil, ktorého mu porodila Sára, Izák.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham donna le nom d`Isaac au fils qui lui était né, que Sara lui avait enfanté.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham kaldte den Søn, han fik med Sara, Isak;
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham llamó el nombre de su hijo que le había nacido, y que Sara le había dado a luz, Isaac
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham menamakan anak itu Ishak
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abraham noemde zijn zoon Isaäk (Gelach) en acht dagen later besneed hij hem, zoals God had bepaald.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Abramo chiamò Isacco il figlio che gli era nato, che Sara gli aveva partorito
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.A nazval Abraham jméno syna svého, kterýž se mu narodil, jehož porodila Sára, Izák.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Áp - ra-ham đặt tên đứa trai mà Sa-ra đã sanh cho mình là Y-sác .
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Áp-ra-ham đặt tên đứa trai mà Sa-ra đã sanh cho mình là Y-sác.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Avraam a pus fiului său nou născut, pe care i -l născuse Sara, numele Isaac.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.e, Abraão pôs no filho que lhe nascera, que Sara lhe dera, o nome de Isaque.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.És nevezé Ábrahám az õ fiának nevét, a ki néki született vala, a kit szûlt vala néki Sára, Izsáknak:
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.In Abraham je imenoval sina svojega, ki se mu je rodil, ki mu ga je porodila Sara, Izaka [T. j. smeh.]
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.I nazwał Abraham imię syna swego, który mu się urodził, którego mu urodziła Sara, Izaak.
İbrahim Saranın doğurduğu çocuğa İshakfı adını verdi.Ja Aabraham nimitti poikansa, joka hänelle oli syntynyt, sen, jonka Saara oli hänelle synnyttänyt, Iisakiksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod