Ana içeriğe geç
Sözlük

sara ile cümle

sara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuç olarak bütün saray muhafızları dahil, herkes Mesih uğruna zincire vurulduğumu öğrendi.So that my bonds in Christ are manifest in all the palace, and in all other places;
(Duman) İnsanları sarar.Which would envelope mankind.
Gerçekten o, sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.It will throw out sparks as logs of wood
Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Sonunda, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik.So We opened up the earth and sunk him and his mansion.
Ona, saraya gir dendi.She was invited to enter the court.
Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri, her yanı saran, kaplayan günden korkarlar.Those who fulfil their vows and fear the Day whose evil shall be diffused far and wide,
Öylesine ateş ki yürekleri sarar, kaplar.Which penetrates the hearts
Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik.So We opened up the earth and sunk him and his mansion.
İnsanları kuşatıp sarar.Which would envelope mankind.
O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,When the Lote-tree was covered over with what it was covered over;
Ki o gün şiddetle sarsacak olan saracaktır.The day the convulsive (first blast) shatters convulsively
Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik.So We opened up the earth and sunk him and his mansion.
O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.It will throw out sparks as logs of wood
(Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Derken biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik.So We opened up the earth and sunk him and his mansion.
Gözleri düşük, kendilerini bir alçaklık saracak da saracak.Eyes lowered, shame attending.
O, saray gibi kıvılcımlar atar.It will throw out sparks as logs of wood
Sonra da bizim sarayımızda senelerce kalmış, ömrünün bir kısmını bizimle geçirmiştin?”And you lived a number of years of your life with us.
Kraliçeye: “Buyurun, saraya girin” denildi.She was invited to enter the court.
Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
Süleyman: “Bu, sırçadan yapılmış şeffaf bir saraydır.”(Solomon) told her: "This is paved with tiles of glass."
O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.Which would envelope mankind.
O, birer saray gibi kıvılcımlar atar.It will throw out sparks as logs of wood
Onu bürüyüp saran gece hakkı için!The night when it covers him over,
Biz zalimler için onları çepeçevre saracak bir ateş hazırladık.We have prepared for the sinners a fire which will envelope them in its tent.
Onlardan arta kalanlar, çökmüş çatılar, terkedilmiş kuyular ve ıssız saraylardı...How many a well and fortress reinforced lie abandoned!
Sarayın salonunu görünce, su havuzu sanarak bacaklarını sıvadı.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
İnsanları çepeçevre saracaktır; bu acı bir azaptır.Which would envelope mankind. That would be a grievous affliction.
Kıvılcımlar saçar, saraylar gibi...It will throw out sparks as logs of wood
(Duman) İnsanları sarar. Bu, acı bir azabdır.Which will envelop the people; this is a painful punishment.
Onlara, işledikleri kötü şeyler belli olur; alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarar.And the evils they earned appeared to them, and the thing they used to mock at descended upon them.
İnsanları kuşatıp sarar. İnletici bir azaptır bu.Which will envelop the people; this is a painful punishment.
Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu.“When your sister went, then said, ‘Shall I show you the people who may nurse him?’
Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu.when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?"
Bir rüzgar göndersek de yeşilliklerin sarardığını görseler hemen nankörlüğe başlarlar.But if We loose a wind, and they see it growing yellow, they remain after that unbelievers.
Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöp yapar.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Sonra o kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöpe çevirir.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
O'nun düzlüklerinde saraylar kuruyorsunuz, dağlarını yontup ev yapıyorsunuz.You make for yourselves mansions on its plains, and carve out dwellings in the mountains.
"Onları yöneten bir kadın buldum. Kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir sarayı var."I found a woman ruling over them, and she was given of everything, and she has a magnificent throne.
Ne var ki daha sonra o bitki kurur, sararır ve sonunda çerçöp olur.But then it withers, and you see it yellowing, and then it becomes debris.
Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün.Then they wither and you see them turn yellow.
Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün.Then they wither and you see them turn yellow.
Sonra ekin kurur da sen onu sararmış görürsün.Then they wither and you see them turn yellow.
Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün.Then He brings forth with it crops of diverse hues. Then they wither and you see them turn yellow.
Fakat alay ettikleri gerçek, o maskaralık edenlerin üzerine inip her taraflarından sararak mahvetti.Then those who ridiculed them were besieged by what they used to deride.
Daha sonra onlar kurur, sen onu sararmış vaziyette görürsün.Then He brings forth with it crops of diverse hues.
Sonra o kurur ve onu sararmış görürsün.Then they wither and you see them turn yellow.
Kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir sarayı var."She possess everything and has a great throne.
Copyright 2001- 2003 Sarang Lakare Copyright 2003- 2004 Olaf Schmidt Copyright 2008 Matthew WoehlkeCopyright 2001-2003 Sarang Lakare Copyright 2003-2004 Olaf Schmidt Copyright 2008 Matthew Woehlke
Sarang LakareSarang Lakare
İleri SarA button on a Remote ControlFast Forward
Geriye SarA button on a Remote ControlRewind
Sarandëalbania_ districts. kgmSarandë
Saraybosnaworld. kgmSarajevo
Sarajevo- Romanija or Sokolacbosnia- herzegovina. kgmSarajevo-Romanija or Sokolac
Sarawakmalaysia. kgmSarawak
Saranganiphilippines. kgmSarangani
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sara ile cümle - Sayfa 17 - sara kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App