sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.Listening to sad music makes me happy.
Ben sık sık hüzünlü şarkılar dinlerim.I often listen to sad songs.
Dünyanın en hüzünlü şarkısı nedir?What's the saddest song in the world?
Onlar da çok şarkı biliyordu.They knew a lot of songs, too.
Şarap kırmızıydı.The wine was red.
O benim şarkım!That's my song!
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Şarap sever misin?Do you like wine?
Tom geçen ay şartlı tahliye edildi.Tom was paroled last month.
Tom benim sınıfımda en iyi şarkıcı.Tom is the best singer in my class.
Tom üç kez şartlı tahliyeyi ihlal etti.Tom has violated his parole three times.
Samanyolu galaksimize en yakın sarmal gökada Andromeda'dır.The spiral galaxy closest to our Milky Way galaxy is Andromeda.
Tom'un en sevdiği şarkı Vangelis'in Ateş Arabalarıdır.Tom's favorite song is Chariots of Fire by Vangelis.
Samanyolu sarmal bir gök adadır.The Milky Way is a spiral galaxy.
Ben müzikle ilgili değilim ama duşta şarkı söylemeyi severim.I am not musical, but I like to sing in the shower.
Tom piyano çaldı ve Mary şarkı söyledi.Tom played the piano and Mary sang.
O şarkının salsa sürümünü dinledin mi?Have you listened to the salsa version of that song?
O şarkının salsa versiyonunu dinledin mi?Have you listened to the salsa version of that song?
Senin en sevdiğin şarkı nedir?What is your favourite song?
Dan son zamanlarda birine sarıldı mı?Has Dan hugged anyone recently?
Benim doğal saç rengim sarıdır.My natural hair colour is blond.
Dan'in idam cezası şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse çevrildi.Dan's death sentence was commuted to life in prison without parole.
Sen gençken hangi şarkıcılar popülerdi?What singers were popular when you were young?
Koroda şarkı söylüyorsun, değil mi?You sing in the choir, don't you?
Biraz sarhoşsun, değil mi?You're a little drunk, aren't you?
Bir kadeh şaraba ne dersin?How about a glass of wine?
Tom gerçekten bir bardak şarap içti mi?Did Tom really drink a glass of wine?
Tom Mary'ye bir bardak şarap doldurdu.Tom poured Mary a glass of wine.
Bu iyi bir şişe şarap.This is a good bottle of wine.
En pahalı şarabın nedir?What's your most expensive wine?
Tom'un düğünümüzde çaldığının hangi şarkı olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what song it was that Tom sang at our wedding?
O şarkıyı çalmayı bana öğretebilir misin?Can you teach me how to play that song?
Ne kadar iyi şarkı söylersin?How well do you sing?
Tom ne tür şarkılar söyler?What kind of songs does Tom sing?
Duşta şarkı söylediğini duyduğum sen miydin?Was that you I heard singing in the shower?
Tom'un sarkastik davrandığını düşünüyor musun?Do you think Tom was being sarcastic?
Sarkastik davrandığımı düşündün mü?Did you think I was being sarcastic?
Son zamanlarda herhangi birine sarıldın mı?Have you hugged anyone recently?
Tom'un herkesin önünde şarkı söylediğini hiç duymadım.I've never heard Tom sing in public.
Hâlâ kalan yarım şişe şarabımız var.We still have half a bottle of wine left.
O şarkının Fransızcada daha iyi ses verdiğini düşünüyorum.I think that song sounds better in French.
Bir şişe şarabın yeterli olacağından emin misin?Are you sure one bottle of wine is going to be enough?
Annem beni asla sarhoş görmedi.My mother has never seen me drunk.
Bir sarhoşla asla tartışma.Never argue with a drunk.
Tom kilise korosunda şarkı söyler.Tom sings in the church choir.
Ne tür şarap getirmeliyim?What kind of wine should I bring?
Tom benden çok daha iyi bir şarkıcı.Tom is a much better singer than I am.
Paskalyadan önceki cuma günü şarkı söyleyip dans edemezsin.You can't sing and dance on Good Friday.
Dan eve çok sarhoş geldi.Dan came home very drunk.
Tom bir şarap garsonudur.Tom is a sommelier.
Tom ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.Tom and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
Bu şarkıyı kafamdan atamıyorum.I can't get this song out of my head.
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
Erkek kardeşi esmer olduğunda onun nasıl bu kadar sarışın olduğunu anlayamıyorum.I can't understand how she can be so fair when her brother is swarthy.
Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.When riding the escalator, please hold the handrail and stand inside the yellow line.
Şarap sindirime yardımcı olur.Wine helps with digestion.
O sarhoşken kuzenim, İsa'nın her gece onunla konuştuğunu söyledi.My cousin, who was a drunk, said that Jesus talked to him every night.
O şarkının korosunu dinlemedim.I did not listen to the chorus of that song.
İtiraf ediyorum, biraz sarhoştum.I admit that I was a little drunk.
Ben biraz sarhoş olduğumu itiraf ediyorum.I admit that I was a little drunk.