sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gerçekten şarkı söylemek zorunda mıyız?Do we really have to sing?
Tom şarkı söylemeye söz verdi mi?Has Tom promised to sing?
Söylediğin şarkılardan herhangi birini sevmiyorum.I don't like any of the songs that you sing.
Az önce söylediğin şarkıyı kim yazdı.Who wrote that song you just sang?
Tom Mary'nin şarkı söyleme tarzını beğenmedi.Tom didn't like the way Mary sang.
Özellikle söylediğin son şarkıyı sevdim.I especially liked the last song you sang.
Tom'un istediği şarkıyı hiç kimse bilmiyordu.No one knew the song that Tom requested.
Kim bu şarkıyı popüler yaptı?Who made this song popular?
Tom'un senin şarkını çok fazla sevdiğini sanmıyorum.I don't think Tom liked your song very much.
Tom'un şarkı söylemesi gerçekten beni etkiledi.Tom's singing really impressed me.
Onların ikisi de bana sarıldı.Both of them hugged me.
Bir çocukken baban size çok sarılır mıydı.Did your father hug you much when you were a kid?
Buraya gel. Bir sarılmaya ihtiyacım var.Come here. I need a hug.
Tom'un onun hakkında yazdığın şarkıyı sevdiğini sanmıyorum.I don't think Tom liked the song you wrote about him.
Bu, bu grup tarafından en sevdiğim şarkı.This is my favorite song by this group.
Sarhoş olmak için yeterince içelim.Let's drink enough to get drunk.
Onlar sarhoş değildi.They weren't drunk.
Biz sarhoş değildik.We weren't drunk.
Herkes sarhoş.Everyone is drunk.
Sanırım biraz sarhoşum.I guess I'm a little drunk.
Yakında hepimiz sarhoş olacağız.We'll all soon be drunk.
Tom körkütük sarhoştu.Tom was dead drunk.
Yakında hepimiz araba süremeyecek kadar sarhoş olacağız.We'll all soon be too drunk to drive.
Tom hem şarkı söyleyebilir hem de dans edebilir.Tom can both sing and dance.
Telefon şarj cihazını bulamıyorum.I can't find my phone charger.
Gerçekten bir sarışın mısın?Are you really a blonde?
Tartışarak boşa zaman sarfetmeyin.Let's not waste time arguing.
Bu, albümde en sevdiğim şarkı.This is my favorite song on the album.
Sana tekrar sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you again.
u şarkı ne hakkında?What's this song about?
Ben bir şarkıcı değilim.I'm not a singer.
Tom, Mary'nin beyaz elbisesinin her yerine kırmızı şarap döktü.Tom spilled red wine all over Mary's white dress.
Ablam şarkı söylemede iyidir.My older sister is good at singing.
Ben sadece sarı araba satın alırım.I only buy yellow cars.
Mary'nin uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.Mary has long blond hair and blue eyes.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
Mary bana baktı ve ona sarılmamı istedi.Mary looked at me and asked me to hug her.
Şarkı söylemek ister misin?Do you want to sing?
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Bir şarkı söylüyorum.I'm singing a song.
Sen Mary'ye sarıldın.You hugged Mary.
Oğlan sarı çiçekleri topluyor.The boy is picking yellow flowers.
O, o zaman şartlı olarak tahliye edilmişti.He was on parole then.
Neden herkes ona sarılıyor?Why is everybody hugging him?
Biz onlara sarıldık.We hugged them.
Onlar ona sarıldılar.They hugged him.
Ben ona sarıldım.I gave him a hug.
Onların bana bir şarkı çalmasını istedim.I asked them to play me a song.
Bu adamların Tom'un şarkı söylemesini gerçekten duymak istediklerini sanmıyorum.I don't think these guys really want to hear Tom sing.
Tom iyi şarkı söyler.Tom sings well.
Bu şarkıyı Tom için yazdım.I wrote this song for Tom.
Tom bir şarkıcı olarak iyi tanınır.Tom is well known as a singer.
Tom geriye Mary'ye koştu ve ona sarıldı.Tom ran back to Mary and hugged her.
Tom bir şişe şarabını tıpasını çıkardı.Tom uncorked a bottle of wine.
Tom kendini sıcak bir battaniyeye sardı.Tom wrapped himself in a warm blanket.
Tom kendisi için bir bardak şarap doldurdu.Tom poured a glass of wine for himself.
Tom zaferi şarapla kutluyor.Tom was celebrating the victory with wine.
Dan şartlı tahliyesini üç kez ihlal etti.Dan violated his parole three times.
Dan geçen ay şartlı olarak tahliye edildi.Dan was paroled last month.
Açıkçası Mary sarhoştu.Mary was obviously drunk.