sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sarı olanını alacağım.I'll take the yellow one.
Kral bir zamanlar o sarayda yaşıyordu.The king once lived in that palace.
İngilizce şarkı söyleyelim.Let's sing the English song.
Şarap bardağına dikkat etmelisin.You must be careful with the wine glass.
Rock şarkıcısı sahneye çıktığında, konserindeki izleyici yüksek sesle alkışladı.When the rock singer appeared on the stage, the audience at the concert clapped loudly.
Eğer varsa, şişede kalmış biraz şarap var.There is little, if any, wine left in the bottle.
Başarılı konser turu bir şarkıcı olarak onun ününü kurdu.The successful concert tour established her reputation as a singer.
Bardak şarap dolu.The glass is full of wine.
Ağustos böcekleri şarkı söylüyorlar.Cicadas are singing.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Bifteğe çoğu zaman kırmızı şarap eşlik eder.Steak is often accompanied by red wine.
Biftek ve kırmızı şarap iyi bir kombinasyon yapar.Steak and red wine make a good combination.
Şarkı söylemeye devam etmeliydin.You should have gone on singing.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out as long as you come back soon.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out only if you come back soon.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla gidebilirsin.Provided you come back soon you may go.
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?Could I have a glass of white wine?
John diğerlerinden çok daha iyi bir şarkıcıdır.John is a far better singer than the others.
John birçok şişe şarap içti.John drank many bottles of wine.
John sahnede hangi şarkıyı söyledi?What did John sing on the stage?
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John played guitar and his friends sang.
Judy iyi bir şarkıcı değil, değil mi?Judy isn't a good singer, is she?
Jeff ve Mia boşanmayı önlemek için son bir çaba sarfediyorlar.Jeff and Mia are making a last ditch effort to avoid a divorce.
Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.Jane had a yellow ribbon in her hair.
Jane bazı Japonca şarkılar söyleyebilir.Jane can sing some Japanese songs.
Jane şarkı söyleyecek mi?Will Jane sing?
Sarah paralarının geri verilmesini talep etti.Sarah demanded that she be given a refund.
Sammy Davis mükemmel bir şarkıcıydı.Sammy Davis was an excellent singer.
Biraz elma şarabı istiyorum, lütfen.I'd like some cider, please.
Bir şarkı söyleyelim.Let's sing a song.
Şarkıcının hastalığından dolayı konser gelecek haftaya kadar ertelendi.The concert was held over till the following week because of the singer's illness.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kızarır veya sararır.These green leaves turn red or yellow in fall.
Lütfen bu hediyeleri birlikte sarın.Please wrap these gifts up together.
Bu mükemmel bir şaraptır.This is excellent wine.
Bu en sevdiğin şarkı mı?Is this your favorite song?
Bu onun bir pop şarkıcısı olarak başarılı olmasının nedenidir.This is the reason that she succeeded as a pop singer.
Bu yemek güçlü bir sarımsak lezzetine sahip.This dish has a strong flavor of garlic.
O kalıntılar bir zamanlar görkemli bir saraydı.Those ruins were once a splendid palace.
Ben bu et yemeğini senin en iyi beyaz şarabınla yemek isterim.I'd like to have this meat dish with your best white wine.
Bu batarya şarjlı.This battery is charged.
Bu teklif şartlarımızı karşılamıyor.This offer does not meet our requirement.
Bu saray zengin kral için inşa edilmiştir.This palace was built for the rich king.
Bu kural her şartta geçerlidir.This rule applies to all cases.
Bu şarkı bana çocukluğumu hatırlatıyor.This song reminds me of my childhood.
Bu şarkı bana lise günlerimi hatırlatıyor.This song reminds me of my junior high school days.
Bu şarkı bana mahallemi hatırlatır.This song reminds me of my hometown.
Bu şarkı bana her zaman çocukluğumu hatırlatıyor.This song always reminds me of my childhood.
Bu şarkıyı söyleyebilir misin?Can you sing this song?
Bu şarkı Japonya'da çok popüler.This song is very popular in Japan.
Bu şarkı kızlar tarafından sevilmiyor.This song is not loved by girls.
Bu şarkı beni mutlu ediyor.This song makes me happy.
Bu şarkı bana eski güzel günleri hatırlattı.This song reminds me of the good old days.
Bu şarkı bana eski güzel günleri hatırlatıyor.This song reminds me of the good old days.
Bu şarkı bize tanıdık.This song is familiar to us.
Bu şarkıyı öğrenmesi kolaydır.This song is easy to learn.
Bu şarkı üzücü görünüyor.This song sounds sad.
Bu şarkı bir aşk şarkısı.This song is a love song.
Bu şarkı herkes tarafından bilinir.This song is known to everyone.
Bu şarkı Foster tarafından yazıldı.This song was written by Foster.
Onlar bu şarkıyı seviyorlar.They love this song.

İlgili Sayfalar