sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir şişe kırmızı şarap açtım.I opened a bottle of red wine.
Şarkı söylememeye söz veriyorum.I promise not to sing.
Gerçekten bir sarılmaya ihtiyacım var.I really need a hug.
Süt, şaraptan daha besleyicidir.Milk is more nutritious than wine.
Bir bardak şaraba daha ne dersin?How about another glass of wine?
Sanırım Tom sarhoştu.I think Tom was drunk.
Tom'un sarhoş olduğunu düşünüyorum.I think Tom was drunk.
Şarkı söylemeni duymak istiyorum.I'd like to hear you sing.
Niçin dışarı çıkıp sarhoş olmuyoruz?Why don't we go out and get drunk?
O şarkıyı nasıl çalacağımı hâlâ hatırlarım.I still remember how to play that song.
Sanırım Tom çok iyi bir şarkıcı değil.I think Tom isn't a very good singer.
Sanırım Tom sarhoş olabilir.I think Tom might be drunk.
Sarı kağıdı kesmek için o makası kullanacağım.I will use that pair of scissors to cut the yellow paper.
Bu şarkıdan hoşlanmıyorum.I don't like this song.
Dedemin göğsünde bir şarapnel parçası var.My grandfather has a piece of shrapnel in his chest.
O şarkıcının berbat bir sesi var.That singer has an awful voice.
O bir şarkıcı.She is a singer.
Favori şarkım "Hotel Tatoeba"dır.My favorite song is "Hotel Tatoeba".
O ağlarken ona sarıldı.He hugged her while she cried.
Bu şartlar altında çalışmak istemiyorum.I don't want to work under these conditions.
Bir park bankında genç bir çiftin sarıldığını gördüm.I saw a young couple cuddling on a park bench.
Şarkılardan herhangi birini bilmiyordum.I didn't know any of the songs.
Şarkılardan hiçbirini bilmiyordum.I didn't know any of the songs.
Şarkıların çoğunluğu ilginç olmadı.The majority of the songs became uninteresting.
Eski şarkılar çok, çok daha iyiydi.The old songs were much, much better.
En büyük hırsım bir opera şarkıcısı olmaktır.My greatest ambition is to be an opera singer.
Arkadaşlarım ben sarhoşken daha iyi Fransızca konuştuğumu söylüyorlar.My friends say I speak better French when I'm drunk.
Dün geceye kadar, hiç Fransızca şarkı söylemedim.Until last night, I had never sung in French.
Birlikte birkaç Fransızca şarkı söyleyelim.Let's sing some French songs together.
Tom birkaç Fransızca şarkı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn some French songs.
Fransızca birkaç şarkı yazdım.I've written several songs in French.
Bize Fransızca bir şarkı söyler misin?Would you sing us a song in French?
Fransızca şarkılar yazmayı severim.I like to write songs in French.
Tom bazı Fransızca şarkılar söyleyebilir.Tom can sing some French songs.
Tom bazen Fransızca şarkı söyler.Tom sometimes sings in French.
Fransızca bir şarkı yazıyorum.I'm writing a song in French.
Hiç Fransızca şarkı söyledin mi?Have you ever sung in French?
Birkaç Fransızca şarkı biliyorum.I know a few French songs.
Ne pahasına olursa olsun şarkıcı olmak istiyorum.I want to become a singer, at any cost.
Bedeli ne olursa olsun şarkıcı olmak istiyorum.I want to become a singer, at any cost.
Bu gece sarhoş oluyorum!Tonight I'm getting drunk!
Tom Mary'nin şarkı söylemesinden büyülendi.Tom was entranced by Mary's singing.
Üzgün olduğumda bu şarkıyı dinlerim.I listen to this song when I'm sad.
Tom her zaman akortsuz şarkı söyler.Tom always sings out of tune.
O gitmemi engellemek için bana sarıldı.She held on to me to prevent me from going.
Ben Saraybosna'da yaşıyorum.I live in Sarajevo.
Bu şarkıyı gerçekten beğeniyorum.I really like this song.
Hiç Buckingham Sarayını gördün mü?Have you ever seen Buckingham Palace?
Şarkı söyleyişini seviyorum.I love the way you sing.
Şarkı söyleyişinizi seviyorum.I love the way you sing.
Bir sarhoş yüzmeye gitti ve neredeyse boğuluyordu.A drunk went swimming and nearly drowned.
Bu şarap şişesini özel bir durum için saklıyorum.I'm saving this bottle of wine for a special occasion.
Tom onun ona verdiği bir şişe şarap için Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for the bottle of wine she gave him.
Tom sol elinde şarapla dolu bir bardak tutuyordu.Tom held a glass filled with wine in his left hand.
Tom ve Mary yazdıkları şarkıyı söyledi.Tom and Mary sang the song they had just written.
Şarabı açacağım ve havalandıracağım.I'm going to open the wine and let it breathe.
Tom Mary'den biraz daha sarsılmış gibi görünüyor.Tom seems to be a bit more shaken than Mary.
Tom bulaşıkları yıkarken bir şarkı söyledi.Tom sang a song while he washed the dishes.
Tom mantarı şarap şişesine geri koydu.Tom put the cork back into the wine bottle.
Tom bana çok eski bir şişe şarap sundu.Tom offered me a very old bottle of wine.