sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun şarkıları biraz kötü olduğu için herkesin önünde şarkı söylemekten nefret ediyor.He hates singing in public because his songs are kind of bad.
Eminim ki ondan büyük bir şarkıcı olacak.I am sure that she will become a great singer.
Ben çok fazla karaoke şarkı söyledim ve şimdi boğazım ağrıyor.I sung too many karaoke songs, and now my throat hurts.
Bu arada ben son üyeleri, ne de onların yeni şarkılarını biliyorum.Among other things, I don't know the recent members, nor their new songs at all.
O şarkının Fransızca söylenildiğini duydum.I have heard that song sung in French.
Bu şarkının Fransızca versiyonunu duydum.I've heard the French version of this song.
Onunla dost şartlarda kalmaya çalıştım ama bu imkansızdı.I tried to stay on friendly terms with her, but it was impossible.
O şarkının sözleri nedir?What are the lyrics to that song?
Ben Aimer'in şarkılarını seviyorum.I love Aimer's songs.
Keşke sana büyük bir doğum günü sarılması verebilsem.I wish I could give you a big birthday hug.
Tom Mary'nin daha yüksek sesle şarkı söylemesini istedi.Tom asked Mary to sing louder.
Bataryamın şarjı bitmiş.My battery is dead.
O, sarı evde yaşıyor.He lives in the yellow house.
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Geleneksel şarkıları söylemekten hoşlanır.He likes singing traditional songs.
Kate'nin şarap içmesine izin vermez.He doesn't allow Kate to drink wine.
Lucy kesinlikle pop şarkıcısıyla evlenecek.Lucy will definitely get married to the pop singer.
Mary'nin gençken harika bir şarkıcı olduğu söyleniyor.Mary is said to have been a great singer when she was young.
Onlar, Mary'nin gençken harika bir şarkıcı olduğunu söylüyorlar.They say that Mary was a great singer when she was young.
Kız arkadaşım için şarkı mı söylüyorsun?Are you singing to my girlfriend?
Yaşlı bir bayan bana şarkı söyledi.An old lady sang to me.
Mike, uçaklar genellikle böyle sarsar mı?Mike, do planes usually shake like this?
Şarkısını söylerken bana gülümsedi.She smiled at me while she sang a song.
Ben şaraptan hoşlanmam.I don't like wine.
Melekler şimdi şarkı söylüyor.Angels are now singing.
O yeni şarkının adı "Lollipop"tur.That new song is called "Lollipop".
Tüm sarışınlar aptal değildir.Not all blondes are stupid.
Babamı sarhoş görmekten hoşlanmıyorum.I don't like seeing Dad drunk.
Dün güzel bir şarkı dinledim.Yesterday I heard a beautiful song.
Şarkının melodisini hatırlayamıyorum.I can't remember the melody of that song.
Bir muz yaprağı ile pastayı sarın.Wrap the pastry with a banana leaf.
Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my brother a yellow umbrella.
Görünüşe göre Mary gene sarhoş.It looks like Mary is drunk again.
Yer sarsıntısı bana kalp sarsıntısı veriyor.Earthquake gives me heartquake.
O şarkının ismini hatırlayamamıştım.I wasn't able to remember the title of that song.
O şarkının ismini hatırlayamıyordum.I wasn't able to remember the title of that song.
O şarkının ismini hatırlayamadım.I wasn't able to remember the title of that song.
O şarkının başlığını hatırlayamadım.I couldn't remember the title of that song.
Ne kadar zorladıysam da şarkının ismini hatırlayamadım.No matter how hard I tried, I couldn't remember that song's title.
Ben biraz sarhoşum. Ben şimdi içmeyi durdurmam gerektiğini düşünüyorum.I'm a bit drunk. I think I should stop drinking now.
İyi kaliteli şarap söz konusu olduğunda hiçbir ülke Fransa'ya rakip olamaz.When it comes to good quality wine, no country can rival France.
Keşke daha iyi şartlar altında görüşebilseydik.I wish we could have met under better circumstances.
Saçımı sarıya boyadım.I dyed my hair blonde.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
Sadece, şarkı söylemeyi seviyorum!I just like singing!
Ben Çingene şarkıları söylerim.I sing Gypsy songs.
Telefonunu şarj et.Charge your phone.
Onlar sarı.They are yellow.
Sarhoş insanlar çok eğlencelidir.Drunk people are so entertaining.
Hüzünlü şarkılar söylemeyi sevmez.She doesn't like to sing sad songs.
Tom sarhoş ve çıplak şekilde sokaklarda koşuyordu.Tom was running around the streets drunk and naked.
Haberi duyduğunda benzi sarardı.She turned pale when she heard that news.
Ne zaman o şarkıyı duysam belli bir kızı düşünürüm.Whenever I hear that song, I think of a certain girl.
O şarkıyı ne zaman duysam çocukluğumu düşünürüm.Whenever I hear that song, I think of my childhood.
O şarkıyı duyduğumda, o bana çocukluğumu hatırlattı.When I heard that song, it reminded me of my childhood.
O şarkıyı duyduğumda bana bir çocuk olduğum zamanı hatırlattı.When I heard that song, it reminded me of when I was a kid.
O şarkı bana yuvamı hatırlatıyor.That song reminds me of my home.
Bu şarkıyı duyduğumda memleketimi düşünüyorum.When I hear that song, I think about my hometown.
Bu şarkıyı dinlediğim zaman büyüdüğüm yeri düşünüyorum.When I hear that song, I think about the place where I grew up.
Ben o şarkıyı ne zaman duysam daha genç günlerimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I think of my younger days.

İlgili Sayfalar