sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir bardağa biraz şarap koydu.Tom poured some wine into a glass.
Tom biraz sarsılmış görünüyor.Tom looks a little shaken.
Tom ve Mary aynı şartlarda.Tom and Mary are in the same boat.
Ahenksiz şarkı söylesen bile, bize katıl.Even if you sing out of tune, join us.
Siz hediyeleri sarıncaya kadar biz gidemeyiz.We can't leave until you wrap the presents up.
O her zaman gizemli bir hava tarafından sarılır.He was always wrapped by a mysterious air.
O her zaman tehlikeli bir hava tarafından sarılmıştı.He was always wrapped by a dangerous air.
O her zaman karanlık bir havayla sarılır.He was always wrapped by a dark air.
Tom yetenekli bir şarkıcıdır.Tom is a talented singer.
Ben bira ve şarap içmekten hoşlanırım.I like drinking beer and wine.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi sever.He likes singing and dancing.
O gerçekten birayı ve her gün sarhoş olmayı seviyor.He really loves beer and gets drunk every day.
Yazar şarap içti.The writer drank wine.
Yazarlar, birçok şarkı biliyorlar.The writers know many songs.
Tom yıllarca şarkı söylemedi.Tom hasn't sung in years.
Bu şarkı uygun görünüyordu.This song seemed appropriate.
Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.I cannot believe you used to be blonde and tanned.
Biz hafta sonundan önce tüm şarkıları öğrenmek zorundayız.We have to learn all the songs before the end of the week.
O nadiren şarkı söyler ama sanırım bu gece söyleyecek.She rarely sings, but I think she will tonight.
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.I've always found this song to be so haunting.
Sarı elmalarımız var.We have yellow apples.
O sarhoş olduğunda o her zaman ağlar.She always cries when he is drunk.
Bizim evle karşılaştırıldığında, seninki bir saray.Compared to our house, yours is a palace.
Çok iyi şarkı söyler.He sings very well.
O çok iyi şarkı söyler.She sings very well.
Mario hangi şarkıyı söylüyordu?What was Mario singing?
O bana şarap içirip yemek verdi ve sonra yatağıma götürmek istedi!He wined me and dined me and then wanted to take me to bed!
Favori klasik rock şarkın nedir?What is your favorite classic rock song?
O bir şarkıcı değil ama bir aktris.She is not a singer, but an actress.
O, bana sarıldı.He gave me a hug.
Bana sıkı sarıl.Hug me tight.
Kim daha iyi şarkı söylüyor?Who sings better?
Doktor sarhoş hastayı muayene edemez.The doctor can't examine the patient being drunk.
Ona şarkı söylerken onun yüzü kızardı.Her face reddened as he sang to her.
O gerçekten sarhoş.He's really drunk.
Onlar profesyonel şarkıcı.They're professional singers.
Bir genç adam kapının önünde şarkı söylüyor.A young man is singing in front of the door.
Kırmızı mı yoksa beyaz şarabı mı tercih edersin?Do you prefer red or white wine?
Birkaç tane daha kadın şarkıcı gelebilse çok iyi olurdu.It'd be best if a few more female singers could come.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
O, duşta şarkı söylerken duyuldu.He was heard singing in the shower.
Bozhena oldukça sarışın; o bizim okuldaki en güzel kızdır.Bozhena is a pretty blonde; she is the prettiest girl in our school.
Sara'yı gelecek ay görecek misin?Will you see Sara next month?
Bir bardak şarap ister misiniz?Would you like a glass of wine?
Bir kadeh şarap içmeye ne dersin?How about we have a glass of wine?
Bu yeşil yapraklar güz aylarında kızarır veya sararırlar.These green leaves turn red or yellow in autumn.
Balık ve kırmızı şarap birlikte iyi gitmez.Fish and red wine don't go well together.
Çocuklar şarkı söylemeyi sever.Children love to sing.
O şarkı söylemeyi sever.She likes to sing.
Fransa'da büyük miktarda şarap tüketildi.In France, a great amount of wine is consumed.
İkimizin sarı saçı varken kızımızın kızıl saçı var.Our daughter has red hair while both of us have blonde hair.
O şarkı söylemeyi ve dans etmeyi sever.He likes to sing and dance.
Benim gibi ol ve bir kadeh şarap iç.Be like me and have a glass of wine.
O, bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.As a singer, she's well known.
O bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.She's well known as a singer.
Bu şarkıyı daha önce duyduk.We heard this song before.
Ha! ha! ha! Sarhoş bir sincap! bu çok komik olacak.Ah! Ah! Ah! A drunk squirrel! that will be very funny.
Sarhoş musun?Are you drunk?
Artık o boktan şarkıyı dinlemeye tahammül edemem!I can't stand listening that shitty song anymore!
Kadın bebeğe sarıldı.The woman hugged the baby.

İlgili Sayfalar