sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom son zamanlarda çok sayıda yeni şarkıları nasıl söyleyeceğini öğreniyor.Tom has recently been learning how to sing a lot of new songs.
Tom şarkı söylemede iyileşti.Tom got good at singing.
Tom hemen hemen her akşam sarhoş oluyor.Tom gets drunk almost every evening.
Tom'un canı sarhoş olmak istedi.Tom felt like getting drunk.
Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.Tom enjoys a glass of wine every now and then.
Tom Mary'nin o kadar iyi şarkı söyleyebildiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary could sing so well.
Tom Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.Tom developed a taste for French wine.
Tom çok şarap tüketir.Tom consumes a lot of wine.
Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.Tom claims he was drunk at the time.
Tom dün gece kesinlikle sarhoştu.Tom certainly was drunk last night.
Tom kesinlikle parmağını Mary'ye sardırdı.Tom certainly has Mary wrapped around his finger.
Tom kesinlikle şarabını seviyor.Tom certainly enjoys his wine.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Tom kesinlikle sarhoş gibi davrandı.Tom certainly acted drunk.
Tom hangi şarabın daha pahalı olduğunu anlayamaz.Tom can't tell which wine is more expensive.
Tom, pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between expensive wine and cheap wine.
Tom pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı tadamaz.Tom can't taste the difference between expensive wine and cheap wine.
Tom şarkı akortlarını hatırlayabiliyor, fakat bütün sözleri hatırlayamıyor.Tom can remember the chords to the song, but can't remember all the lyrics.
Tom garson kızdan şarap listesini istedi.Tom asked the waitress for the wine list.
Tom'u son gördüğümde bir kokarca kadar sarhoştu.The last time I saw Tom he was as drunk as a skunk.
Tom Mary'nin şarkı söylediğini ilk defa duymuyordu.It wasn't Tom's first time to hear Mary sing.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom got arrested from drunken driving.
Geçen hafta yaptığımız gibi gidip kör kütük sarhoş olalım.Let's go get snockered like we did last weekend.
O kadar sarhoş değilim.I'm not all that drunk.
O, uzun süre önce şarkı söyledi.He sang a long time ago.
İki saat şarkı söyledim.I sang for two hours.
Bir gökkuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit ve mordan oluşur.A rainbow consists of red, orange, yellow, green, blue, indigo and violet.
Onlar şarkı söylemiyorlar, birbirleri ile flört ediyorlar.They are not singing, they are flirting with each other.
Tom tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.Tom woke up strapped to a gurney.
Onlar şartları yerine getirmediler.They did not fulfill the conditions.
Neden şişede hiç şarap kalmamamış? Siz çocuklar, onu içtiniz mi?Why isn't there any wine left in the bottle? Did you kids drink it?
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Şarap, yaşlı erkeklerin sütüdür.Wine is the milk of old men.
Tom yüzlerce şarkı yazdı.Tom has written hundreds of songs.
Şartlar o kadar kolay değil.Things are not that simple.
Sara'nın 31 kalemi var.Sara has 31 pens.
Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.Red wine is not traditionally served with fish.
O ünlü bir şarkıcı oluyordu.He was becoming a famous singer.
Şarap içer misin?Do you drink wine?
Şarap mı içmeniz lazım?Do you need to drink wine?
Şarap içmeniz gerekiyor mu?Do you need to drink wine?
Bu şarkıyı kimin söylediğini biliyor musun?Do you know who sings that song?
Bugün bir rap şarkısı yazmaya başlıyorum.I'm starting to write a rap song today.
Rahibeler şarkı söylüyorlar.The nuns are singing.
O akılda kalıcı bir şarkı.It's a catchy song.
O çekici bir şarkı.It's a catchy song.
Bir sarhoş beni soydu.A drunk robbed me.
Beşinci Cadde ve Harvey Caddesinin köşesindeki şarküteride çok et vardır.There are a myriad of meats at the deli on the corner of Fifth and Harvey Street.
Onları ayrı ayrı sarar mısınız?Could you wrap them up separately?
Sarhoş değildim.I wasn't drunk.
Tom bana o şarkının nasıl çalınacağını öğretti.Tom taught me how to play that song.
Tom şarkı söyleyebileceğinden emin.Tom sure can sing.
O şarkıda Debussy'nin eserlerinden biri için bir ima var.There's an allusion to one of Debussy's works in that song.
Şimdi şarkı söylüyorum.I sing now.
Şarkı söyleyebilir misin?Can you sing the song?
Bu şarkıyı seviyorum!I love this song!
Bu benim şarkım!This is my song!
Ben sarhoş değildim.I was not drunk.
Tom uyuması için oğluna şarkı söyledi.Tom sang his son to sleep.
Tom bantı yeniden sardı.Tom rewound the tape.

İlgili Sayfalar