sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir bardak şarap içmek istiyorum.I'd like to have a glass of wine.
Ben şarabı daha çok soğutmak istiyorum.I want to chill the wine more.
Bir şişe şarap daha istiyoruz.We'd like another bottle of wine.
Biz biraz şarap içmek istiyoruz.We'd like to have some wine.
Şarap listesini görebilir miyim?May I see the wine list?
Şarap üzümden yapılır.Wine is made from grapes.
Şarap yiyeceği sindirmeye yardımcı olur.Wine helps digest food.
Kalan biraz şarap var.There is little wine left.
Çok fazla şarap nedeniyle sarhoştu.He was groggy from too much wine.
Şarap yemek yapabilir.Wine can make the meal.
Rock konseri iptal edildi çünkü şarkıcı hastalandı.The rock concert was called off because the singer fell ill.
Biz bir şişe roze şarabı istiyoruz.We'd like a bottle of rosé.
Lucy'nin pop şarkıcısıyla evleneceği kesin.It is certain that Lucy will marry the pop singer.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.Rika had a good time singing at the party.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Daha fazla çaba sarf et.Make more efforts.
Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Bana destek olman şartıyla onu yaparım.I will do it on condition that you support me.
Daha fazla çaba sarf etseydin, giriş sınavını geçerdin.If you had made more effort, you would have passed the entrance examination.
Sadece biraz daha çaba sarfetse, başarırdı.With just a little more effort, he would have succeeded.
Bir bardak şarap daha içer misin?Will you have another glass of wine?
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.They were all charmed by her song.
Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.Everybody sang at the top of their lungs.
Sanki sarhoş gibi görünüyor.She looks as if she were drunk.
Sarhoşmuş gibi görünüyor.She looks as if she were drunk.
Madeira bir şarabın adıdır.Madeira is the name of a wine.
Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.I began to sing when I was a youngster.
Mike iyi şarkı söylüyor.Mike sings well.
Mike iyi şarkı söyler.Mike sings well.
Beyaz Saray'ı kim tasarladı?Who designed the White House?
Cebinden bir kalem sarkıyor.A pencil is sticking out of your pocket.
Zilzurna sarhoş olduk.We got dead drunk.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Fransız şaraplarını sever misiniz?Do you like French wines?
Biraz Fransız şarabın var mı?Do you have any French wine?
Bana bir şişe şarap ver.Give me a bottle of wine.
Şarap bana göre değil.Wine is not to my taste.
Şarabı suyla bozmamalısın.You should not adulterate wine with water.
O bir gün bile şarapsız kalamayacağını söylüyor.He says he can't go without wine even for a day.
Onların başka şarapları yok.They have no more wine.
Üzümleri şarap yapıyoruz.We make grapes into wine.
Üzümler şarap haline getirilir.Grapes are made into wine.
Şişede kalmış biraz şarap var.There is little wine left in the bottle.
Bana Beatles'in bir şarkısını söyler misin?Will you sing me a Beatles' song?
Otobüs yukarı ve aşağı şiddetle sarstı.The bus rocked heavily up and down.
Partide bir sürü şarkı söyledik ve dans ettik.We did a lot of singing and dancing at the party.
Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.Garlic is used to improve the taste of food.
Sarımsak güçlü bir koku yayar.Garlic gives off a strong odor.
Nicole onun sevdiği şarkıcının öldüğünü duyunca, gözyaşlarına boğuldu.When Nicole heard that her favorite singer had died, she burst into tears.
Ne kadar da güzel şarkı söylüyor!How beautifully she sings!
Ne tür şarap tavsiye edersiniz?What kind of wine do you recommend?
Sizin hangi tür şarabınız var?What kind of wine do you have?
Bu arada onun sarhoş olduğunu fark ettim.I noticed, among other things, that he was drunk.
Tom şarkıcıyı tam olarak taklit edebilir.Tom can imitate the singer to a hair.
Tom konuşmasını güzel bir şarkıyla kapadı.Tom closed his speech with a beautiful song.
Her öğrenci okul şarkısını bilir.Every student knows the school song.
O şarkıcıyı her kız tanır.Every girl knows that singer.
Şarkıyı bir kez daha söyle lütfen.Sing the song once more, please.
Kapıda bekleyen adam, ünlü bir şarkıcıdır.The man standing by the door is a famous singer.

İlgili Sayfalar