sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin şarkı söylediğini asla duymadı.Tom has never heard Mary sing.
Tom Mary'yi sarhoş etti.Tom got Mary drunk.
Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.Tom gave Mary some good advice about how to write songs.
Tom Mary'nin barlarda şarkı söylemesini onaylamadı.Tom disapproved of Mary singing in bars.
Tom ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.Tom can go hear Mary sing at that club whenever he wants to.
Tom, en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı ve Mary onunla birlikte söylemeye başladı.Tom began to sing his favorite song and Mary harmonized with him.
Tom Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to play that song on the flute.
Eskiden konser verdiğimde Tom ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.Tom and Mary were my backup singers back when I used to perform.
Tom, Mary'nin şarkı söyleme yeteneğine hayran.Tom admires Mary's singing ability.
Eğer doğru hatırlıyorsam, o, Tom'un Mary'nin düğününde söylediği şarkı.If I remember correctly, that's the song Tom sang at Mary's wedding.
Tom'un Mary kadar iyi şarkı söyleyip söylemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom can sing as well as Mary.
Tom'a sarıldıktan sonra, Mary valizini aldı ve gitti.After hugging Tom, Mary picked up her suitcase and left.
Hangisini daha çok seversin, beyaz şarap mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you like better, white wine or red wine?
Hangisini tercih edersin, beyaz mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you prefer, white wine or red wine?
Şaraptan hoşlanmazdım fakat şimdi çok hoşlanıyorum.I didn't use to like wine, but now I like it a lot.
Şarabı sevmezdim fakat şimdi çok seviyorum.I didn't use to like wine, but now I like it a lot.
Kırmızı şarap, lütfen.Red wine, please.
O şarkı söylerken ben burada oturacağım.I'll be sitting here while he's singing.
Tom onu son gördüğümde zil zurna sarhoştu.Tom was as drunk as a skunk that last time I saw him.
Ben sözlerine bakmadan bu şarkıyı söyleyebilirim.I can sing this song without looking at the lyrics.
Tom o şarkıcıyı mükemmel şekilde taklit edebilir.Tom can imitate that singer perfectly.
O her zaman duşta şarkı söyler.He always sings while having a shower.
O her zaman duş alırken şarkı söyler.He always sings while having a shower.
Aniden, annem şarkı söylemeye başladı.Suddenly, my mother started singing.
Tom sokakta yatan bir sarhoşu fark etti.Tom noticed a drunk lying in the street.
Kızım beyin sarsıntısı geçirdi.My daughter had a concussion.
O piyano çalıyordu ve o şarkı söylüyordu.He was playing the piano and she was singing.
Onun şarkılarının hepsi zirve oldu.All of her songs became hits.
Onun şarkılarının hepsi hit oldu.All of her songs became hits.
Saray büyük kraliyet lehinde eğleniyordu.The courtier was enjoying great royal favor.
Beyaz Saray ile bağlantılarım var.I have contacts in the White House.
Yapraklar sarı!The leaves are yellow!
Şarkı söylemeni istiyorum.I want you to sing.
Bu şarkıyı biliyor musunuz?Do you know this song?
Kalbim yeşil ve sarıdır.My heart is green and yellow.
Biz size bir şarkı söylemek istiyoruz.We'd like you to sing a song.
Bazı şarkılar söylemeni istiyoruz.We'd like you to sing some songs.
Birkaç şarkı söylemeni istiyoruz.We'd like you to sing some songs.
Ben onun şarkısını hiç dinlemedim.I have never heard her song.
Onun büyük bir şarkıcı olacağına eminim.I'm sure she will become a great singer.
Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Sarhoş araba sürme ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Çok fazla şarap içtim ve baş dönmesi oldu.I drank too much wine, and became dizzy.
Gençler halk şarkıları söylüyorlardı.The youngsters were singing folk songs.
Şarkıcı vahşi çakallar tarafından öldürüldü.The singer was killed by wild coyotes.
Bir bardak beyaz şarap, lütfen.A glass of white wine, please.
Tom'un favori Elvis Presley şarkısı "Jailhouse Rock."Tom's favorite Elvis Presley song is "Jailhouse Rock."
Mary'nin dün gece meyhanede söylediği şarkıyı Tom yazdı.Tom wrote the song that Mary sang last night at the pub.
Tom parti bile başlamadan önce tamamen sarhoştu.Tom was totally snockered before the party even began.
Tom, Mary'nin onun yeni şarkısını beğenip beğenmeyeceğini görmek istiyor.Tom wants to see if Mary likes his new song.
Tom Mary'den piyanoda onun için bir şarkı çalmasını istedi.Tom wanted Mary to play a song for him on the piano.
Tom en son ne zaman Mary ile birlikte şarap içtiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had drunk wine with Mary.
Tom bir kilise korosunda şarkı söyler.Tom sings in a church choir.
Tom, son kez Mary'ye sarıldığı zamanı hatırladı.Tom remembered the last time he had hugged Mary.
Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.Tom often drinks a little wine after dinner.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom never sings in public.
Tom rıhtımda ayaklarını suya sarkıtarak oturmayı sever.Tom likes to sit on the dock with his feet dangling in the water.
Tom duşta şarkı söylemeyi seviyor.Tom likes singing in the shower.
Tom sık sık saat onda sarhoş olur.Tom is often snockered by 10:00 a.m.
Tom anlaşma şartlarına uymadı.Tom has welshed on the agreement.