Ne sıklıkta çocuklarınıza sarılıyorsunuz?How often do you hug your children?
Bana zaten sarhoş olduğunu söyleme.Don't tell me you're already drunk.
Tom'a artık Mary'ye sarılmamasını söyle.Tell Tom not to hug Mary anymore.
Ne Tom ne de Mary, John'a sarıldı.Neither Tom nor Mary hugged John.
Artık Tom'a hiç sarılmıyorum.I don't ever hug Tom anymore.
Tom neden Mary'ye sarılmamalı?Why shouldn't Tom hug Mary?
Tom artık Mary'ye sarılmayacak.Tom won't hug Mary anymore.
Gerçekten Tom'a sarıldın mı?Did you actually hug Tom?
Tom neden Mary'ye sarılmalı?Why should Tom hug Mary?
Tom neden Mary'ye sarılmadı?Why didn't Tom hug Mary?
Sarılınabilir miyim?Could I get a hug?
Tom'a sarılmadım.I didn't hug Tom.
Tom ve Mary her ikisi de çok sarhoştu.Tom and Mary were both really drunk.
Tom, Mary'ye sıkıca sarıldı ve bir öpücük verdi.Tom gave Mary a big hug and a kiss.
Tom sarhoş olmak istemiyor.Tom doesn't want to get drunk.
Tom'un gür, sarı saçları var.Tom has thick blond hair.
Annesi Tom'a sarıldı.Tom's mother hugged him.
Tom partiden sarhoş ayrıldı.Tom left the party drunk.
Tom bacağımı sardı.Tom bandaged my leg.
Tom sarhoştu ama Mary değildi.Tom was intoxicated, but Mary wasn't.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar sarhoş görünmüyor.Tom doesn't seem to be as drunk as Mary seems to be.
Tom, Mary'nin eve sarhoş biçimde araç kullanarak gitmesini istemedi.Tom didn't want Mary to drive home drunk.
Sanırım Tom sarhoş.I suspect that Tom is intoxicated.
Tom ve Mary'nin sarhoş olduğunu düşünüyorum.I suspect that Tom and Mary are intoxicated.
Sami sarsılıyordu.Sami was jerking.
Sami ve Leyla sarılmaya başladılar.Sami and Layla started hugging.
Bu muz sarıdır.This banana is yellow.
Tom çok sarkastikti, değil mi?Tom was very sarcastic, wasn't he?
Sami çok sarhoştu.Sami was very drunk.
Sami'nin inancı sarsıldı.Sami's faith was shaken.
Sami tamamen sarhoştu.Sami was totally drunk.
Tom ve Mary'nin sarhoş olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think that Tom and Mary were drunk?
Tom'un sarsılmış olduğunu biliyorum.I know Tom was shaken.
Sarımsağı severim.I like garlic.
Tom bunu yapmak için çok sarhoş, değil mi?Tom is too drunk to do that, isn't he?
Tom yine sarhoş, değil mi?Tom is drunk again, isn't he?
Tom sarhoş, değil mi?Tom is intoxicated, isn't he?
Tom ve Mary gerçekten sarhoş.Tom and Mary are really drunk.
Sarı rengi seviyor musun?Do you like the yellow colour?
Tom, Mary'nin araba anahtarlarını aldı çünkü sarhoştu.Tom took Mary's car keys away because she was drunk.
Boston'u saran son çılgınlık bu.It's the latest craze sweeping Boston.
Bence Tom sarhoş olmuş olabilir.I think Tom may have been intoxicated.
Bence Tom sarhoş olabilir.I think Tom may have been drunk.
Tom her zamanki gibi sarhoş olacak.Tom is going to be drunk as always.
Çok sarhoş olduklarını söylediler.They said they were very drunk.
Tom deli değil, sarhoş sadece.Tom is just drunk. He's not crazy.
Biraz gayret sarf et.Put some effort into it.
Çocukların sarı saçları var.The children have blonde hair.
Sana sarılan kimdi?Who hugged you?
Sarhoş olup taşkınlık yaptığı için tutuklandı.He was arrested for being drunk and disorderly.
Sarhoş olmadan bir şişe rakının tamamını içebileceğini söylüyor.He says that he can drink a whole bottle of raki without getting drunk.
Çiçekler sarıdır.The flowers are yellow.
Bu beni çok sarıyor.I get a bang out of it.
Genelde kullandığım havlu sarı renklidir.The towel that I usually use is yellow.
Saçım sarı.My hair is blond.
Saçlarım sarı.My hair is blond.
Tom yere sarkan dallardan kaçınmak için eğildi.Tom ducked under the low-hanging branches.
Bu mavi şey sarı değil.This blue thing isn't yellow.
Hiç sara tanısı almış mıydınız?Have you ever been diagnosed with a seizure disorder?
Sarı yanıyorsa genelde durmam.I don't usually stop if the light's yellow.