sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O iyi bir Fransız şarkıcı değil mi?Isn't she a good French singer?
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeans like to drink wine.
Avrupalılar şarap içmeyi severler.Europeans like to drink wine.
O, şarkı söylemeyi seviyor.She loves singing.
O, şarkı söylemeyi sever.He loves singing.
Güzel şarkı söyleyebilirim.I can sing well.
Bir şişe şarap daha, lütfen.One more bottle of wine, please.
Eğer şarkı söyleyebiliyorsan iyidir.It's good if you can sing.
Contador, Fransa Bisiklet Turunda sarı mayoyu kazandı.Contador won the yellow jersey in the Tour de France.
Larry Ewing sarhoştur.Larry Ewing is drunk.
Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Björk'ün en son şarkısını dinliyorum.I'm listening to Björk's latest song.
Ben zaten o şarkıyı bir zamanlar duymuştum.I had already heard that song once.
Favori şarkılarımdan biri Hungry Spider'dır.One of my favorite songs is Hungry Spider.
Madonna hiç şarkı söylemeyi bırakacak mı?Will Madonna ever stop singing?
O sarışın.He's blond.
O, iyi şarkı söylemez.He doesn't sing well.
Ben çok sosyal değilim, ama bir çaba sarfetmeye çalışıyorum.I'm not very social, but I try to make an effort.
Bazen babamın banyoda şarkı söylediğini duyarım.I sometimes hear my father singing in the bath.
Mireille Mathieu, Fransa'nın en iyi şarkıcılarından biridir.Mireille Mathieu is one of France's best singers.
Roger Miller radyoda dinlediği müziği sevdiği için şarkılar yazmaya başladı.Roger Miller began writing songs because he loved the music he heard on the radio.
Şarap şişeye konulan şiirdir.Wine is poetry put into a bottle.
Huş ağacı yaprakları zaten sarardı.The birch leaves have already turned yellow.
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeans love to drink wine.
Muzlar sarıdır.Bananas are yellow.
Böyle pahalı bir şarap olduğu için, gerçekten bundan daha iyi tadı olmalı.For being such an expensive wine, it really should taste better than this.
Gel benimle şarkı söyle.Come sing with me.
Bu duruma başka bir çıkar yol bulmamız şart.It is imperative that we find another way out of this situation.
Şarkı derslerimiz için, yolun karşısındaki müzik okuluna giderdik.For our singing lessons, we would go to the music school across the road.
O, ondan daha iyi şarkı söyledi.She sang better than him.
Ben kendi sigaramı sararım.I roll my own cigarettes.
Sen beyaz şarabı mı kırmızı şarabı mı tercih edersin?Do you prefer white wine or red wine?
İyi bir şarap menüleri olsa bile, burada akşam yemeği yemek istemeyeceğim.Even if they have a good wine menu, I will not want to dine here.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Sen bir şarkıcısın.You are a singer.
Siz bir şarkıcısınız.You are a singer.
Bunun için gerçekten çok sarhoşum artık.I'm really too drunk for this now.
Gelecek sefer daha iyi şarkı söyleyeceğimi umuyorum.I hope I sing better next time.
O, eşsiz bir şarkıcıdır.She is a singer without equal.
O bir şarkıcı olarak başarıya ulaştı ve ünlü oldu.She succeeded as a singer and became famous.
Şarkı söyledik ve bundan hoşlandık.We sang and we loved it.
Kate genellikle TV ekranında çıkan yeni bir şarkıcı için çıldırıyor.Kate is crazy about a new singer who often appears on TV.
O tamamen sarhoştu.He was completely pissed.
Birkaç bardak şarap dili gevşetebilir.A few glasses of wine can loosen the tongue.
O sarışın bir kız.She's a blonde girl.
Herkes için bir şarkı söyleyebilir misin?Can you sing a song for everyone?
Kız kazadan sonra gözle görülür biçimde sarsıldı.The girl was visibly shaken after the accident.
Bu şarkıyı her dinlememde ağlarım.I cry every time I listen to this song.
Onlar şarkı söyleyebilirler.They're able to sing.
Tom kırmızı şarabı döktüğünü kabul etti.Tom admitted to spilling the red wine.
Akşam yemeğinden sonra, gitarını yanında getir ve biz şarkı söyleyeceğiz.After dinner, bring your guitar along and we'll sing.
O şarkıcı arkadaşlarınız arasında popüler midir?Is that singer popular among your friends?
Onu yapacağım ama bir şartla.I'll do it, but there's one condition.
Şarkı söyleme yarışmasına girdin mi?Did you enter the singing contest?
Sarılarak sevgilerini ifade ediyorlar.They're expressing their love by hugging.
Elvis Presley en ünlü şarkıcılardan biridir.Elvis Presley is one of the most famous singers.
Tom'un favori şarkıcısı sürekli değişiyor.Tom's favorite singer is always changing.
Onlar şarkı söyleyen bir gruptalar.They're in a singing group.
Sarhoş sürücü geceyi nezarethanede geçirmek zorunda kaldı.The drunk driver had to spend the night in jail.
Komşumun oğlu sarhoş bir sürücü tarafından öldürüldü.My neighbor's son was killed by a drunk driver.