sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O iyi şarkı söyleyemez.He can't sing well.
Şartsız bir aşk, zorlana olmayan aşkdır.An unconditional love is love without coercion.
Dans etmektense şarkı söylemeyi tercih ederim.I would rather sing than dance.
O şarkıyı bilmiyordum.I didn't know that song.
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.This ugly yellow reminds me of the color of your bedsheets.
Kız şarkı söyleyip dans ediyor ve sonra bana gülüyor.The girl sings and dances and then laughs at me.
Kuşlar sabah şarkı söylemeye başladı.In the morning, the birds started to sing.
Her akşam, bir bülbül bize şarkı söylerdi.Every evening, a nightingale would sing us songs.
Ne zaman bu şarkıyı dinlesem, onun gülümsemesini düşünürüm.Whenever I hear this song, I think of his smile.
O sarhoştu ve arka kapıyı kapatmayı unuttu.He was drunk and forgot to shut the back door.
Lütfen onu Noel hediyesi gibi sar.Please wrap it like a Christmas present.
İnsanlar ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The people stood up and began to sing.
Ne zaman bu şarkıyı duysam gençliğimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I remember my youth.
O şarkıyı duyduğumda, gençlik günlerimi hatırlarım.When I hear that song, I remember my younger days.
O ünlü bir şarkıcıdır.She is a famous singer.
O, iyi tanınmış bir şarkıcıdır.She is a well-known singer.
O şarkının melodisini hatırlayamıyorum.I can't remember the melody to that song.
O şarkıcıdan çok hoşlanırım.I like that singer a lot.
Bu şarkıyı duyduğumda, onu düşünürüm.When I hear this song, I think of him.
Hem şarkı hem de dans ile sanatçılar mükemmel bir gösteriyi sahneye koydular.With both song and dance, the performers put on an excellent show.
Unuttuğum için üzgünüm. Bugün tamamen zil zurna sarhoşum.Sorry that I forgot. I'm completely out of it today.
O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.Every time I hear that song, I think of my high school days.
O, Rus pop şarkılarını sever.She likes Russian pop.
O, çok sarhoş olduğu için, arabayla eve gidemedi.Since he was very drunk, he couldn't drive his car home.
Beyaz şarabı kırmızı şaraptan daha çok seviyorum.I like white wine better than red wine.
Şarkı söylemeye devam ettim.I continued singing.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.Things that you see with your eyes are not necessarily true.
O herkes tarafından sevilen bir şarkıcıdır.He's a singer that's loved by everyone.
Keşke iyi şarkı söyleyebilsem.If only I could sing well.
Betty şarkı söylerken Jane'i öldürdü.Betty killed Jane while she was singing.
Bu şarkıyı biliyoruz.We know this song.
Sarı bir gül var.There's a yellow rose.
O bir şair olarak değil, bir şarkıcı olarak ünlüdür.She's famous as a singer but not as a poet.
Hakikat şaraptadır.Truth is in wine.
Birkaç top, sarı renktedir.A few of the balls are yellow.
Tüm toplar sarı.All of the balls are yellow.
Beyaz şarap sever misin?Do you like white wine?
Dünyadaki en popüler şarkıcının ölümüne ne sebep oluyor?What's causing the death of the most popular singer in the world?
Onu dün gece barda gördüm ve o gerçekten sarhoştu.I saw him last night in the bar and he was really drunk.
Biz ödevimize bir sürü çaba sarfettik.We put a lot of effort into our homework.
Onun sarı saçı var.He has blond hair.
Orada sarı bir gül var.There's a yellow rose there.
İşte sarı bir gül.Here's a yellow rose.
Onlar o şarkıyı seviyorlar.They love that song.
Partiye gidersem, birkaç şişe şarap alacağım.If I go to the party, I'll take some bottles of wine.
Bu gece hepimiz sarhoş olalım.Let's all get drunk tonight.
Aşk şarkıları beni etkiler.Love songs move me.
Yatakta kalmam şart mı?Must I stay in bed?
Toplardan hiçbiri sarı değil.None of the balls are yellow.
Onların dediğine göre, o çocuk şarkı söylemede çok iyi.According to what they say, that boy is very good at singing.
Dikkat edin! Sarhoşken araba sürmek tehlikelidir.Take care! It's dangerous to drive drunk.
Bu adam sarhoş.This man is drunk.
O sarhoş.He is drunk.
O sarhoştur.He is drunk.
Senin bir şarkı söylemeni istiyorum.I would like you to sing a song.
Kendi dilinde bir şarkı söyle, lütfen!Sing a song in your language, please!
Bu şarkıyı bilmiyordum.I didn't know this song.
Bu kral ve kraliçenin yaşadığı saraydır.This is the palace the king and queen live in.
Sarhoş senin hoşlanmadığın biridir ve o senin kadar çok içer.A drunkard is somebody you don't like and who drinks as much as you do.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.