sar ile cümle

sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un sarı bir spor arabası var.Tom owns a yellow sports car.
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.The wine left a permanent stain on the carpet.
Lütfen bana biraz şarap doldurur musun?Can you please pour me some more wine?
Sarhoş sürücü araba kazasından sorumluydu.A drunk driver was responsible for the car accident.
Tom, o işten döndüğünde her zaman oğluna sarılır.Tom always hugs his son when he returns from work.
Tom paketi sardı ve iplerle bağladı.Tom wrapped the package and tied it with strings.
Biz sigorta şirketine poliçemizin şartlarını ihlal ettiği için dava açtık.We sued the insurance company because it violated the terms of our policy.
Şarkıcılar seslerini yükseltmek için mikrofon kullanırlar.Singers use microphones to make their voices louder.
Ben sarı kazağımı seviyorum.I love my yellow sweater.
Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.The garden was full of beautiful yellow flowers.
Amerika Birleşik Devletleri'nde okul minibüsleri sarıdır.In the United States, school buses are yellow.
İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.Any book will do provided it is interesting.
Güzel Sanatlar Sarayı nerede?Where is the Palace of Fine Arts?
O şarkıyı kim söylüyor?Who sings that song?
Bu şarkıyı kim söylüyor?Who sings that song?
Bu paketi benim için düzgün bir şekilde sarar mısın?Will you wrap this package neatly for me?
İskoçya'dan bazı şarkılar var.There are some songs from Scotland.
Bu kuş bir sarı kuyruksallayan.This bird is a wagtail.
Yumurta sarısı sarıdır.Yolks are yellow.
Eğer şarkı söyleyebilseydin harika olurdu.It would be great if you could sing.
Bu şarkıyı her duyuşumda ağlarım.I cry every time I hear this song.
Şarkımızı çalıyorlar.They're playing our song.
Şarkı söylemeyi sever misiniz?Do you like to sing?
Soğuk hava patlaması evi sardı.A blast of cold air swept through the house.
Onun geveleyerek konuşması onun sarhoş olduğunun bir işaretiydi.Her slurred speech was an indication that she was drunk.
İtalyanlar hep şarap içerler.The Italians always drink wine.
Sarımsak ve soğan soğuk algınlığına karşı iyi ilaçlardır.Garlic and onion are good remedies against the common cold.
Aristokratlar imparatorluk sarayının doğusunda ve batısında yaşadı.Aristocrats lived to the east and west of the imperial palace.
Ağacın üzerindeki tüm yapraklar sarardı.All the leaves on the tree have turned yellow.
Her iki kız kardeş sarışındır.Both sisters are blondes.
Birçok kişi yüksek maaşın başarı için bir şart olduğunu düşünüyor.Many people consider a high salary to be a condition for success.
Biz oldukça sarhoşuz.We're quite drunk.
Annem küçük erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my little brother a yellow umbrella.
Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır!Kylie Minogue is the best singer I've ever heard!
Kylie Minogue, şimdiye kadar gördüğüm en iyi şarkıcıdır!Kylie Minogue is the best singer I've ever seen!
Favori şarkıcım Kylie Minogue'dur.My favorite singer is Kylie Minogue.
Affedersiniz, nerede bir şarküteri bulabilirim?Sorry, where can I find a delicatessen?
Bağışlayın, nerede bir şarküteri bulabilirim?Sorry, where can I find a delicatessen?
Bağışlayın, nerede şarküteri bulabilirim?Sorry, where can I find a delicatessen?
Bunu kabul edeceğim ama bir şartla.I'll accept it, but with one condition.
Polis sarhoştu.The policeman was drunk.
Çocuk köpeğin göğsüne sarıldı.The boy hugged the puppy to his chest.
Dün ben çok güzel bir şarkı dinledim.Yesterday I listened to a very beautiful song.
Yarın onun kilisede şarkı söyleyeceğinden eminim.I'm sure she is going to sing at church tomorrow.
İki kadın şarkı söylüyor.Two women are singing.
İki tane kadın şarkı söylüyorlar.Two women are singing.
Dört adam şarkı söylüyor.Four men are singing.
Şarkı söylerken yürüyorum.While I sing, I'm walking.
O dinlenirken ben şarkı söyleyeceğim.I will sing while he is resting.
O şarkı söyleyinceye kadar burada oturacağım.I will sit here until he sings.
Hangi şarkıyı söyleyecekleri hakkında konuşuyorlar.They are talking about what they will sing.
Yaşamımı kazanmak için şarkı söylüyorum.I sing to make my living.
Geçimimi sağlamak için şarkı söylüyorum.I sing to make my living.
Kırmızı şarabı beyaz şaraba tercih ederim.I prefer red wine to white wine.
Ozodbek'in şarkılarını severim.I like Ozodbek's songs.
Sarhoşum ama hâlâ Almanca konuşabiliyorum.I'm drunk, but I can still speak German.
Bir kez daha Almanca konuşmak için yeterince sarhoş musun?Are you drunk enough to speak German once again?
Onun şarkılarından her biri bir liste başıydı.Every one of her songs was a hit.
Hangi şarkıcıyı tercih edersiniz?What singer do you prefer?
Çiçekler sarı.Flowers are yellow.

İlgili Sayfalar