sarın ile cümle

sarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.En la multitud de mis pensamientos dentro de mí, tus consolaciones alegraban mi alma
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Ich hatte viel Bekümmernisse in meinem Herzen; aber deine Tröstungen ergötzten meine Seele.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Kadar mi je premnogo skrbi na srcu, tolažbe tvoje razveseljujejo dušo mojo.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Khi tư tưởng bộn bề trong lòng tôi, Thì sự an ủi Ngài làm vui vẻ linh hồn tôi.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Khi tư_tưởng bộn_bề trong lòng tôi , Thì sự an_ủi Ngài làm vui_vẻ linh_hồn tôi .
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.내 속에 생각이 많을 때에 주의 위안이 내 영혼을 즐겁게 하시나이다
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Kun minulla on sydämessäni paljon murheita, niin sinun lohdutuksesi ilahuttaa minun sieluni.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Mikor megsokasodtak bennem az én aggódásaim: a te vígasztalásaid megvidámították az én lelkemet.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.När jag hade mycket bekymmer i mitt hjärta, då gladde din tröst min själ.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Når mine urolige tanker i mitt hjerte blir mange, da husvaler din trøst min sjel.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Quand'ero oppresso dall'angoscia, il tuo conforto mi ha consolato
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Quand les pensées s`agitent en foule au dedans de moi, Tes consolations réjouissent mon âme.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Quando os cuidados do meu coração se multiplicam, as tuas consolações recreiam a minha alma.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Terwijl allerlei gedachten in mij omgingen, waren het juist Uw troostwoorden die mij opbeurden.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Ve množství přemyšlování mých u vnitřnosti mé, tvá potěšování obveselovala duši mou.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.V mnohých mojich dumných myšlienkach v mojom srdci tvoje potešovania obveseľujú moju dušu.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.W wielkości utrapienia mego, we wnętrznościach moich, pociechy twoje rozweselały duszę moję.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Εν τω πληθει των αμηχανιων της καρδιας μου, αι παρηγοριαι σου ευφραναν την ψυχην μου.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Всред множеството грижи на сърцето ми Твоите утешения веселят душата ми.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.ברב שרעפי בקרבי תנחומיך ישעשעו נפשי׃
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.‎عند كثرة همومي في داخلي تعزياتك تلذذ نفسي‎.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.我 心 裡 多 憂 多 疑 、 你 安 慰 我 、 就 使 我 歡 樂
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.我心裡 多 憂 多疑 、 你 安慰 我 、 就 使 我 歡樂
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.이것이 단지 DNA와 DNA가 약간 감싸고 있는 단백질의 묶음으로 약간의 단백질을 DNA의 주변이 묶여져 있는 곳에서
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.DNAは、多少包みこまれてる タンパク質も、ここにある
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.هى مجرد مجموعة من الحمض النووى و البروتينات الملتفة قليلا حول الحمض النووي , اذا فيمكن ان يكون هناك بعض
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?(48:6) „для чего бояться мне во дни бедствия, когда беззаконие путей моих окружит меня?"
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?(49:6) Pourquoi craindrais-je aux jours du malheur, Lorsque l`iniquité de mes adversaires m`enveloppe?
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Aku tidak takut di waktu kesesakan, waktu aku dikepung oleh musuh yang jahat
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Hvorfor skulle jeg frygte i de onde dage, når mine lumske Fjender omringer mig med Brøde,
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Ik zal u wijze spreuken laten horen en u bij het geluid van de citer geheimen vertellen.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Jag vill böja mitt öra till lärorikt tal, jag vill yppa vid harpan min förborgade kunskap.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Jeg vil bøie mitt øre til tankesprog, jeg vil fremføre min gåtefulle tale til citaren.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Kaj bi se bal v dnevih nesreče, kadar me obdaja krivičnost tistih, ki mi so za petami,
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?죄악이 나를 따라 에우는 환난의 날에 내가 어찌 두려워하랴
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Minä kallistan korvani kuulemaan mietelauseita, minä selitän ongelmani kannelta soittaen.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Nakłonię do przypowieści ucha mego, wyłożę przy harfie zagadkę moję.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Nakloním k přísloví ucha svého, a při harfě vykládati budu přípovídku svou.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Nakloním svoje ucho k prísloviu; pri harfe započnem svoju hlbokú, umnú reč:
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Példabeszédre hajtom fülemet, hárfaszóval nyitom meg mesémet.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Pentru ce să mă tem în zilele nenorocirii, cînd mă înconjoară nelegiuirea protivnicilor mei?
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?porgerò l'orecchio a un proverbio, spiegherò il mio enigma sulla cetra
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?¿Por qué habré de temer en los días de la adversidad, cuando me rodee la iniquidad de mis opresores
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Por que temeria eu nos dias da adversidade, ao cercar-me a iniqüidade dos meus perseguidores,
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Vì cớ sao tôi phải sợ trong ngày tai họa, Khi sự gian ác của những kẻ muốn chiếm vị tôi vây phủ tôi?
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Vì cớ_sao tôi phải sợ trong ngày tai_họa , Khi sự gian_ác của những kẻ muốn chiếm vị tôi vây phủ tôi ?
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Warum sollte ich mich fürchten in bösen Tagen, wenn mich die Missetat meiner Untertreter umgibt,
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Δια τι να φοβωμαι εν ημεραις συμφορας, οταν με περικυκλωση η ανομια των ενεδρευοντων με;
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Защо да се боя във време на бедствие, Когато ме обкръжи беззаконието до петите?
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?למה אירא בימי רע עון עקבי יסובני׃
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?لماذا اخاف في ايام الشر عندما يحيط بي اثم متعقّبيّ‎.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?在 患 難 的 日 子 、 奸 惡 隨 我 腳 跟 、 四 面 環 繞 我 、 我 何 必 懼 怕
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?在 患難 的 日子 、 奸惡隨 我 腳跟 、 四 面 環繞 我 、 我 何必 懼怕
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.A niniveiek pedig hivének Istenben, és bõjtöt hirdetének, és nagyjaiktól fogva kicsinyeikig zsákba öltözének.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Då trodde folket i Nineve på Gud, och lyste ut en fasta och klädde sig i sorgdräkt, både stora och små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da trodde mennene i Ninive på Gud, og de ropte ut en faste og klædde sig i sekk, både store og små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da troede Folkene i Nineve påGud, og de udråbte en Faste og klædte sig i Sæk, både store og små;
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.니느웨 백성이 하나님을 믿고 금식을 선포하고 무론 대소하고 굵은 베를 입은지라
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Niin Niiniven miehet uskoivat Jumalaan, kuuluttivat paaston ja pukeutuivat säkkeihin, niin suuret kuin pienet.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.И поверили Ниневитяне Богу, и объявили пост, и оделись во вретища, от большого из них до малого.
İlgili Sayfalar