sarın ile cümle

sarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.ויאמינו אנשי נינוה באלהים ויקראו צום וילבשו שקים מגדולם ועד קטנם׃
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.فآمن اهل نينوى بالله ونادوا بصوم ولبسوا مسوحا من كبيرهم الى صغيرهم.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼 尼 微 人 信 服 神 、 便 宣 告 禁 食 、 從 最 大 的 到 至 小 的 都 穿 麻 衣 。 〔 或 作 披 上 麻 布
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼尼微 人 信服 神 、 便 宣告 禁食 、 從 最 大 的 到 至 小的 都 穿 麻衣 。 〔 或 作 披上 麻布
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.그 소문이 니느웨 왕에게 들리매 왕이 보좌에서 일어나 조복을 벗고 굵은 베를 입고 재에 앉으니라
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.Tin ấy đồn đến vua Ni-ni-ve , vua đứng_dậy khỏi ngai , lột áo_bào mình ra , quấn bao gai và ngồi trong tro .
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.Tin ấy đồn đến vua Ni-ni-ve, vua đứng dậy khỏi ngai, lột áo bào mình ra, quấn bao gai và ngồi trong tro.
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.ויגע הדבר אל מלך נינוה ויקם מכסאו ויעבר אדרתו מעליו ויכס שק וישב על האפר׃
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.وبلغ الأمر ملك نينوى فقام عن كرسيه وخلع رداءه عنه وتغطى بمسح وجلس على الرماد
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.這 信 息 傳 到 尼 尼 微 王 的 耳 中 、 他 就 下 了 寶 座 、 脫 下 朝 服 、 披 上 麻 布 、 坐 在 灰 中
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından kalkıp kaftanını çıkardı; çula sarınarak küle oturdu.這 信息 傳 到 尼尼微 王 的 耳 中 、 他 就 下了 寶座 、 脫 下 朝服 、 披上 麻布 、 坐在 灰中
Onları Sarinena ve Barselona'ya gönderin. -Ben cephede kadın istemiyorum! -Hepsi öyle değil!Czołem.
Onları Sarinena ve Barselona'ya gönderin. -Ben cephede kadın istemiyorum! -Hepsi öyle değil!Zdravo.
Onları Sarinena ve Barselona'ya gönderin.Pošlete je do Sarineny a do Barcelony.
Onları Sarinena ve Barselona'ya gönderin.Στείλε τις στο Sarinena και στην Βαρκελώνη.
Onları Sarinena ve Barselona'ya gönderin.Изпратете ги на Саринена, или в Барселона.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Darum ziehet Säcke an, klaget und heulet; denn der grimmige Zorn des HERRN will sich nicht wenden von uns.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.De aceea, acoperiţi-vă cu saci, plîngeţi şi gemeţi; căci mînia aprinsă a Domnului nu se abate dela noi.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Derfor omgjord eder med sekk, klag og skrik! For Herrens brennende vrede har ikke vendt sig fra oss.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Derfor skal I klæde jer i Sæk og klage og jamre, thi ej vender HERRENs glødende Vrede sig fra os.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.이를 인하여 너희는 굵은 베를 두르고 애곡하라 대저 여호와의 맹렬한 노가 아직 너희에게서 돌이키지 아니하였음이니라
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Öltözzetek azért gyászba, sírjatok és jajgassatok, mert az Úr haragjának tüze nem távozott el rólunk!
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Por isso cingi-vos de saco, lamentai, e uivai, porque o ardor da ira do Senhor não se desviou de nós.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Preto si prepášte smútočné vrece, smúťte a nariekajte, lebo sa neodvrátila páľa hnevu Hospodinovho od nás.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Protož přepašte se žíněmi, kvělte a naříkejte; nebo není odvrácen hněv prchlivosti Hospodinovy od nás.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Så höljen eder nu i sorgdräkt, klagen och jämren eder, ty HERRENS vredes glöd upphör icke över oss.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Zatorej se opašite z raševino, jokajte in tulite; kajti ni se obrnila goreča jeza GOSPODOVA od nas.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Δια τουτο περιζωσθητε σακκους, θρηνησατε και ολολυξατε διοτι ο φλογερος θυμος του Κυριου δεν εστραφη αφ' ημων.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Затова, препашете се с вретища, плачете и лелекайте; Защото пламенната ярост Господна не се отвърна от нас.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.Посему препояшьтесь вретищем, плачьте и рыдайте, ибо ярость гнева Господня не отвратится от нас.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.על זאת חגרו שקים ספדו והילילו כי לא שב חרון אף יהוה ממנו׃
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.من اجل ذلك تنطقوا بمسوح الطموا وولولوا لانه لم يرتد حمو غضب الرب عنا.
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.因 此 你 們 當 腰 束 麻 布 、 大 聲 哀 號 . 因 為 耶 和 華 的 烈 怒 、 沒 有 向 我 們 轉 消
Onun için çula sarının, Dövünüp haykırın, Çünkü RABbin kızgın öfkesi üzerimizden kalkmadı.因此 你 們當 腰 束 麻布 、 大聲哀號 . 因為 耶和華 的 烈怒 、 沒 有 向 我 們轉消
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.A gdy on to mówił, stał się obłok, i zacienił je; i bali się, gdy oni wchodzili w obłok.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.A když on to mluvil, stal se oblak, i zastínil je. Báli se pak učedlníci, když oni vcházeli do oblaku.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.A kým to hovoril, povstal oblak a zatônil ich. A báli sa, keď tamtí dvaja vchádzali do oblaku.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Ali ko še govori, nastane oblak in jih obsenči; in zboje se, ko gresta onadva v oblak.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Da er aber solches redete, kam eine Wolke und überschattete sie; und sie erschraken, da sie die Wolke überzog.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Enquanto ele ainda falava, veio uma nuvem que os cobriu; e se atemorizaram ao entrarem na nuvem.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Ja hänen tätä sanoessaan tuli pilvi ja peitti heidät varjoonsa; ja he peljästyivät joutuessaan pilveen.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Khi người còn đương nói, có một đám mây kéo đến, bao phủ lấy; và khi vào trong đám mây, các môn đồ đều sợ hãi.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.이 말 할 즈음에 구름이 와서 저희를 덮는지라 구름 속으로 들어갈 때에 저희가 무서워하더니
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Medan han så talade, kom en sky och överskyggde dem; och de blevo förskräckta, när de trädde in i skyn.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Men idet han sagde dette, kom en Sky og overskyggede dem; men de frygtede, da de kom ind i Skyen.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Mentre parlava così, venne una nube e li avvolse; all'entrare in quella nube, ebbero paura
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Sementara Petrus masih berbicara, datanglah sebuah awan, dan meliputi mereka, sehingga mereka takut
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Som han sa dette, kom en sky og overskygget dem; og de blev forferdet da de kom inn i skyen.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Ενω δε αυτος ελεγε ταυτα, ηλθε νεφελη και επεσκιασεν αυτους και εφοβηθησαν οτε εισηλθον εις την νεφελην
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.И докато казваше това, дойде облак та ги засени; и учениците се уплашиха като влязоха в облака.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Когда же он говорил это, явилось облако и осенило их; и устрашились, когда вошли в облако.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.Як же він се говорив, постала хмара, та й отінила їх, і полякались, як вони увійшли в хмару.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.הוא מדבר כזאת והנה ענן סכך עליהם וכבואם בענן נבעתו׃
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.وفيما هو يقول ذلك كانت سحابة فظللتهم. فخافوا عندما دخلوا في السحابة.
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.說 這 話 的 時 候 、 有 一 朵 雲 彩 來 遮 蓋 他 們 . 他 們 進 入 雲 彩 裡 就 懼 怕
Petrus daha bunları söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldı. Bulut onları sarınca korktular.說這話 的 時候 、 有 一 朵 雲 彩來 遮蓋 他 們 . 他 們進 入雲彩裡 就 懼怕
Sarinstar nameSarinstar name
Sarinstar nameSarinstar name
Sarinstar nameSarinstar name
Sarinstar nameSarinstar name
İlgili Sayfalar