sarın ile cümle
sarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu çılgınca bir şey, tüm sondaj, takımı sıcak tutmak için battaniyelere sarınmış,هذه شيء مجنون، هذا الحفارة الكبيرة مغلفة بغطاء ليحفظ كل الأجسام ساخنة،
Bu çılgınca bir şey, tüm sondaj, takımı sıcak tutmak için battaniyelere sarınmış,毛布にくるまれ -40℃の中で掘削します
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatAvvolgere il filo intorno alle scanalature all'altra estremità, legarlo su con un nodo
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatOwiń nić wokół rowków na drugim końcu, związać go z węzłem
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWickeln Sie die Zahnseide um den Rillen am anderen Ende, binden Sie es auf mit einem Knoten
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWikkel de floss rond de groeven aan de andere kant, binden op een knoop
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWrap floss omkring rillerne i den anden ende, binde det på med en knude
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWrap the floss around the grooves at the other end, tie it on with a knot
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatОберните нить вокруг канавки на другом конце, свяжите его на с узлом
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatУвийте въжето около вдлъбнатините в другия край и го вържете
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatとハサミを使用してオフに端をカットします。
Diyelim burada da başka bir karbonum var, dur karbonları sarının azıcık değişik tonlarında çizeyim.En ik heb hier eventueel nog een koolstof (ik zal het in verschillende tinten geel doen).
Diyelim burada da başka bir karbonum var, dur karbonları sarının azıcık değişik tonlarında çizeyim.Nakreslím ty uhlíky trochu jiným odstínem žluté.
Diyelim burada da başka bir karbonum var, dur karbonları sarının azıcık değişik tonlarında çizeyim.و ربما لدينا ذرة كربون اخرى ... دعنا نرسمها بدرجة اخرى من اللون الاصفر
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,1971에 또 큰 사건이 일어난다.
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,Ke zhoršení došlo ještě v roce 1971.
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,Om dingen nog erger te maken, als we doorspoelen naar 1971,
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,米国防総省のペーパーを得るニューヨーク ・ タイムズに流出します。
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A jeden jakiś młodzieniec szedł za nim, przyodziany prześcieradłem na nagie ciało; i uchwycili go młodzieńcy.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A nejaký mládenec išiel za ním, odiaty ľanovým rúchom po holom tele, a chytili ho mládenci.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài , chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình ; chúng bắt người .
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài, chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình; chúng bắt người.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.După El mergea un tînăr, care n'avea pe trup decît o învelitoare de pînză de in. Au pus mîna pe el;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Een jongeman volgde Jezus. Hij had niets anders aan dan een linnen kleed.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Egy ifjú pedig követé õt, a kinek testét csak egy gyolcs ing takarta; és megfogák õt az ifjak.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.In šel je za njim neki mladenič, s platnom ogrnjen po nagem, in ga popadejo.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Jeden pak mládenček šel za ním, odín jsa rouchem lněným po nahém těle. I popadli jej mládenci.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.한 청년이 벗은 몸에 베 홑이불을 두르고 예수를 따라오다가 무리에게 잡히매
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Og en enkelt, et ungt Menneske, som havde et Linklæde over det blotte Legeme, fulgte med ham; og de gribe ham;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Og en ung mann fulgte ham med et linklæde kastet om sitt bare legeme, og de grep ham;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Ora, seguia-o certo jovem envolto em um lençol sobre o corpo nu; e o agarraram.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Pero cierto joven, habiendo cubierto su cuerpo desnudo con una sábana, le seguía; y le prendieron
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Un giovanetto però lo seguiva, rivestito soltanto di un lenzuolo, e lo fermarono
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Un jeune homme le suivait, n`ayant sur le corps qu`un drap. On se saisit de lui;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.А один якийся молодець ійшов за ним, одягнений полотном по нагому, й хапають його молодці (воїни);
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.И някой си момък следваше подир Него, обвит с плащаница по голо; и те го хванаха.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Один юноша, завернувшись по нагому телу в покрывало, следовал за Ним; и воины схватили его.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.ונער אחד הלך אחריו מעטף בסדין לכסות את ערותו ויאחזהו הנערים׃
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.وتبعه شاب لابسا ازارا على عريه فامسكه الشبان.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.有 一 個 少 年 人 、 赤 身 披 著 一 塊 麻 布 、 跟 隨 耶 穌 、 眾 人 就 捉 拿 他
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.有 一 個 少年人 、 赤身 披著 一 塊 麻布 、 跟隨 耶穌 、 眾人 就 捉拿 他
İşler sarpa sarınca.Cuando las cosas se complican.
İşler sarpa sarınca.Ketika hal-hal menjadi rumit
İşler sarpa sarınca.아주 복잡할 때 가끔?
İşler sarpa sarınca.Quando as coisas ficavam complicadas.
İşler sarpa sarınca.Коли на душі важко.
İşler sarpa sarınca..عندما تتعقد الأمور
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.In goede tijden kunnen jongens erg hecht zijn, maar wanneer dingen minder gaan, ben je alleen.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.În vremurile bune băieții sunt foarte apropiați unii de alții dar când lucrurile se complică ești singur.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.Khi hoà thuận, đàn ông rất thân thiết với nhau, nhưng khi có chút trục trặc họ sẽ chỉ còn một mình.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.남자아이들은 서로 좋을 땐 붙어지내지만 조금만 뒤틀리면 이기적으로 변하죠
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.Quand ça va bien les mecs sont très proches, mais quand ça va mal tu es tout seul.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.V dobrém období drží kluci opravdu spolu, ale jakmile se věci jen trochu zhorší, každý je sám za sebe.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.У хороші часі хлопці дійсно близькі один з одним, але, коли все стає трохи гірнше - ти наодинці.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.בזמנים טובים בנים הם, כאילו, ממש קרובים אחד לשני אבל כשדברים מתחילים להיות קצת יותר גרועים, אתה לבד.
İyi zamanlarda, erkekler sahiden yakındır birbirlerine, ama işler biraz sarpa sarınca yapayalnız kalıyorsun.في الأوقات الجميلة يكون الأولاد متقاربون من بعضهم البعض ولكن عندما تسوء الأمور قليلًا، تجد نفسك وحيدًا
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.(93:19) При умножении скорбей моих в сердце моем, утешения Твои услаждают душу мою.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Apabila hatiku cemas dan gelisah, Engkau menghibur dan menggembirakan aku
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.Cînd gînduri negre se frămîntă cu grămada înlăuntrul meu, mîngîierile Tale îmi înviorează sufletul.
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.da mit Hjerte var fuldt af ængstede Tanker, husvaled din Trøst min Sjæl.
İlgili Sayfalar