sarın ile cümle
sarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lütfen bu hediyeleri birlikte sarın.Please wrap these gifts up together.
Siz hediyeleri sarıncaya kadar biz gidemeyiz.We can't leave until you wrap the presents up.
Bir muz yaprağı ile pastayı sarın.Wrap the pastry with a banana leaf.
Tom kız arkadaşı ile sarınıp yattığını ama henüz öpüşmediklerini söylüyor.Tom says he's snuggled with his girlfriend, but they haven't yet kissed.
Tom battaniyesine sarındı.Tom wrapped himself in his blanket.
Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.They snuggled tightly beneath the blankets.
Borunun etrafına bant sarın.Wrap tape around the pipe.
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.Tom covered himself with a wet blanket and ran into the burning building to save his dog.
La Sarine Nehri üzerinde çeşitli köprüler vardır.The Karamana river has several bridges across it.
Sarin ve Tabun'dan daha çok, Sayklosarin'den ise daha az tehlikelidir.It is both more lethal and more persistent than sarin or tabun, but less so than cyclosarin.
Yani, bu sezon sarının yerini mor aldı diyorsun?So you're saying this season, purple is the new yellow?
Tekrar etmeniz gerekiyorsa, videoyu geri sarın.OK.
Sopa bir ucunda oluklar etrafında sarın ve üzerine kravat.Wrap it around the grooves at one end of the stick, and tie it on.
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWrap the floss around the grooves at the other end, tie it on with a knot
Sonrasında, örgüyü lastik tokanın etrafına sarın ve tel tokayla tutturun.Afterwards, simply wrap the braid around the elastic before securing it with a bobby pin.
Sonra örgülerden birini tokanın etrafına sarın ve tel tokayla tutturun.Then wrap 1 braid around the elastic before securing it with a bobby pin.
İşlem bttiğinde temizlemeye yardım etmesi için kenarlara ve parmağınızın üstüne bant sarın.Pon cinta adhesiva a los lados y arriba de tu dedo Para ayudar con el proceso de limpieza al final.
İşler sarpa sarınca.When things got complicated.
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?Why should I fear in the days of evil, when iniquity at my heels surrounds me?
Kaygılar içimi sarınca, Senin avutmaların gönlümü sevindirir.In the multitude of my thoughts within me, your comforts delight my soul.
Yatak uzanamayacağınız kadar kısa, örtü sarınamayacağınız kadar dar olacak.For the bed is too short to stretch out on, and the blanket is too narrow to wrap oneself in.
Ey bürünüp sarınan (Resulüm)!O YOU ENFOLDED in your mantle (of reform),
Sarinstar nameSarin
Hamuru sarın.Roll in.
Soğuk suya daldırın/ıslak bezlerle sarın.Sie wurden durch Holzrohre (Deichelleitungen) mit Frischwasser versorgt.
Yönetmenliğini Vic Sarin’in yaptığı film bir Kanada, Güney Afrika ve Birleşik Krallık ortak yapımıydı.Está dirigida por Vic Sarin y coproducida entre Canadá, Sudáfrica y Reino Unido.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.El resultante tono visible depende de varios factores, pero siempre tiene algún tipo de color amarillento.
P302+P334 DERİ İLE TEMAS HALİNDE İSE: Soğuk suya daldırın/ıslak bezlerle sarın.P302 + P334 – IN CASO DI CONTATTO CON LA PELLE: immergere in acqua fredda/avvolgere con un bendaggio umido.
Bulut onları sarınca korktular.Ed è lì che la nebbia li sorprende, intrappolandoli.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.واللون النهائي للشعر يعتمد على عدة عوامل، ولكن له دائما درجة من درجات اللون الأصفر.
Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.و كان بابه مفتوح لكل الشعب من اصغرهم إلى اكبرهم.
Genellikle kimyasal silah olarak kullanılan bu maddeler başlıca Tabun, Soman ve Sarin'dir.As principais armas químicas desse gênero são o soman, o tabun, o VX e o sarin.
Sarin (NATO'nun adlandırmasına göre rumuzu: GB) bir sinir gazıdır.Sv. text: M. Wiehe) Gbg, Gbg Är det mej du är rädd för?
Avanos ise tütün sarınaktadır.Августина навпроти Турелі.
20 Mart 1995'te Tokyo metrosunda sarin gazıyla yaptıkları eylem 12 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.20 березня 1995 року в токійському метро відбулася газова атака з використанням зарину.
Hazırladığınız yufkanın alt kısmına malzemeyi koyup rulo şeklinde sarın.Ponořte nádobu s lekníny pod hladinu a postavte ji na cihly v ploché míse.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.Rezultatul nuanței vizibile depinde de diferiți factori, dar are întotdeauna o culoare gălbuie.
“Yangın Bacayı Sarınca”, Tiyatro dergisi…..Redactor la revista "Vatra", Târgu Mureș.
1995 - Tokyo metrosuna düzenlenen sarin gazı saldırısında 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.1995 – Sariinikaasuhyökkäys Tokion maanalaisessa surmasi 12 ihmistä, lisäksi 1 300 loukkaantui.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.Den resulterende synlige nuance afhænger af forskellige faktorer, men har altid en form for gullig farve.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.Resultatet er en synlig fargetone avhengig av flere faktorer, men den har alltid en form for gulaktig farge.
(Bizi görünce) ridasını alıp sarındı.Kemudian, Ia menundukkan kepala-Nya dan menyerahkan nyawa-Nya.
Şu anki bölüm başkanı Prof. Dr. Yusuf Sarınay'dır.現在の所長はジョナサン・カザハラ博士が務める。
Bulut onları sarınca korktular.他们进入云彩里就惧怕。
Kimyasal Savaş Sinir Ajanları Kimyasal Silahlar Siklosarin Tabun Sarin神經毒素 沙林 化學武器公約
(Bizi görünce) ridasını alıp sarındı.그는 천품이 준이(俊異)하고 성품이 엄정하였다.
Avanos ise tütün sarınaktadır.הידרזין מצוי גם במוצרי טבק.
Kimyasal Savaş Sinir Ajanları Kimyasal Silahlar Siklosarin Tabun SarinЯдрено оръжие Химическо оръжие Биологично оръжие
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Comincia ad avvolgersi, e qui è dove si ha - e ricordate, si è già replicato.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.En realidad empieza a envolverse junto, osea que esto es cuando tendrás--- y recuerda, estará ya replicado.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Het zal eigenlijk beginnen opvouwen, dus dit is waar je dan eigenlijk-- en onthou: het is reeds gerepliceerd.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Începe să se condenseze, reţine - este deja replicat! ---
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.이것이 함께 감기기 시작합니다. 그리고 당신이 기억하듯이 그리고 당신이 기억하듯이 이 상태는 이미 복제되어 있습니다.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Naprawdę zaczyna się splatać razem, tak jak to widzicie -- i pamiętajcie, jest ono już powielone.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.Začíná se stáčet dohromady a pamatujte si, že už je replikovaná.
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.و لكنها تبدأ فى الارتباط ببعضها البعض ,اذا فهنا حيث يكون لدينا -- و تذكر ان بالفعل حدث نسخ .
Aslında tam bu nokta sarınmaya başlar ve hatırlatıyorum bu çoktan kopyalanmıştır.複製が終わってることを、思い出してくれ 複製済み 複製は 有糸分裂が始まる前に、すでに終わってる
Bu çılgınca bir şey, tüm sondaj, takımı sıcak tutmak için battaniyelere sarınmış,Ini hal yang gila, peralatan bor besar ini diselubungi selimut untuk menjaga semua orang tetap hangat,
Bu çılgınca bir şey, tüm sondaj, takımı sıcak tutmak için battaniyelere sarınmış,이것은 미친 짓이죠. 사람을 감싸서 따뜻하게 하는 담요로 이 큰 굴착 장비를 감싸고
Bu çılgınca bir şey, tüm sondaj, takımı sıcak tutmak için battaniyelere sarınmış,זה דבר מטורף, מכשיר קידוח גדול כזה עטוף בשמיכה כדי שלכולם יהיה חם,
İlgili Sayfalar