sarılma ile cümle

sarılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğu başka yerel silaha sarılmadı.- Mnoho dalších domorodců nesáhlo po zbrani.
Çünkü ben tam bir sarılma canavarıyım.Je suis dingue de câlins.
Çünkü ben tam bir sarılma canavarıyım.Perche' sono un gran coccolone.
Çünkü ben tam bir sarılma canavarıyım.Επειδή είμαι πολύ αγγαλίτσας.
Çünkü ben tam bir sarılma canavarıyım.Ты ведь знаешь, как сильно я люблю обниматься.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Dlatego, że twoja ignorancja każe mi wierzyć, że naprawdę trzeba cię uścisnąć.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor. (Kahkahalar)Tá neznalosť vaša dáva mi poňatie, že naozaj potrebujete objatie.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.대표적인 이유는 여러분의 무지함이 여러분에게는 포옹이 필요하다고 믿게 만들기 때문이죠.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Mai ales pentru că ignoranța ta mă face să cred că ai nevoie de-o îmbrățișare.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Principalement parce que ton ignorance me porte à croire que ce dont tu as vraiment besoin c'est d'un câlin.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Principalmente perché la vostra ignoranza mi porta a credere che in realtà, abbiate bisogno di un abbraccio.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Principalmente porque tu ignorancia me lleva a pensar que realmente solo necesitas un abrazo.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Κυρίως επειδή η άγνοιά σου με κάνει να πιστεύω ότι θέλεις μόνο μια αγκαλιά.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Главно, защото невежеството ви ме кара да вярвам че наистина просто ви трябва една прегръдка.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.בעיקר בגלל שהבורות שלכם גורמת לי להאמין שכל מה שאתם צריכים זה חיבוק.
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.ذلك أساسا لأن جهلك يقودني للاعتقاد أنك كنت فقط حقاً بحاجة إلى عناق.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Dat is mijn hoop en ik vraag jullie, om, alsjeblieft, je hand uit te steken. Geef ze een knuffel.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.È la mia speranza, e vi chiedo, gente, di tendere una mano, e abbracciarli.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Ich hoffe und möchte Sie bitten, etwas zu tun. Und umarmen Sie sie wirklich einmal.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.그리고 저는 이렇게 말할것입니다. 그건 제 소망이에요. 그리고 여러분에게 요청할 것입니다. 제발, 알다시피, 손을 내밀어 주세요. 그리고 진정으로 그들을 안아주세요.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Quisiera decirles que tengo esperanza. Y que me gustaría pedirles algo. Por favor, echen una mano.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Si as spune ca e speranta mea, si va rog, sa intindeti o mana. Si chiar sa le dati o imbratisare.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.И бих казала само, че се надявам, и бих ви помолила, хора, моля ви, подайте ръка. И наистина ги прегърнете.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.И в конце, я хочу выразить надежду, попросить вас, протянуть руку помощи. И обнять их, от всего сердца.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.הייתי אומרת שאני מקווה שכן, ומבקשת מכם, בבקשה, הושיטו יד תומכת. ובאמת...
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.و أتمني أن أقول هذا أملي , وأسألكم أنتم , لتتفضلوا ,تعرفون , بمد يد المساعدة . و تقدموا لهم حضن .
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.手を差し伸べてください そして彼らを抱きしめてあげてください ありがとうございました
En azından sana sarılmama izin ver!Anna minun syleillä sinua.
En azından sana sarılmama izin ver!Deixa, pelo menos, que te dê este abraço!
En azından sana sarılmama izin ver!¡Déjame darte un buen abrazo!
En azından sana sarılmama izin ver!Du skal have et kram.
En azından sana sarılmama izin ver!Jag måste ge dig en kram.
En azından sana sarılmama izin ver!Lascia che ti offra questo abbraccio!
En azından sana sarılmama izin ver!Pozwólcie mi was uściskać!
En azından sana sarılmama izin ver!Άσε με να σε αγκαλιάσω!
En azından sana sarılmama izin ver!Позвольте мне хотя бы раскрыть им свои объятья!
Etrafımız sarılmadan çıkalım buradan.Jesteśmy tu sami.
Etrafımız sarılmadan çıkalım buradan.Vamos dar o fora, antes que nos cerquem.
Etrafımız sarılmadan çıkalım buradan.Да се махаме от тук, преди да са ни обградили.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.De tranen welden op. Hij was klaar om me te omhelzen.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Dia terharu. Siap untuk memeluk saya.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Era înlăcrimat tot. Gata să mă îmbrăţişeze.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Estaba hecho pedazos. Listo para abrazarme.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Et il commençait à pleurer. Prêt à me prendre dans ses bras.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Könnyek tolultak a szemébe. Kész volt megölelni.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Seine Augen wurden feucht, er war bereit mich zu umarmen.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Si mise a piangere. Pronto ad abbracciarmi.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Zaczął się rozklejać. Był gotowy mnie objąć.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Άρχισε να δακρύζει. Έτοιμος να μ' αγκαλιάσει.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Направо се просълзи. Готов да ме прегърне.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.Он весь расплакался и готов был обнять меня.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirBy był jeszcze zdolny do powielenia, musi być rozpleciony po to aby mógł działać.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirDan bahkan agar ia dapat bereplikasi, ia harus terurai seperti ini agair ia dapat berfungsi.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekir심지어 이것은 복제를 할수있게 하기위해서, DNA는 기능을 하기 위해서는 이 모양처럼 풀려야 합니다.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirDokonce i pro svou vlastní replikaci musí být takto rozmotaná, aby mohla správně fungovat.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirE anche per potersi replicare, deve essere srotolato così.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirEn zelfs wanneer het gerepliceerd wordt, moet het zo ontvouwen zijn, om dit mogelijk te maken.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirY aun para que puedadn replicarse, tiene que desenrrollarse así para que funcione.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirو له لتتمكن من التضاعف , يجب ان تكون مفككة مثل ذلك لتكون قارة على عمل وظائفها.
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirこんなふうに、ほどけてないとね あとで、固くねじれることになる
İlgili Sayfalar