sarıl ile cümle
sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü cehaletin bana, bir sarılmaya ihtiyacın olduğunu anlatıyor.Mainly because your ignorance leads me to believe that you really just need a hug.
Sonra benim için onlara sarılıp... ikisine de babalarından iyi geceler öpücüğü ver.How you doing, soldier?
Bunlar aslında "muslin"e (kumaş) sarılmış ve bitkisel boyalarda bekletilmiş teller.These are actually wires wrapped in muslin and steeped in vegetable dye.
Bu yükseklik elyafın bobinlere sarılmadan önce soğumasına imkan tanır.The height allows the fiber to cool before being wound onto a drum.
Sarıldığımız bir araç kurallar: daha fazla kural koyalım, daha iyi kurallar koyalım.One tool we reach for is rules. Better ones, more of them.
Sarıldığımız diğer araç da ödüllendirme:The second tool we reach for is incentives.
Nerede o şarıltılar?Where are those ripples?
Çoğu başka yerel silaha sarılmadı.Many other natives didn't take up arms.
Bunlar bittikten sonra sana sarılabilir miyim?I mean... After this is over, could I, like, get a hug from you or somethin'?
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Let me know you'll wait for me Hold me like you'll never let me go
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.I don't say that snakes are huggable exactly.
Doğum anında rahminiz bebeğinize sarılırmış gibi kasılır.And your uterus is contracting. Like, giving a big hug to your baby.
Bu mucizevi, ve açıklamasının bir kısmı da bu kutsal değerlerle sarılma yeteneğidir.It's miraculous, and part of the explanation is this ability to circle around sacred values.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz.The fourth time we've hugged survivors.
Sana sarılmak istiyorum."I want to give you a hug."
Bu sarılar neredeyse başarıyorlar.These yellow are just about to be doing this.
Görmüyor musun, beni ne güzel seviyor ve bana sarılıyor?See how he's loving me and hugging me.
Ona sarıldım tabi ki, sonra da "Hepsi geçecek." dedim.I hugged him, of course, and I said, you know, "It's going to be OK."
Hatta çoğalabilirlik(kopyalama) işlevine sahip olmaları için sarılmamış olmaları gerekirAnd even for it to be able to replicate, it has to be unwound like this in order for it to function.
Sadece daha sıkı sarılır ve devam eder.It only gets tightly wound like this later on.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?They have something and they're going to hold on to it, yeah?
Bu mesajı almak bana sarılmış olması gibi.Getting that text was like getting a hug.
Gözleri doldu, bana sarılmaya hazırdı.He was all tearing up. Ready to hug me.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.So envision what it looks like all wrapped up.
Sarılıp sarmalanmışken bu daha çok şuna benziyordu -- pek de güzel değil.It looked more like this when it was all wrapped up -- not quite so pretty.
Adam bana doğru yaklaştı ve bana sarıldı.And this man came over to me and he hugged me.
Oyuncak bir ayıya sıkıca sarılmış olduğunuzu görmemle, vesaire vesaire.I see that you're clutching a teddy bear, etc., etc.
Böyle...sarıldıkta dedin.Like this... you said you hugged too.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Remember that when your son or your neighbor's son comes back home in a flag draped coffin.
Sonraki adımda yaptığım şey telefona sarılmak oldu.So, next thing I did is I got on the phone.
Ona sarıldı ve onu öptü...Hug her and kiss her...
Sonra da Sita'ya sarıldı ve cennetten ya da bir yerlerden, çiçekler düşmeye başladı.And I think he did hug her and then flowers fell from the heavens or something
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp; "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim." dedi.When you're done, your mom gives you a big hug and says, "Thank you for helping me."
Sana sıkı sıkı sarılmamı söyledi.He told me to hug you a lot.
Bana sarılacak birini istiyordum.I wanted someone to hug me.
Pembeler, sarılar, yeşiller ve maviler kullanılmış.They are full of pinks and yellows and greens and blues.
Mubarek ayakları sarılasıThat embraced his noble feet
Bu iki adam, halkın önünde sarılmaya devam ediyorlardı.In public, the two men continued to embrace.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.The runners of their sleds were originally made of fish wrapped in caribou hide.
Katlanan ve sarılabilen elektronik... ...parçalar yapabilirsiniz.You can do electronic pieces that fold and wrap.
O hevesle sarıldılar.He embraced it eagerly.
Sıkıca sarılmış durumdalar, değil mi?They are tightly wound, right?
Ona sarılsam sorun olur mu?Is it okay if I hug her?
Kalkmadan tekrar sarıl bana.Put your arms around me again before we go
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.If you hurry, you can hop into bed with the old girl for a cuddle
Sarılar eh işte ve yeşiller çok iyi giden ülkeler.Yellow is so-so, and in green are the countries doing really well.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır.And it's carried in a box with a canvas shroud over it.
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.So off they go and she's squealing and squeezing him and laughing and having a wonderful time.
(tezahurat, alkış), kampanya için kapı kapı dolaşanlara ya da telefona sarılanlara,applause.) Whether you pounded the pavement or picked up the phone — (cheers, applause)
Un-nee... un-nee bir kere sana sarılmama izin ver,kız kardeşim Jandi.Unni... Let me hug you once, my little sis, Jandi.
Hadi, babana iyice sarıl.Come, give your father a big squashy.
Hayır, hayır, baba, başka bir sarılmaya daha ihtiyacım var.- No, no, Dad, I need another hug. - Oh, <i>beta</i>.
Bunun olabileceğini hiç düşünmemiştik. Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.We were totally surprised -- we had no idea that would happen.
Buzula Sarılma Elbisesi olarak adlandırılan bir cihaz yaptım.I actually made a device called the Glacier Embracing Suit.
Ve bir kez daha, bu daveti insanlar buzula uzanarak sorar, ve sarılmak ister.And once again, it's this invitation that asks people to lay down on the glacier and give it a hug.
Yeri gelmişken... ...sana bir kez sarılayım!So, let's hug once.
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.So, let's hug once.
Bana sarılmak hoşuna giderse?And if you like it?
Seviştiğimizde, bana sarıldığında her yerimi çevreleyerek,When we make love, her holding me everywhere all around me,
Birbirlerine sıkıca sarılmış kadınları gördüm, onları öldürmemeleri için ağlıyor ve yalvarıyorlardı.I saw the women clinging to each other, crying and screaming at them not to kill them.
İlgili Sayfalar