sarıl ile cümle
sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Noudattakaa minun käskyjäni ja säädöksiäni, sillä se ihminen, joka ne pitää, on niistä elävä. Minä olen Herra.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Og I skal holde mine lover og mine bud, for det menneske som gjør efter dem, skal leve ved dem; jeg er Herren.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Ostříhejte ustanovení mých a soudů mých. Člověk ten, kterýž by je činil, živ bude v nich: Já jsem Hospodin.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Pazite torej na moje postave in moje sodbe, po katerih bo človek, izpolnjujoč jih, živel. Jaz sem GOSPOD.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Să păziţi legile şi poruncile Mele: omul care le va împlini, va trăi prin ele. Eu sînt Domnul!
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Vậy, hãy giữ luật pháp và mạng lịnh ta, người nào làm theo, thì sẽ nhờ nó mà được sống: Ta là Ðức Giê-hô-va.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Затова, пазете повеленията Ми, и съдбите Ми, чрез които, ако човек прави това, ще живее. Аз съм Иеова.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.Соблюдайте постановления Мои и законы Мои, которые исполняя, человек будет жив. Я Господь.
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.ושמרתם את חקתי ואת משפטי אשר יעשה אתם האדם וחי בהם אני יהוה׃
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.فتحفظون فرائضي واحكامي التي اذا فعلها الانسان يحيا بها. انا الرب
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.所 以 你 們 要 守 我 的 律 例 、 典 章 . 人 若 遵 行 、 就 必 因 此 活 著 . 我 是 耶 和 華
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.所以 你 們要 守 我 的 律例 、 典章 . 人 若 遵行 、 就 必 因此 活著 . 我 是 耶和華
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Die, hoewel Hij God was, Zich niet heeft vastgeklampt aan Zijn goddelijke rechten.
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.El, măcar că avea chipul lui Dumnezeu, totuş n'a crezut ca un lucru de apucat să fie deopotrivă cu Dumnezeu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Existiendo en forma de Dios, él no consideró el ser igual a Dios como algo a qué aferrarse
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han som, da han var i Guds skikkelse, ikke aktet det for et rov å være Gud lik,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han, som, da han var i Guds Skikkelse ikke holdt det for et Rov at være Gud lig,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han som var till i Guds-skepnad, men icke räknade jämlikheten med Gud såsom ett byte,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.il quale, pur essendo di natura divina, non considerò un tesoro geloso la sua uguaglianza con Dio
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.joka ei, vaikka hänellä olikin Jumalan muoto, katsonut saaliiksensa olla Jumalan kaltainen,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.kateri, ko je bil v podobi Božji, ni štel za rop biti enak Bogu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.ki, mikor Istennek formájában vala, nem tekintette zsákmánynak azt, hogy [õ] az Istennel egyenlõ,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.그는 근본 하나님의 본체시나 하나님과 동등됨을 취할 것으로 여기지 아니하시고
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Kterýž jsa v způsobu Božím, nepoložil sobě toho za loupež rovný býti Bohu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Który, będąc w kształcie Bożym, nie poczytał sobie tego za drapiestwo równym być Bogu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.ktorý súc v podobe Boha nepovažoval toho za lúpež byť rovný Bohu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.lequel, existant en forme de Dieu, n`a point regardé comme une proie à arracher d`être égal avec Dieu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Ngài vốn có hình Ðức Chúa Trời, song chẳng coi sự bình đẳng mình với Ðức Chúa Trời là sự nên nắm giữ;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Ngài vốn có hình Ðức_Chúa_Trời , song chẳng coi sự bình_đẳng mình với Ðức_Chúa_Trời là sự nên nắm giữ ;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.o qual, subsistindo em forma de Deus, não considerou o ser igual a Deus coisa a que se devia aferrar,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.welcher, ob er wohl in göttlicher Gestalt war, hielt er's nicht für einen Raub, Gott gleich sein,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.οστις εν μορφη Θεου υπαρχων, δεν ενομισεν αρπαγην το να ηναι ισα με τον Θεον,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Вършете всичко без роптане и без препиране,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.котрий, бувши в образї Божому, не вважав хижацтвом бути рівним Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Он, будучи образом Божиим, не почитал хищением быть равным Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.אשר אף כי היה בדמות האלהים לא חשב לו לשלל היותו שוה לאלהים׃
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.الذي اذ كان في صورة الله لم يحسب خلسة ان يكون معادلا للّه
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有 神 的 形 像 、 不 以 自 己 與 神 同 等 為 強 奪 的
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有神 的 形像 、 不 以 自己 與神 同等 為強奪的
Mubarek ayakları sarılasıQui a embrassé ses nobles pieds
Mubarek ayakları sarılasıاحتضنت قدميه الشريفتين
Neredeler? Nerede o şarıltılar?어디에 있지? 물의 잔물결은 어떤 소리를 낼까?
Neredeler? Nerede o şarıltılar?Πού βρίσκονται; Από πού ακούγονται αυτοί οι κυματισμοί;
Neredeler? Nerede o şarıltılar?היכן הן? מניין מגיעות האדוות האלה?
Neredeler? Nerede o şarıltılar?واين موقعهم .. وكيفية انتشار موجات الصوت
Neredeler? Nerede o şarıltılar?このエクササイズは
Nerede o şarıltılar?De unde se aud acele valuri?
Nerede o şarıltılar?Di mana riakan air itu?
Nerede o şarıltılar?¿Dónde están esos murmullos?
Nerede o şarıltılar?Dove si trovano queste onde?
Nerede o şarıltılar?Hol vannak azok a morajok?
Nerede o şarıltılar?Hvor er de bølger?
Nerede o şarıltılar?Kde jsou ty vlnky?
Nerede o şarıltılar?Kde sú tie vlnky?
Nerede o şarıltılar?Những âm thanh đó vọng đến từ đâu?
Nerede o şarıltılar?Onde estão aquelas ondulações?
Nerede o şarıltılar?Où sont ces ondulations?
Nerede o şarıltılar?Skąd rozchodzą się dźwięki?
Nerede o şarıltılar?Var är de där vågorna?
Nerede o şarıltılar?Waar zijn die rimpelingen?
İlgili Sayfalar