sarıl ile cümle

sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Kradłeś moc innym i chociaż narodziłeś się z człowieka, trzymałeś się kurczowo tego, kogo nazwałeś Stwórcą.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Varastit voimasi muilta, ja vaikka synnyit ihmisestä- -sinä vain takerruit Perustajaan.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Ты забирал силу у других, и хоть ты рождён от человека, ты цеплялся за того, кого называл Создателем.
Başlıkları şimdiden görür gibiyim... çocuklar elleri şişmiş sarılı bir şekilde okula geliyorlar falan...Vedo già le testate "Bambini che vengono a scuola senza dita"
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Ich sage nicht, dass Schlangen zum Kuscheln sind.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Je ne dis pas non plus qu'on peut embrasser les serpents.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.제가 짐작하기에 여러분이 말할 수 있는것은, 제가 뱀을 확실히 껴안을 수 있다고는 말하지 않는다는 겁니다.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nem mondom azt, hogy a kígyók ölelgetni valóak.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nie mówię, że węże są urocze.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nu zic că acești șerpi sunt buni de îmbrățișat.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Slangen zijn niet erg knuffelbaar.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Не казвам, че змиите са точно за гушкане.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Я не пытаюсь доказать, что змей можно обнимать.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.אני משער. אני לא אומר שנחשים הם חביקים.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.انا لا أقول انها حيوانات ودودة وقابله للعناق
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.テディベアではありませんからね
Ben bunu sıkıca sarılmış çizdim çünkü kopyalandığını görmenizi istedim.여러분이 복제된 것을 볼 수 있게 하기위해 단단한 실처럼 그렸습니다.
Ben bunu sıkıca sarılmış çizdim çünkü kopyalandığını görmenizi istedim.فقد رسمتها كذلك لترى انه تم
Ben bunu sıkıca sarılmış çizdim çünkü kopyalandığını görmenizi istedim.複製されるのが、見えやすいから
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Abraça-me como se não quisesses deixar-me ir.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Abrázame como si nunca Me fueras a soltar
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Håll mig hårt för jag vill inte gå
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Hold me like you'll never let me go.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Hold mig, som om du aldrig giver slip
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Mua halaa, koska haluu lähtee en
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Na cestu mě můžeš obejmout. Protože v tryskáči ti odletím, možná už se nevrátím.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Ölelj, soha ne engedj el...
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.* Peluk aku seolah kau takkan melepaskanku *
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Pokaži, da me boš čakala.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Stringimi come se non volessi ffarmi andare via
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Πες μου πως θα Με περιμένεις, λοιπόν Κράτα με σαν να μην Πρόκειται να με αφήσεις
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Прегърни ме силно, не ме пускай.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.Прегърни ме силно, не ме пускай.
Beni hiç bırakmayacakmış gibi sarıl.בכל הזמנים
Benim bir canavar olduğumu düşünmesinden korkuyorum." Ona sarıldım tabi ki, sonra da "Hepsi geçecek." dedim.もちろん 私は彼を抱きしめました
Benim kalbim de çok hızlı çarpıyordu. Bana sarılacak birini istiyordum.Tenía ganas de que alguien me abrazase.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Aku tidak punya ibu.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Eu não tenho uma mãe.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Ich habe keine Mutter.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Ik heb geen moeder.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Jeg har ikke en mor.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Je mi špatně z tohoto.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Je n'ai pas une maman.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.난 엄마가 없습니다. 저는 그냥 아빠가 너무 바빠서 사람을 죽이는것은 그의 아들 또는 포옹하지
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Minulla ei ole äiti.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nemám mamu.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nie mam mama.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nimam mama.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Nincs egy anyuka.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Non ho una mamma.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Tôi không có một người mẹ.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Yo no tengo una mamá.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.Аз нямам майка.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.У мене немає мами.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.У меня нет мамы.
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.אין לי אמא. יש לי רק אבא מי אנשים הורגים עסוק מדי, לא לחבק את בנו או
Ben sadece bir baba var. çok meşgul insanların öldürülmesi, oğlu ya da sarılmak ailesini çok seviyorum.彼の家族が大好きです。 私はこのはうんざりだ。私はこれを行うにはしたくない。
Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, Ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara!den er et Livets Træ for dem, der griber den, lykkelig den, som holder den fast!
Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, Ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara!Den er et livsens tre for dem som griper den, og hver den som holder fast på den, må prises lykkelig.
Bilgelik yaşam ağacıdır ona sarılanlara, Ne mutlu ona sımsıkı tutunanlara!Drevo življenja imajo, ki se nje poprimejo, in srečen je, kdor se je drži.
İlgili Sayfalar