sarıl ile cümle

sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Они обнимают и целуют друг друга.
Ölünün yıkanarak temiz kefene sarılmış olması.Обязательно обмывать покойного один раз.
Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.На правом краю расположена фигура с поднятыми от ужаса руками, попавшая в ловушку из огня сверху и снизу.
O biri benim sünnetime sarılanlardır" dediği asır olduğunu düşünmekteydi.Потому он писал, что «возвеличивший меня род — олхонут».
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.Тот убил жену и детей, отравив их и себя угарным газом.
Sonra baba ve üç kızı birbirlerine sarılırlar.После этого дедушка и внук обняли друг друга.
Karşı cinsten birisine sarıldıkları zaman veya aşırı stres altına girdikleri zaman hayvana dönüşmektedirler.Когда для них наступит установленный срок, ос­тавь­те их у себя по-хорошему или же отпустите по-хорошему.
Raw 1000 şovunda Kane ringdeyken bir anda etrafı bir sürü adamla sarıldı.На 1000 выпуске RAW Кейн был атакован несколькими рестлерами.
Son kez sarılarak oğluna veda eder.Идоменей попрощается с сыном.
Ona sarılmak ister.Он цепляется за неё.
Sun Jin’e onu sevdiğini söyler ve birbirlerine sarılırlar.Росомаха говорит Джин, что любит её, а затем пронзает когтями.
Beyaz tülbentten düz olarak sarılırdı.Он сразу примкнул к Белому движению.
Hayat bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır.Один слышит мир насыщенным и ассоциативно перегруженным, а для меня это очень тяжко.
Bir beze sarılarak gömülür.Они хоронят Лёшку.
Böylece 6. Ordunun etrafı sarılmış olur.Разделили судьбу всей 6-й Армии.
Ancak birkaç saat içinde sarılaşır ve yumuşar.Через несколько дней они твердеют и темнеют.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.Во время пляски танцовщица может держать в руках платок.
Belgin Sarılmışer veya bilinen adıyla Bergen, (d.Прежние названия — Голышева гора (Голышиха), Дворянская.
Helisin silindir üzerine sarılma yönüne göre, sağ ve sol vidalar oluşur.В зависимости от направления вращения гребные винты бывают правого и левого вращения.
Yüze sarılan, bir insanın yüzüne yapıştıktan sonra sonra o insanı bayıltır.Вместо этого они, сталкиваясь лицом к лицу с человеком, пристально смотрят ему в глаза, а затем тихо отходят.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.يمكن أن يتم لف المصابين بحروق شديدة بملاءة نظيفة لحين وصولهم إلى المستشفى.
Böylece 6. Ordunun etrafı sarılmış olur.والجيش السادس سوف يتبعه فورا.
Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur.والضرب: تمكين الوضع وتقدم في قوله تعالى: { إن الله لا يستحيِ أن يضرب مثلاً } في سورة البقرة (26).
Sadece birkaç şiddetli enfeksiyon vakası sarılıkla ilişkilendirilmiştir.وهناك بضع حالات فقط من العدوى الشديدة يظهر معها اليرقان.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.مع ذلك فالأكرودينيا هو مرض وليس من الأعراض.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.قد لا يتغذى الأطفال بشكل جيد أو يتقيؤون أو ينامون أكثر أو يظهرون علامات على اليرقان.
Yavaş sarılırsa, zaman da yavaşlar.فهو ينكمش ببطء بمرور الوقت.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.يمرر بقية الثوب فوق الطرف الأيسر، ومن ثم تحت اليد اليسرى.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.نقضي حوالي ثلث حياتنا نائمين؛ حيث إن معظم الأوقات نقضيها ونحن نشعر بالنعاس، ثم ننام في غرفة النوم.
Daha sonra eşit parçalara ayrılıp kuzu gömleği parçaları ile sarılır.ثم يغلى وتنزع رغوته ويلقى عليه كف حمص منقوع مقشر.
Denize düşen yılana sarılır.الغريق يعانق الأفعى.
Tembelliği bıraktı, işe canla başla sarıldı.فترك البطالة ونشط إلى العمل.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.As pessoas com queimaduras extensas podem ser envoltas em lençóis limpos até à chegada ao hospital.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Ninguém no mundo tem tanta liberdade, igualdade e fraternidade."
Vali, Andrea'ya sarılır ve her şeyin yoluna gireceğini söyler.O Governador garante a Andrea que tudo vai ficar bem.
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Quando Missy abraça o Mestre, ela diz: "Adorei ser você".
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.Os dois se abraçam e se beijam.
Özlemle sarılırlar.E falam com saudade.
Çok geçmeden evinin kapısını hızla açar ve karısına çok sevinçle sarılır.Hora de finalmente conseguirmos nossa chave da porta da frente e capturar nosso fiel amigo.
Ancak birkaç saat içinde sarılaşır ve yumuşar.Em poucos meses o pinheiro seca e morre.
Ankara Belediye Başkanı'nın emriyle tabutu, Türk bayrağına sarılı olarak defnedilmiştir.O embaixador do México decidiu então que fosse sepultado coberto com a bandeira mexicana.
Murder'ın ölümüyle zombi transından kurtulan Madeleine kendine gelir ve Neil'e sarılır.A morte de Murder libera Madeleine de seu transe zumbi, e ela desperta para abraçar Neil.
Ona sarılmak ister.Eles gostam de ser abraçados.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.Eles saltam em uma caixa cheia de pedaços de tecido.
Böylece kardeş olduklarını anlarlar ve birbirlerine sarılırlar.Seus pais a encontram lá e se abraçam.
Maçtan sonra Kevin Nash geldi ve ona bir bowling kupası verdi ve sarıldı.Após a luta, Kevin Nash presenteou Starr com um troféu de boliche e um abraço.
Yüze sarılan, bu aşamada görevini yerine getirir ve baygın haldeki insanın ağzından içeri bir tüp bırakır.O ato de puxar o fio para fora de sua boca chama a atenção ao fato de trazer algo de dentro para fora.
Ric, ringe geldikten sonra Charlotte ona sarıldı.Reynolds a joga no mar depois de beijá-la.
Yavrular hemen hemen beş haftalık olana kadar annelerine sarılarak yaşarlar.Os filhotes são dependentes das mães até cerca de 50 dias após o nascimento.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Bij niemand in de wereld is gelijkheid, vrijheid en broederschap zo voelbaar".
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.Daarbij kwamen zijn vrouw en kind om.
Karşı cinsten birisine sarıldıkları zaman veya aşırı stres altına girdikleri zaman hayvana dönüşmektedirler.Voorbeelden hiervan zijn als iemand vaak een bepaald stopwoord gebruikt, of als iemand een slechte adem heeft.
Devlet Başkanı Chávez ve çok sayıda bakanı içerideyken Başkanlık Sarayının etrafı tanklar tarafından sarılır.President Tandja en andere ministers werden op dat moment vastgehouden.
Kalabalık tarafından sarılır.Hij wordt door de bevolking gelyncht.
Carl, babasının geri dönmüş olmasından memnun bir şekilde ona sarılır.Tom is dolgelukkig dat zijn gezin terug compleet is.
Hepatit C virüsü; küçük, sarılı, monokataner, pozitif duyulu bir RNA virüsüdür.Het hepatitis C-virus is een klein, positief enkelstrengig RNA-virus.
Ona sarılmak ister.Hij zoent haar.
Bu yüzden Halife keçeye sarılıp atlar tarafından çiğnetilmişti.Daarom werden ze in een tapijt gewikkeld en door paarden vertrappeld.
Sarılmaya ihtiyacım var" anlamına gelen "Oh!Men moet hem omhoog 'binden'.
Sonra baba ve üç kızı birbirlerine sarılırlar.Vader en dochter waren van elkaar vervreemd geraakt.
İlgili Sayfalar