sarılı ile cümle
sarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.所 以 你 們 要 守 我 的 律 例 、 典 章 . 人 若 遵 行 、 就 必 因 此 活 著 . 我 是 耶 和 華
Kurallarıma, ilkelerime sarılın. Çünkü onları yerine getiren onlar sayesinde yaşayacaktır. RAB benim.所以 你 們要 守 我 的 律例 、 典章 . 人 若 遵行 、 就 必 因此 活著 . 我 是 耶和華
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.A oni řekli: "Můžeme pracovat na novorozenecké žloutence."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Au sugerat: "Hai să lucrăm la icterul nou-născuţilor."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.E eles disseram: "Bem, vamos trabalhar em icterícia neonatal".
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.E loro hanno risposto, "Beh, risolviamo il problema dell'itterizia nei neonati."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Et ils ont dit, "Travaillons sur la jaunisse des nouveaux-nés."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler."Gelbsucht bei Säuglingen."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.그들은 "신생아 황달에 매달려 봅시다."라고 햇죠.
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Odpowiedzieli: "Żółtaczkę noworodków".
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Og de svarede: "Lad os arbejde med gulsot hos nyfødte."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Và họ nói "Vậy chúng tôi cùng giải quyết bệnh vàng da ở trẻ sơ sinh"
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Y dijeron: "Bueno, hagamos algo con la ictericia del recién nacido".
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Ze zeiden: "Geelzucht bij pasgeborenen."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Κι εκείνοι απάντησαν: " Ας δουλέψουμε πάνω στο νεογνικό ίκτερο. "
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler."Нека да разгледаме жълтеницата при новородените".
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.Они предложили поработать над ликвидацией желтухи у новорождённых.
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.והם אמרו, "בואו נעבוד על צהבת ביילודים"
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.وقالوا،"حسناً لنعمل على يرقان حديثي الولادة."
Onlar da " Yenidoğan sarılığı üzerinde çalışalım" dediler.黄疸も とても深刻な 世界的な問題のひとつです
Onları sevdiğimi söyle. Sonra benim için onlara sarılıp... ikisine de babalarından iyi geceler öpücüğü ver.Πες τους πως τ αγαπώ, αγκάλιασέ τα... ...και δώσε και στα δύο ένα φιλί από τον μπαμπά.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Achte sie hoch, so wird sie dich erhöhen, und wird dich zu Ehren bringen, wo du sie herzest.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Akta henne högt, så skall hon upphöja dig; hon skall göra dig ärad, om du sluter henne i din famn.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Anna sille korkea arvo, niin se sinut korottaa, se kunnioittaa sinua, jos sen syliisi suljet;
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Apréciala, y ella te levantará; y cuando la hayas abrazado, te honrará
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Estima-a, e ela te exaltará; se a abraçares, ela te honrará.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Exalte-la, et elle t`élèvera; Elle fera ta gloire, si tu l`embrasses;
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.hold den højt, så bringer den dig højt til Vejrs, den bringer dig Ære, når du favner den;
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Houd de wijsheid hoog, dan zal zij jou verhogen. Zij zal je eer brengen, wanneer je haar toepast
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Înalţă -o, şi ea te va înălţa; ea va fi slava ta, dacă o vei îmbrăţişa.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.그를 높이라 그리하면 그가 너를 높이 들리라 만일 그를 품으면 그가 너를 영화롭게 하리라
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Magasztald fel azt, és felmagasztal téged; tiszteltté tesz téged, ha hozzád öleled azt.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Ophøi den, så skal den ophøie dig; den skal gjøre dig ære, når du favner den.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Povzdiguj jo, in povišala te bo, v čast te spravi, ko jo bodeš objemal.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Stimala ed essa ti esalterà, sarà la tua gloria, se l'abbraccerai
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Vyvyšuj ji, a zvýšíť tě; poctí tě, když ji přijmeš.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Vyvyšuj ju, a povýši ťa; bude ťa ctiť, keď ju objímeš.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Wywyższaj ją, a wywyższy cię, rozsławi cię, gdy ją przyjmiesz.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Αναλαβε αυτην και θελει σε υψωσει θελει σε δοξασει, οταν εναγκαλισθης αυτην.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Въздигай я и тя ще те въздигне, Когато я прегърнеш, ще ти докара слава.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.Высоко цени ее, и она возвысит тебя; она прославит тебя, если ты прилепишься к ней;
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.סלסלה ותרוממך תכבדך כי תחבקנה׃
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.ارفعها فتعلّيك. تمجدك اذا اعتنقتها.
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.高 舉 智 慧 、 他 就 使 你 高 陞 . 懷 抱 智 慧 、 他 就 使 你 尊 榮
Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek, Ona sarılırsan seni onurlandıracak.高 舉 智慧 、 他 就 使 你 高陞.懷抱 智慧 、 他 就 使 你 尊榮
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Beijam-se, abraçam-se, dão as mãos.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Całują się, obejmują, trzymają za ręce.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Csókolóznak, ölelkeznek, egymás kezét fogják.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.De kysser; de omfavner; de holder hånd.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.De kysser varandra, omfamnar varandra och håller händer.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.He pussaavat, halaavat, pitävät käsistä.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Ils s'embrassent, s'étreignent, se tiennent la main.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.키스를 하고, 껴앉고, 손을 잡습니다.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Líbají se, objímají se, drží se za ruce.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Se besan, se abrazan, se toman de las manos.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Se sărută, se îmbrățișează, se țin de mînă.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Si baciano, si abbracciano, si tengono per mano.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Sie küssen, umarmen sich, halten Händchen.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Ze kussen, ze omhelzen, ze houden elkaars handen vast.
Öpüşüyorlar, sarılıyorlar, el ele tutuşuyorlar.Φιλούν, αγκαλιάζουν, κρατιούνται από το χέρι.