sarılı ile cümle
sarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O çocuk annesine sarılıyordu.That child was clinging to his mother.
Onlar sarılıyorlar ve öpüşüyorlar.They are hugging and kissing.
Onlar her zaman birbirlerinin boğazına sarılırlar.They are always at each other's throats.
O, babasına sarılıyordu.She was clinging to her father.
Suya düşen yılana sarılır.A drowning man will catch at a straw.
Tom, o işten döndüğünde her zaman oğluna sarılır.Tom always hugs his son when he returns from work.
Tom tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.Tom woke up strapped to a gurney.
O her zaman gizemli bir hava tarafından sarılır.He was always wrapped by a mysterious air.
O her zaman karanlık bir havayla sarılır.He was always wrapped by a dark air.
Bu, Mary'ye ilk sarılışım.This is the first time I've hugged Mary.
Sen onu sarılı hediye mi istersin?Do you want it gift wrapped?
Keşke sarılıp yatabileceğim birisine sahip olsam.I wish I had someone I could snuggle with.
Tom sarılıp yatmaya çalıştı ama Mary onu itti.Tom attempted to snuggle, but Mary pushed him away.
Biz bebeğin oyuncak ayısıyla sarılıp yattığını izledik.We watched the baby snuggling with her teddy bear.
Odaya girdiğimde, Tom ve Mary kanepede birlikte sarılıp yatmıştı.When I entered the room, Tom and Mary were snuggled together on the couch.
Bana sarılır mısın?Would you mind giving me a hug?
Tom'un kafası bandajla sarılı.Tom's head is covered with bandages.
Denize düşen yılana sarılır.A drowning man will clutch at a straw.
Tom Mary'ye sarılıyor.Tom hugs Mary.
Neden herkes Tom'a sarılıyor?Why is everybody hugging Tom?
Bir çocukken baban size çok sarılır mıydı.Did your father hug you much when you were a kid?
Neden herkes ona sarılıyor?Why is everybody hugging him?
Onlar kanepede birbirlerine sarılıyordu.They were cuddling on the couch.
Ne zamandır derinde sarılık var?Since when is your skin jaundiced?
Tom ve Mary birbirleriyle sarılıp öpüştüler.Tom and Mary hugged and kissed each other.
İnsanlar yabancılara sarılıyor.People are hugging strangers.
Sami ve Leyla sarılıp öpüşüyorlardı.Sami and Layla were hugging and kissing.
Ne sıklıkta çocuklarınıza sarılıyorsunuz?How often do you hug your children?
Tom artık nadiren Mary'ye sarılıyor.Tom very seldom hugs Mary anymore.
Tom artık nadiren Mary'ye sarılır.Tom rarely ever hugs Mary anymore.
Tom hiç çocuklarına sarılıyor mu?Does Tom ever hug his children?
Tom neden Mary'ye sarılıyordu?Why was Tom hugging Mary?
Tom neden Mary'ye sarılırdı?Why would Tom hug Mary?
Sarılınabilir miyim?Could I get a hug?
Tom'u Mary'ye sarılırken gördüğümde kıskandım.I got jealous when I saw Tom hugging Mary.
Tom hiç kızlarına sarılır mı?Does Tom ever hug his daughters?
İşten geldiğinde her zaman oğluna sarılır.He always hugs his son when he returns from work.
Kız bana sarılıyor.The girl hugs me.
Sana bir sarılıp vedalaşayım.Let me hug you goodbye.
Biri kağıda sarılı küçük bir dondurma bloğu satın aldı ve iki gofret arasına yerleştirdi.One purchased a small block of ice cream wrapped in paper and placed it between two wafers.
Açılan büyük hamur, oklavaya sarılır.The false abdomen is strongly turned in towards the ovary.
Videoda Derulo, bir bayanla sarılırken görülür.During the video he is seen flirting with a girl.
Hepatit C virüsü; küçük, sarılı, monokataner, pozitif duyulu bir RNA virüsüdür.The hepatitis C virus (HCV) is a small, enveloped, single-stranded, positive-sense RNA virus.
Birbirlerine sarılıp öpüşmeye başlarlar.They start kissing and touching each other.
Diğerlerinde, bu kompaktlık (yoğunluk) için bir bobin halinde sarılır.And they one another to behaviour to do brotherhood's spirit with.
"Hepiniz, toptan sımsıkı Allah'ın ipine (İslâm Dini'ne ve Kur'ân-ı Kerîm'e) sarılın."نقیب اللہ کی برسی، راؤ انوار کو سخت سزا دینے کا مطالبہ".
Beth daha sonra ağlayan Daryl'a sarılır.Beth embraces Daryl as he cries.
Kız kardeşi ona sıkıca sarılırken Kellerman gözyaşlarına boğulur.Paul Kellerman breaks into tears, as his sister embraces him tightly.
Daha sonra Claire Kate'ten özür diler ve ona sarılır.Claire later apologizes to Kate and thanks her for taking care of Aaron.
Ailesi endişelenmiştir, onlara sarılıp ağlar.When the brothers met, they embraced and wept.
Gaga bu yeni fırsatın önemini anlıyor ve ona sıkıca sarılıyor.Liza realizes how pitiful he is and tenderly embraces him.
"Breast Milk Jaundice (Anne Sütü Sarılığı)"."Breastfeeding and breast milk jaundice".
Tezin başlığı "De l’ictere des nouveau-nes" (Yenidoğanlardaki sarılık üzerine) dir.He is titled the Ude I of Nneude Ahiara.
Fillo genellikle bir dolgu etrafına sarılır ve pişirme öncesi tereyağı ile fırçalanır.The phyllo is generally wrapped around a filling and brushed with butter before baking.
Kalabalık tarafından sarılır.Vågsbygd menighet.
Murder'ın ölümüyle zombi transından kurtulan Madeleine kendine gelir ve Neil'e sarılır.Murder's death releases Madeleine from her zombie trance, and she awakens to embrace Neil.
Carl, babasının geri dönmüş olmasından memnun bir şekilde ona sarılır.His daughter is delighted to have her dad back.
Hepsi bir kumaş parçası içine sarılır.This is all attached to a bow.
Tohumlar jelimsi bir madde ile sarılıdır.The Brustwerk is fitted with a threshold mechanism.
443 Birbirinize sarılın, siz milyonlar! (1892) Klug Gretelein op.This they did, a total of 349 giving a slim lead of 28 runs.