saptama ile cümle
saptama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra, o ve başkaları yavaş yavaş birçok gökada saptamaya başladılar.Naopak u prostých a chudých lidí byl velice oblíbený.
Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.Vede rozhovory s centrálním počítačem a překvapuje jej, v jakých rovinách je počítač schopen uvažovat.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Identificarea genelor la fiecare cromozom este un domeniu activ al cercetării genetice.
Bu saptama astronomların bu yıldızın bir beyaz cüce olduğu sonucuna varmalarını sağladı.Această descoperire i-a ajutat pe astronomi să concluzioneze că ea era o pitică albă, a doua descoperită.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.Kuolleiden määrästä ei ole täyttä varmuutta.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Μία τρίτη εξέταση (ανίχνευση αντιγόνου) ψάχνει για αντιγόνα του ιού.
Bir kimsenin biseksüel olup olmadığını saptamaya yarayacak bir davranışsal "test" yoktur.Δεν έχω καμία αμφιβολία στο μυαλό μου για το αν είμαι bisexual.
Dilbilimciler, iki dil arasında somut bir yakınlık saptamak için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar.Οι πνευματικοί άνθρωποι διχάζονται ανάμεσα στις δυο μορφές της γλώσσας.
Günümüzde Güneş Sistemi’miz dışındaki Dünya-dışı yaşamı saptamamız olanaklı değildir.For tiden kan man ikke afgøre direkte, om der findes liv uden for vores eget solsystem.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.At fastlægge de gener, som befinder sig på hvert kromosom, er et aktivt område for genforskningen.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.Hvis så, gå til prosedyren for detektert kollisjon.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.Nøyaktig antall drepte er umulig å fastslå.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Tes ketiga (deteksi antigen) mencari antigen dari virus.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Tes isolasi virus dan deteksi asam nukleus bekerja lebih baik daripada deteksi antigen.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Identifikasi gen pada tiap-tiap kromosom merupakan salah satu lingkup penelitian yang aktif dilakukan.
Bu durumda kıyı alanındaki değişimlerin nedenlerine saptamada sıkıntı yaratmıştır.Akibatnya, garis pantai mengalami perubahan.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.Jumlah korban tewas tidak diketahui secara pasti.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.Tuy nhiên, số liệu chính xác của người Do Thái trên toàn thế giới rất khó đo lường.
Sonra, o ve başkaları yavaş yavaş birçok gökada saptamaya başladılar.その後西人は老論と少論に分裂する。
Bir kimsenin biseksüel olup olmadığını saptamaya yarayacak bir davranışsal "test" yoktur.その人が無性愛であるかどうかを定義するためのリトマス試験紙は存在しない。
Parnavaz’ın hüküm sürdüğü dönemin kesin tarihlerini saptamak zor.保守党が誕生した正確な年代を特定することは困難である。
Gilbert Ay üzerindeki yüzey izlerini saptamaya yönelik ilk teşebbüsünü 1590larda gerçekleştirmiştir.ギルバートは1590年代に世界初の月面地図を作ろうとした。
Blokların hangisinin hareket ettiğini saptamak imkansızdır.역어셈블러는 어떤 것이 의도되었는지 알 수 없다.
Tüm alıcıların çakışmayı saptaması için maximum paket zamanı boyunca iletimi sürdür (karıştırma sinyali).정체 신호가 전체 송신자에게 전달되도록 하기 위해 최소 패킷전송시간 까지 전송을 계속한다.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.אף על פי כן, קשה לאמוד את המספר המדויק הכולל של היהודים ברחבי העולם.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.במים רדודים, איתור צוללות ומוקשים הוא בעייתי במיוחד.
Hastalığın ailevi olup olmadığını saptamak için detaylı bir aile tarihine bakılır.על מנת להעריך את החולה יש לבחון את ההיסטוריה המשפחתית, כדי לבדוק האם המחלה היא מחלה משפחתית.
Sonra, o ve başkaları yavaş yavaş birçok gökada saptamaya başladılar.За това звездите рядко възникват по единично, а в групи.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.При трето изследване (откриване на антиген) се търсят антигени на вируса.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.Броят на загиналите не е напълно уточнен.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Изследванията за изолиране на вирус и откриване на нуклеинова киселина са по-добри от откриването на антиген.
Burada tarih konusunda bir saptama yapmakta yarar var.Tu môžeme hovoriť o prelome v histórii.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Prvý signál, ktorý dostanú je antigén špecifický.
Başlangıç kara deliklerini saptamanın başka bir yolu da Hawking ışınımıdır.Eden od načinov neposredne zaznave prvobitnih črnih lukenj je Hawkingovo sevanje.
Bu saptamalar birçok bağımsız laboratuvarda doğrulanmıştır.Testiran je bil je neodvisnih laboratorijih.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.Točnega števila mrtvih ni mogoče ugotoviti.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Dodamo vzorec, ki vsebuje preiskovani antigen.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Tiriamas ir trečias būdas - antioksidantų įmaišymas.
Bununla birlikte bu konuda yer ve zaman saptamak çok zordur.Muidugi kulub selleks palju aega ja vaeva.
ASHA çalışanlarına yardımcı olup olmadığını saptamak için düzenli olarak sahada denemeler yapıyoruz.이 장치가 실제로 유용한지 확인하기 위해 현장 실험을 진행하고 있습니다.
ASHA çalışanlarına yardımcı olup olmadığını saptamak için düzenli olarak sahada denemeler yapıyoruz.אז אנחנו ממש עכשיו עושים כמה ניסויי שדה שיטתיים
ASHA çalışanlarına yardımcı olup olmadığını saptamak için düzenli olarak sahada denemeler yapıyoruz.أساسا التحقق من ما إذا كان شيء من هذا القبيل وهذا الواقع من المنطقي أن العامل أشأ.
ASHA çalışanlarına yardımcı olup olmadığını saptamak için düzenli olarak sahada denemeler yapıyoruz.確かめるためのテストです テストではこの装置を本格的な
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Rada Ministrów regularnie bada czy powody dokonania takiego stwierdzenia pozostająaktualne.
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Rada ministrůpravidelněověřuje, zda důvody, které vedly k tomuto zjištění, zůstávajínadále v platnosti.
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Съветът на министрите проверява редовно дали мотивите, довелидатазиконстата-ция, савсеощеналице.
"Bakın, bence John doğru bir saptamada bulunmuştu ve kendisini şöyle savunması gerekiyordu" vesaire혹은 이와 비슷한 말을 하며 반박할 수도 있습니다 혹은 이와 비슷한 말을 하며 반박할 수도 있습니다
"Bakın, bence John doğru bir saptamada bulunmuştu ve kendisini şöyle savunması gerekiyordu" vesaireוכך אני חושב שהוא היה צריך להגן על עמדתו," וכדומה.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Alcune configurazioni potrebbero non essere in grado di ricavare alcuni o tutti i parametri.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Algumas configurações poderão não determinar todos os parâmetros ou alguns deles.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Algunas configuraciones pueden no ser capaces de determinar algunos o todos los parámetros.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Certaines configurations rendent impossible de déterminer tout ou partie des paramètres.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Egyes rendszerekben nem minden paraméternek lehet megjeleníteni az értékét.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.En del inställningar kanske inte kan avgöra värdet på några eller alla parametrar.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.In einigen Konfigurationen können nicht alle Werte der Parameter ermittelt werden.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.În unele configuraţii de X este posibil ca nu toţi parametrii să poată fi determinaţi.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Nekatere ali vse nastavitve mogoče ne bodo znale določiti parametrov.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Niektóre konfiguracje mogą spowodować, że część lub całość parametrów będzie pozbawiona wartości.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Nogle opsætninger vil ikke være i stand til at afgøre nogle eller endog alle parametrene.
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.V některých případech není možné zjistit informace o všech hodnotách.