saptama ile cümle
saptama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onların saklanma yerini saptamak bir haftamızı aldı.It took us a week to locate their hideaway.
Seninle randevu saptamak için arıyorum.I am calling to make an appointment with you.
Gilbert Ay üzerindeki yüzey izlerini saptamaya yönelik ilk teşebbüsünü 1590larda gerçekleştirmiştir.Gilbert made the first attempt to map the surface markings on the Moon in the 1590s.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.In shallow waters, the detection of submarines and mines is especially problematic.
Günümüzde Güneş Sistemi’miz dışındaki Dünya-dışı yaşamı saptamamız olanaklı değildir.Its abundance outside our solar system is difficult to determine.
İndekslemenşn bir yan ürünü krisyalin simetrisini, yani uzay grubunu saptamaktır.A byproduct of indexing is to determine the symmetry of the crystal, i.e., its space group.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.If so, go to collision detected procedure.
Saptama, uzak kızılötesi özellikleri olan Herschel Space Observatory kullanılarak tespit edilmiştir.It is designed to be a successor to the Herschel Space Observatory, covering similar wave bands.
Bununla birlikte bu konuda yer ve zaman saptamak çok zordur.Time and place are also important to consider.
Yetkililer halktan bu kişilerin kimliklerini saptamak için yardım istemiştir.Request the aid of other authorities to pursue the investigations.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.The exact number of deaths cannot be determined.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.3.^ EMA, epithelial membrane antigen.
Bu saptamalar birçok bağımsız laboratuvarda doğrulanmıştır.His results were duplicated at a separate independent laboratory facility.
Parnavaz’ın hüküm sürdüğü dönemin kesin tarihlerini saptamak zor.No definitive dates are given for Francois' exploits.
Ve onları, sefil komşularından ve arkadaşlarından neyin ayırdığını saptamaya çalışıyorlar.And they try to pinpoint what it is that sets them apart from their miserable neighbors and friends.
Güzel bir saptama yaptınız.Point well made.
Sonra hayvan açık havada tasmayla dolaşmayı ve hedef saptamayı öğrenir.Then the animal learns to walk on a leash in the open and find targets.
Bu arada TED'in küresel takipçilerine hatırlatayım bu saptamalar sadece Amerika için geçerlidir.So to our global TED audiences, I want to say that this was a U.S. sample.
"Bu gerçekten çok iyi bir saptama galiba, dur bir düşüneyim,"Wow, that's a good point, let me think for a bit
Yani internette şu saptamalardan birini görürseniz bilin ki bu yalnız birinin düşüncesi.So if you see one of these maps of the Internet, it's just somebody's guess.
Böylece, gerçekten, onları saptamamız çok kolaylaşacaktır.So they will, in fact, be quite easy for us to detect.
Bu bize takım boyutu ve oyunun kapsamı gibi şeyleri saptamak için yardımcı olur.That will help us establish things like the team size and the scope of the game.
(Ekrandaki Değişiklikleri Saptamada Başarısızlık)["Failure to Detect Changes in Scenes" slide]
Bazı kurulum uygulamaları bazı ya da tüm parametreleri saptamakta başarılı olamayabilir.Some setups may not be able to determine some or all of the parameters.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.In shallow waters, the detection of submarines and mines is especially problematic.
Coccidioides antijenlerini saptamayı amaçlayan kan veya idrar tahlilleri uygulanmaktadır.Blood or urine tests are administered, which aim to discover Coccidioides antigens.
Geleneksel DNA saptama yöntemleriyle gen ifadesini ölçmek güvenilir değildir.Quantifying gene expression by traditional DNA detection methods is unreliable.
Hemotoraks ve diğer plevral efüzyonları saptamak için ultrasonografi kullanılabilir.Ultrasonography may be used to detect hemothorax and other pleural effusions.
Kolektif kararların alınacağı çerçeveyi ve prosedürleri normlar olarak saptamaz.So bestimmen Erwartungen und Gefühle Kursverläufe.
Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.In dieser Zwangslage versucht sie auf eigene Faust zu ermitteln, wer der mögliche Terrorist sein kann.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.Passe à l’ophiolite calcaire.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.En aguas poco profundas, la detección de submarinos y minas es especialmente problemática.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Identificar los genes en cada cromosoma es una área de investigación activa.
Blokların hangisinin hareket ettiğini saptamak imkansızdır.È importante sapere quali blocchi lasciare cadere.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.La popolazione ebraica mondiale precisa è però difficile da stabilire.
Konimetre, havadaki toz taneciklerinin sayısını saptamaya yarayan aygıt.Ed è questa l'aria che offre la maggior parte del materiale per la polka Kriegsabenteuer.
Olayın incelendiği Condon Raporu'nda bu saptamaya hiçbir açıklama getirilememiştir.In questo sommario, Condon non fa menzione di queste conclusioni.
Seçimlerde milletvekili adaylarının %80'ini örgütün saptaması kabul edildi.In totale, solo l'84% delle sue nomine sono state confermate.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.Если это чрезвычайная ситуация, оставьте сообщение.
Yetkililer halktan bu kişilerin kimliklerini saptamak için yardım istemiştir.Агент потребовал от этих лиц предъявления документов.
Seçimlerde milletvekili adaylarının %80'ini örgütün saptaması kabul edildi.Около 60 % голосов получили кандидаты Гражданского комитета «Солидарность».
Hastalığın ailevi olup olmadığını saptamak için detaylı bir aile tarihine bakılır.يتم اخذ تاريخ عائلي شامل لتحديد ما اذا كان المرض متوارث عائلياَ.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.وأما في المياه الضحلة، فيصعب الكشف عن الغواصات والألغام.
Işıklifi jiroskobun hareket eden kısmı yoktur, mekanik dönmeyi saptamak için Sagnac Etkisi’ni kullanır.جيروسكوب الألياف الضوئية (FOG) لا يحتوي على أجزاء متحركة، ويستغل تأثير Sagnac للكشف عن التناوب الميكانيكي.
Seçimlerde milletvekili adaylarının %80'ini örgütün saptaması kabul edildi.وقد أقبل وشارك في هذه الانتخابات أكثر من 80% من المؤهلين للانتخاب.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.تحديد الجينات في كل كروموسوم هو مجال أحدث البحوث الجينية.
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.Em águas curtas, a detecção de submarinos ou minas navais é especialmente problemática.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.A população total mundial judia, entretanto, é difícil de medir.
Ölü sayısı kesin olarak saptamaya olanak yoktur.O número de mortos não é conhecido com precisão.
Yetkililer halktan bu kişilerin kimliklerini saptamak için yardım istemiştir.Het Comité werd gevraagd de lijst van die personen bij te werken.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.Ga de procedure voor het zondoffer na.
Kaya temizlendikten sonra ikinci adım kayanın dönüş yönünü saptamaktır.Po oczyszczeniu kamienia, następnym krokiem jest nadanie mu odpowiedniej rotacji.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Virusisoleringstesterna och nukleinsyradetektionstesterna fungerar bättre än antigendetektion.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Med ett tredje test (antigendetektion) letar man efter antigen från viruset.
Bu saptama, avcılığın yoğun bir faaliyet olmadığı şeklinde yorumlanmaktadır.Detta styrker tesen att aktiv valjakt inte förekommit.
Birçok değiş tokuş ile çeşitli teknikler, arabellek aşımını saptamak veya engellemek için kullanılmaktadır.Det finns flera olika operationstekniker för att skapa eller förlänga en vagina.
Seçimlerde milletvekili adaylarının %80'ini örgütün saptaması kabul edildi.Рішення приймається не менше ніж 80 % голосів членів.
Her kromozomdaki genleri saptamak, genetik araştırmaların hali hazırda en aktif konusudur.Ідентифікація генів кожної хромосоми є пріоритетним напрямком наукових досліджень у генетиці.
Üçüncü bir test (antijen saptama), virüsteki antijenleri arar.Třetí test (detekce antigenů) vyhledává antigeny viru.
Virüs izolasyon ve nükleik asit saptama testleri, antijen saptama testlerinden daha iyidir.Izolace viru a detekce nukleových kyselin fungují lépe než detekce antigenu.