Ana içeriğe geç
Sözlük

sapla ile cümle

sapla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.A persevera înseamnă a te fixa obsesiv şi repetat pe un singur lucru.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.At være udholdende betyder at man fokuserer tvangsmæssigt og gentagne gange på nøjagtig den samme ting.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Dai dẳng có nghĩa là tập trung một cách ám ảnh và lặp đi lặp lại cùng một việc.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.'보속한다'함은 같은 일에 강박적이고 지속적으로 집중한다는 겁니다
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perserverovat znamená nutkavě a opakovaně zaměřovat na přesně tu stejnou věc.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverare significa concentrarsi in maniera ossessiva e ripetuta sulla stessa cosa.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverar significa centrarse obsesiva y repetidamente en lo mismo.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseverar significa focar-se obsessiva e repetidamente sempre na mesma coisa.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseveratie betekent dat er obsessief en herhaaldelijk op exact hetzelfde wordt geconcentreerd.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Persévérer signifie se concentrer obsessionnellement et de manière répétée sur une seule chose.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perseweracja to obsesyjne i wielokrotne skupianie się na jednej i tej samej rzeczy.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Perszeverálni azt jelenti, megszállottan és ismételten összpontosítani ugyanarra a bizonyos dologra.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Το να επιμένεις σημαίνει να εστιάζεις με εμμονή και επαναλαμβανόμενα στο ακριβώς ίδιο πράγμα.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Персеверация означава да се фокусираш маниакално и многократно върху точно същото нещо -- да зациклиш.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Пресеверувати, значить застановитись одержимо та повторювано на тій самій речі.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.Что означает повторяющаяся, чрезмерная концентрация на одну и ту же вещь.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.חזרתיות זה כשמתמקדים בכפייתיות ובאופן חוזר באותו הדבר.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.أي أن تواظب على التركيز بصورة شديدة ومتكررة على نفس الشيء فقط.
Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar aynı şeye tüm dikkatini vermektir.何度も繰り返すという意味です。 ここでの保続の働きは
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Compulsieve gokkers zijn experten in zelfbedrog.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.I giocatori compulsivi sono esperti di autoinganno.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Jucătorii de noroc împătimiți sunt experți în autoamăgire.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.강박적인 도박사는 자신을 속이는데 전문가입니다.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Les joueurs compulsifs sont experts dans l'aveuglement.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Los jugadores compulsivos son expertos en autoengaño.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Nałogowi hazardziści to eksperci w samozakłamaniu.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Notorickí gembleri sú experti v sebaklame.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Os jogadores compulsivos são especialistas na autoilusão.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Spielsüchtige sind Experten für Selbsttäuschung.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Зависимые игроки являются экспертами в самообмане.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.Пристрастените комарджии са експерти в самозаблуда.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.מהמרים כפייתיים הם מומחים בהונאה-עצמית.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.المقامرون القهريون هم خبراء في الخداع الذاتي.
Saplantılı kumarbazlar kendilerini kandırma konusunda uzmanlar.彼らは勝てると思い込み
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Agora, um quarto fator torna-se numa obsessão, que é, nunca trair a ilusão.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Čtvrtým faktorem, který se opravdu stává posedlostí, je nikdy nezradit iluzi.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Czwartym ważnym czynnikiem jest obsesja, że nigdy nie wolno zdradzić iluzji.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Een vierde factor wordt een obsessie: verraad nooit de illusie.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Egy negyedik faktor valóban megszállottsággá válik: sose áruld el az illúziót.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ein vierter Faktor wird zur echten Obsession: Verrate nie die Illusion!
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.이제 네 번째 요소는 실제로 강박 관념으로 자리잡는데, 이 말은, 결코 환상에서 벗어나지 않게 된다는 말입니다.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Rồi một nhân tố thứ 4 thật sự là một nỗi ám ảnh cái mà không bao giờ để lộ ra thủ thuật đằng sau nó
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Štvrtý faktor sa stáva akousi posadnutosťou, čo značí - nikdy neprezraď ilúziu.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un al patrulea factor devine obsesie, a nu trăda iluzia.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un cuarto elemento se vuelve una verdadera obsesión: nunca revelar el truco.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quarto fattore diventa una vera ossessione, ovvero, mai tradire l'illusione.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quatrième facteur est vraiment devenu une obsession : ne jamais trahir l'illusion.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ένας τέταρτος παράγοντας πραγματικά γίνεται έμμονη ιδέα, δηλαδή, ποτέ δεν προδίδουμε την ψευδαίσθηση.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Сегодня все увлечены четвёртым фактором, а именно: никогда не раскрывай иллюзию.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвертий чинник - невід'ємний. У жодному випадку не зраджуй ілюзію.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвъртият фактор става мания, което е, никога да не се изказва илюзията.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.היום גורם רביעי הופך לאובססיה: לעולם לא להסגיר את האשליה.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.الآن عامل رابع أصبح هاجساً، هو أن لا تخون الوهم أبداً.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek."イリュージョンは絶対に 気付かれてはならない" このため 視覚効果は
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Știind că vrea să înfigă un ac în pielea ta și să-ți sugă sângele e groaznic, nu-i așa?
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Η σκέψη πως θέλει να σου τρυπήσει το δέρμα και να σου ρουφήξει το αίμα; Είναι απαίσιο, σωστά;
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Ожидание того, что в вашу кожу воткнут хоботок и высосут кровь — ужасно, не так ли?
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek?Biết rằng nó muốn cắm cây kim vào da bạn và hút máu của bạn?
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek?모기가 우리 피부에 바늘을 꼽고
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek?Man weiß, dass er seinen Stachel in die Haut stechen und das Blut aussaugen will?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod