Onun cihad ile ilgili bu yeni tanımlaması sadece Batı'ya saplanmadı.지하드에 관한 그의 개념은 그대로 고정되었고 이곳 서양에서도 마찬가지 였습니다.
Onun cihad ile ilgili bu yeni tanımlaması sadece Batı'ya saplanmadı.שההגדרה שלו לג'יהאד היא זו שנצרבה בתודעה, לא רק כאן במערב.
Onun cihad ile ilgili bu yeni tanımlaması sadece Batı'ya saplanmadı.حتى أن تعريفه هو الذي التصق وبقي ليس فقط هنا في الغرب .
Onun cihad ile ilgili bu yeni tanımlaması sadece Batı'ya saplanmadı.定着したのです 我々は詳しいことも知らず 疑問に思うこともなかったのです
Romantik aşk bir saplantıdır.A romantikus szerelem egy rögeszme.
Romantik aşk bir saplantıdır.Dragostea romantică este o obsesie.
Romantik aşk bir saplantıdır.El amor romántico es una obsesión.
Romantik aşk bir saplantıdır.L'amore romantico è un'ossessione.
Romantik aşk bir saplantıdır.L'amour romantique est une obsession.
Romantik aşk bir saplantıdır.Miłość romantyczna to obsesja.
Romantik aşk bir saplantıdır.O amor romântico é uma obsessão.
Romantik aşk bir saplantıdır.Romantická láska je posedlost.
Romantik aşk bir saplantıdır.Romantična ljubezen pa je obsedenost.
Romantik aşk bir saplantıdır.Romantische Liebe ist Besessenheit.
Romantik aşk bir saplantıdır.Romantische liefde is een obsessie.
Romantik aşk bir saplantıdır.Romantisk kärlek är en besatthet.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.Cinta romantis adalah obsesi yang menguasai anda.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.낭만적인 사랑은 집착입니다. 그것은 당신을 지배하고
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.אהבה רומנטית היא אובססיה. היא משתלטת עליכם.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.الحب الرومانسي هاجس. يتملكك.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.自分を失い
Romantik aşk bir saplantıdır.Tình yêu là một nỗi ám ảnh.
Romantik aşk bir saplantıdır.Η ρομαντική αγάπη είναι μια εμμονή.
Romantik aşk bir saplantıdır.Романтината любов е натрапчивост, мания.
Romantik aşk bir saplantıdır.Романтическая любовь - это одержимость.
Romantik aşk bir saplantıdır.Романтична любов - одержимість.
Sabit aletler örneğin, destek sapları, rampalar ve elektronik kapılardır.Fasta hjälpmedel är till exempel stödhandtag, ramper och elektriska dörrar.
Sabit aletler örneğin, destek sapları, rampalar ve elektronik kapılardır.Kiinteitä apuvälineitä ovat esimerkiksi tukikahvat, luiskat ja sähköovet.
Sabit aletler örneğin, destek sapları, rampalar ve elektronik kapılardır.Le matériel fixe comprend, par exemple, des poignées de soutien, des rampes et des portes électriques.
Sabit aletler örneğin, destek sapları, rampalar ve elektronik kapılardır.Son dispositivos auxiliares fijos, por ejemplo, asideros, rampas o puertas eléctricas.
Sabit aletler örneğin, destek sapları, rampalar ve elektronik kapılardır.أما المعدات الثابتة فهي على سبيل المثال المقابض الطويلة وشرائط تجاوز العتبات والأبواب الكهربائية.
Saplanacak birşey?Ceva de intepat?
Saplanacak birşey?Etwas, das man aufspießen sollte?
Saplanacak birşey?Iets om te erin steken?
Saplanacak birşey?Một thứ để đâm?
Saplanacak birşey?Nåt å hugga med?
Saplanacak birşey?Qualcosa da infilzare?
Saplanacak birşey?Quelque chose à poignarder ?
Saplanacak birşey?Sesuatu yang bisa ditusuk?
Saplanacak birşey?Нещо за пробождане?
Saplanacak birşey?Что-то, что можно подколоть?
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Aber alle Orte, an denen wir stecken blieben, hatten eine großartige Aussicht.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Ale výhľady z miest, kde sme sa zasekli, sú veľkolepé.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Dar toate locurile în care rămânem blocaţi au privelişti minunate.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.De az összes helyről, ahova beragadunk, gyönyörű a kilátás.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Jednak wszędzie, gdzie się wpakujemy, są piękne widoki.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.하지만 우리가 있던 곳의 경관은 참 대단했습니다.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Maar elke plek waar we vast komen te zitten, heeft een prachtig uitzicht.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Ma, in effetti, tutti i luoghi in cui ci impantaniamo donano viste splendide.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Mais tous les endroits dans lesquels nous restons coincés ont vraiment de belles vues.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Mas todos os locais onde nos encontramos emperrados têm vistas ótimas.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Nhưng tất cả những nơi mà chúng tôi bị mắc kẹt thật sự có khung cảnh rất tuyệt.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Pero todos los lugares en que quedamos atrapados tienen muy buenas vistas.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Αλλά όλα τα μέρη στα οποία "κολλάμε" έχουν πραγματικά υπέροχα τοπία.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Але всі ті місця, в яких ми застрягали, мали чудові, дивовижні краєвиди.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Но всички места, в които сме засядали, имаха наистина прекрасни гледки.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.Однако где бы мы не застревали, это всё прекрасные, живописные места.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.אבל בכל המקומות בהם אנחנו נתקעים יש נוף מהמם.
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.ولكن كل الامكان التي علقنا فيها .. قدمت لنا مشاهد رائعة
Saplanıp kaldığımız bu alanın harika bir manzarası var.ちょうど このライオンたちがやって来たので