sapasağlam ile cümle
sapasağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Дети их с ними перед лицем их, и внуки их перед глазами их.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Чадата им се утвърждават заедно с тях пред лицето им, И внуците им пред очите им.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.זרעם נכון לפניהם עמם וצאצאיהם לעיניהם׃
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.نسلهم قائم امامهم معهم وذريتهم في اعينهم.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.他 們 眼 見 兒 孫 、 和 他 們 一 同 堅 立
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.他 們眼見兒孫 、 和 他 們一同 堅立
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.베스트 셀러 목록에 14주나 있었고, 벌써 8쇄나 나왔으며 아직까지도 건재하죠
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.14 săptămâni pe lista best-seller, opt ediții şi încă are succes.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.14 semanas en la lista de los más vendidos. Ocho reediciones y aún sigue ahí.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.14 týždňov v zozname bestsellerov, 8 vydaní a stále sa jej veľmi darí.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.14 недель в списке лучших бестселлеров, восемь переизданий, и всё ещё много продаж.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.14 седмици в класацията на бестселърите, осем преиздавания и продължава да се продава добре.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.8刷を数え 今もよく売れています 私達は芸術としての出版を愛していますが
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Catorze semanas no top dos mais vendidos, oito impressões, e continua em forma.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Čtrnáct týdnů v žebříčku bestsellerů, osm dotisků a stále úspěšnější.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Czternaście tygodni na liście bestsellerów, osiem wydań i wciąż sobie świetnie radzi.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Empat belas minggu dalam daftar Penjualan Terbaik, delapan cetakan, dan masih kuat.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Fjorten uger på Bestseller listen, otte oplag og går stadig stærkt.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Fjorton veckor på bästsäljarlistan, åtta tryckningar, och den säljer fortfarande.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Hát nem egy Jackie Collins, az biztos.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Mười bốn tuần trên danh sách bán chạy nhất, tám lần tái bản, và vẫn còn bán chạy.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Quatorze semaines sur la liste des meilleures ventes, huit éditions, et il fait toujours un tabac.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Quattordici settimane sulla lista dei bestseller, otto ristampe, e va ancora forte.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Veertien weken op de bestsellerslijst, acht drukken, verkoopt nog steeds goed.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Vierzehn Wochen auf der Bestseller-Liste, acht Drucke und noch immer erfolgreich.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Чотирнадцять тижнів у списку бестселерів, вісім перевидань і невгамовна популярність.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.ארבעה עשר שבועות ברשימת רבי המכר, שמונה הוצאות, ועדיין היד נטוייה.
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.أربعة عشر أسبوعا على قائمة الأكثر مبيعا، ثمان طبعات، ولا تزال مستمرة بقوة.
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?편안해 보이지 않습니까? 아무 문제 없다는 것 같고 무슨일이 있어도 괜찮을 것 같죠. 그런데, 뒤쪽 모형을 보시면
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.N'a-t-il pas l'air content, prêt à partir, comme s'il pouvait survivre à tout?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.Non sembra soddisfatto, pronto a partire, come se potesse sopravvivere a qualunque cosa?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.¿No se ve contento, listo para irse, como si pudiera sobrevivir a todo?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu? Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen.Sieht es nicht zufrieden aus, einsatzbereit, als könne es alles überstehen?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Vêem como a criança na cadeira auto. está contente, pronta para arrancar, como se pudesse sobreviver a tudo?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Wygląda na zadowolone, gotowe i bezpieczne. A co powiecie o dziecku siedzącym z tyłu?
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?,האם הוא לא נראה כשיר, מוכן ומזומן כאילו הוא היה יכול לשרוד כל דבר? ואם תסתכלו על הילד ,מאחור
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?هل هو لا يبدو راض ومستعد للذهاب نأمل أنه يمكن النجاة من أي شيء؟ ثم إذا نظرتم الى الطفل في الخلف
Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?一方で後部座席の子供は 衝突が起こる前だというのに 窒息しそうではありませんか
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.(118:90) истина Твоя в род и род. Ты поставил землю, и она стоит.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.A tua fidelidade estende-se de geração a geração; tu firmaste a terra, e firme permanece.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Credincioşia ta ţine din neam în neam; Tu ai întemeiat pămîntul, şi el rămîne tare.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.De génération en génération ta fidélité subsiste; Tu as fondé la terre, et elle demeure ferme.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.deine Wahrheit währet für und für. Du hast die Erde zugerichtet, und sie bleibt stehen.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Din Trofasthed varer fra Slægt til Slægt, du grundfæsted Jorden, og den står fast.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Från släkte till släkte varar din trofasthet; du har grundat jorden, och den består.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Fra slekt til slekt varer din trofasthet; du grunnfestet jorden, og den stod der.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Kesetiaan-Mu bertahan sepanjang zaman, Engkau menegakkan bumi sehingga tetap ada
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.주의 성실하심은 대대에 이르나이다 주께서 땅을 세우셨으므로 땅이 항상 있사오니
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.La tua fedeltà dura per ogni generazione; hai fondato la terra ed essa è salda
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Nemzedékrõl nemzedékre van a te igazságod, te erõsítetted meg a földet és áll az.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Od narodu do narodu prawda twoja; ugruntowałeś ziemię, i stoi.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Od národu do pronárodu pravda tvá, utvrdil jsi zemi, a tak stojí.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Od roda do roda traja zvestoba tvoja: ustanovil si zemljo, in ona stoji.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Por generación y generación es tu fidelidad; estableciste la tierra, y se mantiene firme
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Sinun uskollisuutesi kestää polvesta polveen, sinä perustit maan, ja se pysyy.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Sự thành tín Chúa còn đời nầy đến đời kia . Chúa đã lập trái_đất , đất còn vững_bền .
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Sự thành tín Chúa còn đời nầy đến đời kia. Chúa đã lập trái đất, đất còn vững bền.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Tvoja pravda na pokolenie a pokolenie; pevne si postavil zem, a stojí.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.U bewijst Uw trouw aan elke generatie. U hebt ook de aarde gemaakt, zodat die stevig gegrondvest is.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.η αληθεια σου εις γενεαν και γενεαν εθεμελιωσας την γην, και διαμενει.