sapasağlam ile cümle

sapasağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom sapasağlamdı.Tom was in perfect health.
Bütün bunlara rağmen, şu işe bak dizlerine bak, onlarınkiler sapasağlam seninkiler titriyor.Despite all of that, what an example look at their knees, they're stiff while yours are trembling.
Sokrates hapishanede olmustur, felsefesi sapasaglam.Socrates died in prison, his philosophy intact.
Koltuktaki çocuğa bakın. Halinden memnun, ve sapasağlam kurtulacakmış gibi görünmüyor mu?Does he not look content, ready to go,
En çok satanlar listesinde 14 hafta, sekiz baskı ve hâlâ sapasağlam.Fourteen weeks on the Best Seller list, eight printings, and still going strong.
Yabani ot yok, böcek yok, ürün sapasaglam, tabiki daha çok kar!No weeds, no bugs, more food, more profit!
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Their child is established with them in their sight, their offspring before their eyes.
Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor, Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.Your faithfulness is to all generations. You have established the earth, and it remains.
"Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi."Though sound," He answered, "you will not talk to any one for three nights running."
Hiç şüphesiz Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.My plan is certainly invincible.
Dedi ki: "Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır.""Though sound," He answered, "you will not talk to any one for three nights running."
Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
Sizin üstünüze sapasağlam yedi-gök bina ettik.We raised over you several secure (skies),
Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Cevap verdi: "İşaretin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşmamandır.""Though sound," He answered, "you will not talk to any one for three nights running."
Onlar, sapasağlam oldukları zaman da secde etmeye çağrılıyorlardı.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu."Though sound," He answered, "you will not talk to any one for three nights running."
Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı (fakat yine secde etmiyorlardı).They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.And I will give them respite; indeed My secret plan is extremely solid.
Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.And We took from them a solemn bond;
Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık.It it We Who creared them and made them firm of make.
Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.And We took from them a solemn bond;
Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu).The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
Elbette Benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.Verily, My Plan is strong.
(Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır.The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır.The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
Ama Allah, şeytanın attığı o vesveseyi giderir, sonra da âyetlerini sapasağlam, muhkem kılar.But Allah abolishes that which Shaitan (Satan) throws in.
Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır.The Work of Allah, Who perfected all things, verily!
Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.That is the upright religion.
Allah Teala sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.Then We sent unto her Our Spirit and it assumed for her the likeness of a perfect man.
Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir.Such is the work of God, who has ordered all things to perfection: He is fully aware of what you do.
(Merdivenler hala sapasağlam durmaktadır ve görülebilecek durumdadır.При этом парапеты лестницы кажутся параллельными и видны только площадки.
Askerler insanları kıyıma uğrattığı halde merdivenler sapasağlam durmaktadır.Segundo testemunhas, os bandidos desceram as escadas calmamente.
(Merdivenler hala sapasağlam durmaktadır ve görülebilecek durumdadır.Peranginangin Tanjung di Penampen dan Berastepu.
(Merdivenler hala sapasağlam durmaktadır ve görülebilecek durumdadır.계단을 내려다 보는 사람에게는 서 있는 모습만 볼 수 있고 계단을 볼 수 없다.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Az õ magvok elõttök nõ fel õ velök, és az õ sarjadékuk szemeik elõtt.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Deres Æt har de blivende hos sig, deres Afkom for deres Øjne;
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.De ser sine barn trives omkring sig, og sine efterkommere har de for sine øine.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.De se sina barn leva kvar hos sig, och sin avkomma hava de inför sina ögon.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Dòng dõi chúng nó thành lập có mắt chúng nó thấy, Và con cháu họ ở trước mặt họ.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Dòng_dõi chúng_nó thành_lập có mắt chúng_nó thấy , Và con_cháu họ ở trước mặt họ .
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Heidän sukunsa on vankkana heidän edessään, heidän jälkeläisensä heidän silmäinsä alla.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Ich semeno stojí pevne u nich pred nimi a ich potomstvo pred ich očami.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Ihr Same ist sicher um sie her, und ihre Nachkömmlinge sind bei ihnen.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.씨가 그들의 앞에서 그들과 함께 굳게 서고 자손이 그들의 목전 에서 그러하구나
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.La loro prole prospera insieme con essi, i loro rampolli crescono sotto i loro occhi
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Leur postérité s`affermit avec eux et en leur présence, Leurs rejetons prospèrent sous leurs yeux.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Mereka hidup cukup lama sehingga melihat anak cucu mereka menjadi dewasa
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Nasienie ich trwałe jest przed obliczem ich z nimi, a rodzina ich przed oczyma ich.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Njih seme stoji trdno ž njimi vred vpričo njih in njih zarod pred njih očmi.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Os seus filhos se estabelecem � vista deles, e os seus descendentes perante os seus olhos.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Sămînţa lor se întăreşte cu ei şi în faţa lor, odraslele lor propăşesc supt ochii lor.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Símě jejich stálé jest před oblíčejem jejich s nimi, a rodina jejich před očima jejich.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Sus descendientes se establecen delante de ellos; sus vástagos permanecen ante sus ojos
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Tijdens hun leven zien zij hun kinderen en kleinkinderen opgroeien en volwassen worden.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Το σπερμα αυτων στερεουται εμπροσθεν αυτων μετ' αυτων, και τα εκγονα αυτων εμπροσθεν των οφθαλμων αυτων.
İlgili Sayfalar