Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Както оня, който хвърли възел със скъпоценни камъни в грамада, Така е тоя, който отдава чест на безумния.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.Что влагающий драгоценный камень в пращу, то воздающий глупому честь.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.כצרור אבן במרגמה כן נותן לכסיל כבוד׃
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.كصرّة حجارة كريمة في رجمة هكذا المعطي كرامة للجاهل.
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將 尊 榮 給 愚 昧 人 的 、 好 像 人 把 石 子 包 在 機 弦 裡
Akılsızı onurlandırmak, Taşı sapana bağlamak gibidir.將尊榮給 愚昧 人 的 、 好像 人 把 石子 包在 機弦裡
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Kiiktatta az ostoba gondolatokat a fejéből, és a szakdolgozatára koncentrált.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Quitó las tontas ideas de su cabeza y se concentró en su tesis.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Tirou as ideias tontas da sua cabeça e concentrou-se na sua tese.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.رمت الأفكار الحمقاء من رأسها و ركزت على أطروحتها
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Aber eines Morgens sprang ich ins Wasser und fand diesen Fuchshai der kürzlich in diesem Netz gestorben war.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Ale pewnego ranka znalazłem lisa morskiego, który niedawno zginął w sieci.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.A nekega jutra sem skočil v vodo in našel morsko lisico, ki je nedolgo tega poginila v zabodni mreži.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Dar în dimineața aceea am găsit acest rechin-vulpe care murise de curând în plasa de pescuit.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.De egy reggel a vízben ezt a cápát találtam ami nemrég pusztult el egy kopoltyúhálóban.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.그런데, 어느 날 아침에 저는 바다에 뛰어 들어서 이 환도 상어를 발견했습니다. 자망에 걸려서 막 죽은 상어였습니다.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Maar vanochtend toen ik het water inging vond ik deze voshaai die nog maar net was doodgegaan in een kieuwnet.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Mais ce matin j'ai plongé et trouvé ce requin renard qui venait de mourir dans le filet.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Men en morgon när jag hoppade i och fann en rävhaj som nyligen dött i ett gäl nät.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Nhưng một buổi sáng tôi nhảy vào và tìm thấy con cá nhám đuôi dài này nó vừa mới bị chết trong lưới dạng mang.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Pero una mañana salté al agua y me encontré con este tiburón zorro que había muerto recientemente
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Una mattina mi sono tuffato e ho trovato questo squalo volpe che era appena morto in questo tramaglio.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Όμως ένα πρωί βούτηξα και βρήκα αυτό το αλεπόψαρο που είχε μόλις πριν λίγο πεθάνει στο δίχτυ.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Але саме того ранку я пірнув і знайшов цю лисячу акулу, яка якраз недавно померла в рибальській сітці.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Но одним утром я нырнул в воду и увидел эту лисью акулу, которая только недавно погибла в рыболовной сети.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.Но тази сутрин скочих и открих тази акула вършач, която току-що беше умряла в мрежата.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.אבל בוקר אחד קפצתי פנימה ומצאתי את הכריש הזה אשר מת לא מזמן ברשת הזימים.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.ولكن صباح احد اليوم ذهبت الى العمل .. ووجدت هذا للتو توفي مؤخرا في الشباك الخيشومية.
Ama bir sabah, suya girdim ve ağda az önce ölmüş bu sapan köpekbalığını buldum.死んで間も無いオナガザメを見つけました。 その胸びれや目はまだ生きているように生々しく
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!(124:5) а совращающихся на кривые пути свои да оставит Господь ходить с делающими беззаконие. Мир на Израиля!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!A görbe utakra tévedezõket pedig ragadtassa el az Úr, együtt a gonosztevõkkel; békesség legyen Izráelen!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Die aber abweichen auf ihre krummen Wege, wird der HERR wegtreiben mit den Übeltätern. Friede sei über Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Kateri pa zavijajo na kriva pota svoja – zapodi naj jih GOSPOD s hudodelci vred! Mir nad Izraelom!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!자기의 굽은 길로 치우치는 자를 여호와께서 죄악을 짓는 자와 함께 다니게 하시리로다 이스라엘에게는 평강이 있을지어다
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!men dem, der slår ind på krogveje, dem bortdrive HERREN tillige med Udådsmænd. Fred over Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Men dem som vika av på vrånga vägar, dem rycke HERREN bort tillika med ogärningsmännen. Frid vare över Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Quelli che vanno per sentieri tortuosi il Signore li accomuni alla sorte dei malvagi. Pace su Israele
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Tetapi orang yang berbuat curang kiranya dihukum TUHAN bersama orang jahat. Semoga umat-Mu sejahtera
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!והמטים עקלקלותם יוליכם יהוה את פעלי האון שלום על ישראל׃
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!اما العادلون الى طرق معوجة فيذهبهم الرب مع فعلة الاثم. سلام على اسرائيل
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至 於 那 偏 行 彎 曲 道 路 的 人 、 耶 和 華 必 使 他 和 作 惡 的 人 、 一 同 出 去 受 刑 。 願 平 安 歸 於 以 色 列
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至於 那 偏 行 彎曲 道路 的 人 、 耶和華 必 使 他 和 作惡 的 人 、 一同 出去 受刑 。 願平安 歸 於 以色列
Araçlar pek çalışmıyor. Pekala Danny, saçma sapan değerlendirmeler istemiyorum. Enkaza varabildiniz mi?Dasar brengsek.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Hínárhajjal hülyéskedtünk egy picit... szerettük egymást ugratni.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Ich und Tangles haben einfach ein paar Späße gemacht. Wir machen gerne Späße auf kosten anderer.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Já a Tangles jsme trochu blbli. Rádi si ze sebe střílíme.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Jag och tovor var mucking runt lite Vi gillar att spela skämt på varandra.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Ja i Tangles trochę się wygłupialiśmy -- lubimy się przekomarzać.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Minä ja Tangles touhuttiin vähän. Me haluamme vitsailla toistemme kanssa.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangels en ik waren wat aan het dollen... we maken graag grapjes over elkaar.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangle y yo bromeábamos un poco... nos gusta jugar bromas el uno al otro. y... ya sabes...
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangle y yo bromeábamos un poco... nos gusta jugar bromas el uno al otro. y... ya sabes...
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Εγώ και ο Tangles μαλακιζόμασταν λιγάκι... μας αρέσει να κάνουμε πλάκα μεταξύ μας.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Тенглс и ја смо се мало шалили. Волели смо да причамо вицеве један другом.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.A ki képes együttérezni a tudatlanokkal és tévelygõkkel, mivelhogy maga is körül van véve gyarlósággal.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.El poate fi îngăduitor cu cei neştiutori şi rătăciţi, fiindcă şi el este cuprins de slăbiciune.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Él puede sentir compasión de los ignorantes y de los extraviados, ya que él también está rodeado de debilidad
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.Il peut être indulgent pour les ignorants et les égarés, puisque la faiblesse est aussi son partage.
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ja hän voi säälien kohdella tietämättömiä ja eksyviä, koska hän itsekin on heikkouden alainen,
Bilgisizlere, yoldan sapanlara yumuşak davranabilir. Çünkü kendisi de zayıflıklarla kuşatılmıştır.ki more potrpljenje imeti z nevednimi in tavajočimi, ker je tudi sam obdan s slabostjo,