Ana içeriğe geç
Sözlük

sapan ile cümle

sapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Ô - xia sắm_sửa cho cả đạo binh những khiên , giáo , mũ , giáp , cung , và những đá trành .
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Ô-xia sắm sửa cho cả đạo binh những khiên, giáo, mũ, giáp, cung, và những đá trành.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Ozia le -a dat pentru toată oştirea scuturi, suliţi, coifuri, platoşe, arcuri şi prăştii.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Připravil pak Uziáš všemu tomu vojsku pavézy, kopí, lebky, pancíře, lučiště i kamení prakové.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Und Usia schaffte ihnen für das ganze Heer Schilde, Spieße, Helme, Panzer, Bogen und Schleudersteine
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Uzías preparó para todo el ejército escudos, lanzas, cascos, cotas de malla, arcos y piedras para las hondas
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Uzzia rustte hen uit met schilden, speren, helmen, harnassen, bogen en slingers.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Uzzija udrustede hele Hæren med Skjolde, Spyd, Hjelme, Brynjer, Buer og Slyngesten.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.И заготовил для них Озия, для всего войска, щиты и копья, и шлемы и латы, и луки и пращные камни.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.Озия приготви за тях, за цялата войска, щитове и копия, шлемове и брони, лъкове и камъни за прашки.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.ויכן להם עזיהו לכל הצבא מגנים ורמחים וכובעים ושרינות וקשתות ולאבני קלעים׃
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.وهيّأ لهم عزيا لكل الجيش اتراسا ورماحا وخوذا ودروعا وقسيا وحجارة مقاليع.
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.烏 西 雅 為 全 軍 豫 備 盾 牌 、 槍 、 盔 、 甲 、 弓 、 和 甩 石 的 機 弦
Uzziya bütün ordu için kalkan, mızrak, miğfer, zırh, yay, sapan taşı sağladı.烏西 雅為 全軍豫 備 盾牌 、 槍 、 盔 、 甲 、 弓 、 和 甩石 的 機弦
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Ai mà biết nổi, rất có thể khi bộ phim được hoàn thành, chúng ta cũng vẫn chỉ như 1 lũ ngốc.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Chissà, magari quando esce il tuo film sembreremo un branco di idioti.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Kto wie, może kiedy twój film wejdzie na ekrany, będziemy wyglądać jak banda kretynów.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Qui sait, peut-être au moment où votre film sortira, on aura l'air d'une bande de crétins.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Ποιος ξέρει, μπορεί μέχρι να βγει η ταινία σου να φαινόμαστε σα μια χούφτα ηλίθιοι.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.Кой знае, може би до момента, когато филмa излезе на бял свят, ние ще приличаме на група тъпи идиоти.
XK: Kim bilebilir, belki de filminiz çıktığı sırada, biz de saçma sapan konuşan ahmaklar gibi görüneceğiz.ХК: хтозна, може до того часу, як це кіно вийде, ми виглядатимемо такою собі купкою блазнів.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Ahora veamos algo que sucede ahí.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Also etwas, das hinter unserem Spektrum weiter geht.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Aşa că e ceva ce are loc în acest capăt.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Đó là những thứ xuất hiện ở phía cuối phổ.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Er is iets dat daarbuiten valt.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Jadi ada sesuatu yang terjadi di ujungnya.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.그래서 저 우측에 있는 색 영역에서 무슨일인가 벌어진다는 거죠.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Per cui c'è qualcosa che avviene lì in fondo.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Portanto há mais alguma coisa para além daquele fim.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Takže vidí něco, co leží za pravým koncem.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Takže vidí niečo, čo leží za pravým koncom.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Valami tehát történik ott a végén.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Więc jest tutaj coś, co kończy się tutaj.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Δηλαδή στο τέλος του φάσματος κάτι συνεχίζει.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Така че има нещо, което продължава от края там.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.Тобто кольори, які виходять за межі цього спектру.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.אז יש משהו שקורה שם בקצה הזה.
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.وهنا شيء خفي يجري هنا وهناك
Yani burada sonunda yolundan sapan bir şey var.それが何なのか 見たいでしょう
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Cine părăseşte cărarea este aspru pedepsit, şi cine urăşte mustrarea va muri. -
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Den Weg verlassen bringt böse Züchtigung, und wer Strafe haßt, der muß sterben.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Há disciplina severa para o que abandona a vereda; e o que aborrece a repreensão morrerá.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Hård straff rammer den som forlater den rette sti; den som hater tilrettevisning, skal dø.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Huda kazen zadene njega, ki zapušča pravi pot, in kdor sovraži svarjenje, umrje.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Karanie srogie należy temu, co opuszcza drogę; a kto ma w nienawiści karność, umrze.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.도를 배반하는 자는 엄한 징계를 받을 것이요 견책을 싫어하는 자는 죽을 것이니라
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Kova tulee kuritus sille, joka tien hylkää; joka nuhdetta vihaa, saa kuoleman.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.La disciplina le parece mal al que abandona el camino, y el que aborrece la reprensión morirá
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.nosz dorgálás [jõ] arra, a ki útját elhagyja; a ki gyûlöli a fenyítéket, meghal.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Orang yang melakukan yang jahat akan disiksa; orang yang tak mau ditegur akan mati
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Prísny trest tomu, kto opúšťa cestu; ten, kto nenávidí karhania, zomrie.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Punizione severa per chi abbandona il retto sentiero, chi odia la correzione morirà
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Streng Tugt er for den, der forlader Vejen; den, der hader Revselse, dør.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Sự hình phạt nặng nề dành cho kẻ bỏ chánh lộ; Và kẻ ghét lời quở trách sẽ chết mất.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Sự hình_phạt nặng_nề dành cho kẻ bỏ chánh lộ ; Và kẻ ghét lời quở_trách sẽ chết mất .
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Svår tuktan drabbar den som övergiver vägen; den som hatar tillrättavisning, han måste dö.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Trestání přísné opouštějícímu cestu, a kdož nenávidí domlouvání, umře.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Une correction sévère menace celui qui abandonne le sentier; Celui qui hait la réprimande mourra.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.Η διδασκαλια ειναι δυσαρεστος εις τον εγκαταλειποντα την οδον ο μισων τον ελεγχον θελει τελευτησει.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod