sap ile cümle

sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!They buy error, and wish you would lose the way.
Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler.But they only mislead themselves, and they cannot harm you in any way.
Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et.And beware of them, lest they lure you away from some of what God has revealed to you.
De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.Say, “I will not follow your desires; else I would be lost and not be of those guided.”
(Haram ayları) ertelemek, sadece kafirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kafir olanlar saptırılır.Postponement is an increase in disbelief—by which those who disbelieve are led astray.
Allah Teala sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar.God gives firmness to those who believe, with the firm word, in this life, and in the Hereafter.
Zalimleri ise Allah saptırır.And God leads the wicked astray.
Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.They will meet perdition.
Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin ayetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız.Thus We recompense him who transgresses and does not believe in the revelations of his Lord.
Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı.Thus Pharaoh’s evil deeds were made to appear good to him, and he was averted from the path.
Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur.But then it withers, and you see it yellowing, and then it becomes debris.
Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı.And when they swerved, God swerved their hearts.
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!)They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.Although, before that, you were of those astray.
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Onlar, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.They buy error, and wish you would lose the way.
Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler.But they only mislead themselves, and they cannot harm you in any way.
Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın.And beware of them, lest they lure you away from some of what God has revealed to you.
Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk.Thus We tried them because they disobeyed.
Allah kimi saptırırsa onu yola getirecek bir kimse yoktur.Whomever God misguides has no guide.
Senin yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz!Our Lord, for them to lead away from Your path.
O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar.On that Day, they will follow the caller, without any deviation.
Kim de saparsa, sırf kendi aleyhine olarak sapar.And he who strays in error does so to its detriment.
Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.Your Lord knows best who has strayed from His path, and He knows best the well-guided.
Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, sapıklıktan, hak batıldan ayrılıp belli olmuştur.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Ey bizim Rabbimiz! İnsanları neticede Senin yolundan saptırsınlar diye mi onlara bu imkânı verdin?Our Lord, for them to lead away from Your path.
Senin Rabbin şüphesiz pek iyi bilir:Allah yolundan sapanlar kimdir ve O'nun yolunu tutanlar kimdir.Your Lord knows best who has strayed from His path, and He knows best the well-guided.
Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır.There shall be no compulsion in religion; the right way has become distinct from the wrong way.
Onlar, yalnız kendilerini saptırır; sana hiçbir zarar veremezler.But they only mislead themselves, and they cannot harm you in any way.
De: "Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam."Say, “I will not follow your desires; else I would be lost and not be of those guided.”
Kimi de saptırırsa, kaybedenler de onlardır.And whomever He sends astray—these are the losers.
ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz.Whomever God misguides has no guide.
Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, ALLAH saptırdığını doğruya ulaştırmaz.Even though you may be concerned about their guidance, God does not guide those who misguide.
O gün, en ufak bir sapma göstermeden çağırıcıya uyarlar.On that Day, they will follow the caller, without any deviation.
Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim.And whoever goes astray, then say, “I am one of the warners.”
De ki, "Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir.Say, “If I err, I err only to my own loss; but if I am guided, it is by what my Lord inspires me.
ALLAH'ın saptırdığı bir kimseye rehber bulunmazBut whomever God leaves astray, for him there is no guide.
Kim saparsa da kendisi aleyhine sapmış olur.And he who strays in error does so to its detriment.
"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
"Onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve ancak bayağı inkarcılar doğururlar."If You leave them, they will mislead your servants, and will breed only wicked unbelievers.
(Allah), onunla birçoğunu saptırır ve yine onunla birçoğunu yola getirir.Allah leads astray many and guides many to the right way by the same thing.
Onunla sadece fasıkları saptırır.And He leads astray only those who disobey Allah;
İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.The way of those whom You have favoured, who did not incur Your wrath, who are not astray.
Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler.For before that they were in manifest error.
Onlar, kendilerinin inkara sapmaları gibi sizin de inkara sapmanızı istediler.They wish that you should disbelieve just as they disbelieved so that you may all be alike.
Öyleyse O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde 'aykırılığa (ve inkara) sapanları' bırakın.So call on Him by His names and shun those who distort them.
İnkar edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.The prayers of the unbelievers are a sheer waste.
İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.The way of those whom You have favoured, who did not incur Your wrath, who are not astray.
Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.For before that they were in manifest error.
Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.They remember Allah but little.
İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.They have gone far astray.
Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir.However, He lets go astray whomsoever He wills and shows the Right Way to whomsoever He wills.
nimetlendirdiğin kişilerin yolunu; gazebe uğramışların da değil, sapıkların daThe way of those whom You have favoured, who did not incur Your wrath, who are not astray.
Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.They have gone far astray.
Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar.Allah leads astray many and guides many to the right way by the same thing.

İlgili Sayfalar