Ana içeriğe geç
Sözlük

sap ile cümle

sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bir kar yığınında saplanıp kaldı.Tom got stuck in a snow drift.
Hasta ve sapık olmadığımı hepimiz biliyoruz.We all know that I am not ill and pervert.
Tom kendini sapioseksüel olarak görüyor.Tom considers himself sapiosexual.
Tanrılar sapkınlara nazik biçimde davranmazlar.The gods do not take kindly to heretics.
O, sapkınlıktır!That is heresy!
Leyla, Sami'nin her sapık hevesinin kurbanıydı.Layla was victim to Sami's every perverse whim.
Neden bazı insanların güç için saplantılı bir arzuları var?Why do some people have an obsessive desire for power?
Sapları fazla sıkma.Don't tighten the lugs too hard.
Sami asla o hikayeden sapmadı.Sami never deviated from that story.
Tom ve Mary, Homo Sapienstirler.Tom and Mary are Homo Sapiens.
Tom bir Homo Sapienstir.Tom is a Homo Sapiens.
Sami bir sapık tarafından öldürüldü.Sami was murdered by a psycho.
Sami'nin sapığı hapiste.Sami's stalker is in prison.
Sami, Japon kültürü konusunda çok saplantılı.Sami is so obsessed with Japanese culture.
Sami'nin dedesi sapına kadar Amerika yerlisidir.Sami's grandfather is fully Native American.
Kereviz sapını severim.I like celery.
Sap kerevizi severim.I like celery.
İşe giderken yolda çukura saplandım.I got stuck in a pothole on my way to work.
Tom sapkın düşüncesi devam ediyor.Tom aberrant thinking persist.
Telefonum bazen sapıtıyor.Sometimes my phone acts like it has a mind of its own.
Sonra siz, ey doğru yoldan sapan ve hakkı yalanlayanlar!(As for the idols,) you are only inventing lies.
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.Indeed, I see you and your people to be in manifest error."
"La Traviata" başlığı doğru yoldan çıkmış (kötü yola sapmış) kadın anlamındadır.After her death, she was described (without irony) as "Lady Bountiful".
Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir.Thus God lets go astray whomever He wills, and guides whomever He wills.
Bu bitkilerin çoğu doğal rotenon ve saponin kaynaklarıdır.Many of these plants are natural sources of rotenone and saponins.
Nihayet, onu Sapphire Lounge'da bulurlar.Eventually, they track her down at the Sapphire Lounge.
Edward Sapir.Edward Sapir.
Arago'nun bütün gözlemler sıradan yıldız sapmalarıydı.All Arago observed was ordinary stellar aberration.
23 Haziran 2013 tarihinde, Copenhagen Suborbitals SAPPHIRE-1 roketini aktif yönlendirmeyle fırlattı.On June 23, 2013, Copenhagen Suborbitals launched the SAPPHIRE-1 rocket with active guidance.
Kullanarak nükleer patlama için split veya saptırmak olan göktaşı riskli en iyisi.Using nuclear detonations to split or deflect the asteroid is risky at best.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.He also discovered that, in the dark, plants give off carbon dioxide.
Ayrıca küçük konvoyların Alman U-Bot’ları tarafından saptanmasının daha zor olacağı tartışılıyordu.It was also argued that small convoys would be harder for German U-boats to detect.
Bir eşiğe yakın değerlerdeki uyaranlar, durumların bazı oranları ile saptanabilir.On Caldor he meets Vanth, who warns him that he is the protector of the people who live there.
İkincil düşmanları arasında ilk sırayı insan (Homo sapiens) alır.Then the second man, equal to the first man.
40,932 koordinatın (%56) standart sapması 10″ yay-dakika'dan küçüktür.40,932 coordinates (56%) have standard deviations smaller than 10″.
Gilbert Ay üzerindeki yüzey izlerini saptamaya yönelik ilk teşebbüsünü 1590larda gerçekleştirmiştir.Gilbert made the first attempt to map the surface markings on the Moon in the 1590s.
Fakat beklenmedik bir şekilde, hareket eden bir rahip ortalarına saptı.Outside, however, waits a fully transformed priest.
Ana alternatif ışık kaynağı, genellikle memeliler veya kuşlar tarafından saptanamayan kızılötesidir.The major alternative light source is infrared, which is usually not detectable by mammals or birds.
Saplantılı şekilde onu dinliyordum."I was listening to it obsessively."
1729'da James Bradlet yıldızsal sapmayı keşfetti.In 1729, James Bradley discovered stellar aberration.
Adam, dünyanın sıradan düzeninden sapmamalıdır.He should not depart from the ordinary pattern of the world.
Selçuklular, önce geri çekilerek dağlara saptılar.The Tribe was formed by the Ancients when they left the lake to live in the mountains.
Bir keresinde, vokalist Chris Martin kaydın saplantı haline geldiğini söyledi.Once there, vocalist Chris Martin said that they became obsessed with recording.
Mesela, insanlar Homo sapiens olarak adlandırılırlar.For example, humans are listed as Homo sapiens.
Ancak, üçüncü yıl veri etkisi istatistiksel sapma olduğunu ortaya çıkardı.However, the third-year data revealed that the effect was a statistical anomaly.
Dalalet; sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma.Do not be misled; do not be confused; do not be fooled.
Daha sonra sırasıyla Hokkaido Consadole Sapporo kulüplerinde oynadı.He plays for Hokkaido Consadole Sapporo.
Böylece geleneksel âdetler legalizmle saptırılmıştı.Traditional ethics had been perverted by legalism.
300 voltun altındaki potansiyeller, insanlar tarafından tipik olarak saptanamamaktadır.Potentials below 3000 volts are not typically detectable by humans.
Sapık (Psycho) (1960) - Anthony Perkins annesinin elbiselerini giyen sapık canidir.Psycho (1960) – Norman Bates (Anthony Perkins), is a killer who wears his dead mother's clothes.
Sapropellerdeki organik karbon konsantrasyonları ağırlıkça %2'yi aşar.Organic carbon concentrations in sapropels commonly exceed 2% in weight.
Günlük yaşantıda sapma fazlaca bilinen bir olaydır.In everyday life aberration is a well-known phenomenon.
SAP'ın en yeni geliştirme platformu NetWeaver hem ABAP hem Java yı destekler.SAP's current development platform NetWeaver supports both ABAP and Java.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.The medieval heresy laws were restored.
Örneğin, sapma açısı 14 ° E (+ 14 °) diyelim..The declination in the example is 14°E (+14°).
Acqua & Sapone (UCI takım kodu: ASA)."Acqua & Sapone (ASA) - ITA".
Şaşkınlığa uğratacak şekilde, alfa parçacıklarının çok küçük bir kısmı yüksek sapmaya uğramıştı.To their astonishment, a small fraction of the alpha particles experienced heavy deflection.
Bunların tam katkıları sayılarının tam olarak bilinememesinden dolayı saptanamamıştır.They forgive her, as they had not known about their true heritage until then.
Risk toleransı beklenenden kabul edilebilen/edilemeyen sapmaları göz önüne almaktadır.Risk tolerance looks at acceptable/unacceptable deviations from what is expected.
Canlanmalar öncelikle yerel yönetim düzeyinde saptırılmış teşviklerin sonucudur.Thus booms are primarily the result of perverse incentives at the local-government level.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sap ile cümle - Sayfa 3 - sap kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App