Ana içeriğe geç
Sözlük

sap ile cümle

sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun sporla ilgili saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with sports.
Tom'un arabası yoldan saptı.Tom's car swerved off the road.
Futbola olan saplantısını anlamıyorum.I don't understand his obsession with soccer.
Tom bir yerlere saptı.Tom wandered off somewhere.
Bu yazarın kitapları bana uygun gelmiyor çünkü erotik tasvirler fazla sapıkça.This author's books don't suit me because the erotic descriptions are too perverted.
Onların sapıkça sırıtmalarını görmek istemiyorum.I do not want to see their perverted smirks.
Sen böyle bir sapıksın.You're such a perv.
Sapık olduğumu düşünme ama onun çantasında birkaç prezervatif gördüm.Don't think I'm perverse, but I've seen several condoms in her purse.
Kesinlikle bu dünyada saçma sapan şeyler oluyor.Absolutely nonsensical things happen in this world.
Saçma sapan fikirlere kapılma.Don't get any funny ideas.
İncil'in çevirmenleri sapkınlar olarak kabul edildi.The translators of the New Testament were considered heretics.
Yeni Antlaşma'nın çevirmenleri sapkınlar olarak kabul edildi.The translators of the New Testament were considered heretics.
O, Tom'un yerini saptadı.He has located Tom.
Ben birinin yerini saptadım.I located one.
Tom üç uzun saplı bardağa şarap koydu.Tom poured wine into three long-stemmed glasses.
Kurşun onun göğsüne saplandı.The bullet lodged in his chest.
Tom'un ihtiyacı olan son şey başka bir sapık.The last thing Tom needs is another stalker.
Güllerin saplarında dikenleri var.Roses have thorns on their stems.
Arabam çamura saplandı.My car got stuck in the mud.
O egzotik yerlere seyahat etme fikrine saplantılıydı.He was obsessed with the idea of travelling to exotic locations.
Onların kimliğini saptayabilir misin?Can you identify them?
Tom konuyu saptırdı.Tom went off on a tangent.
Tom yanlış yöne saptı.Tom made a wrong turn.
Tom saplantılıydı.Tom used to be obsessive.
O çok sarhoştu, onun açıklamaları saçma sapandı.He was so drunk, his explanations were nonsensical.
Sağdan bir sonraki sokağa sap.Turn right on the next street.
Görüşmeler batağa saplanmıştır.The talks have become bogged down.
Ben sonunda Tom'un evinin yerini saptadım.I eventually located Tom's house.
Tom duvarın üzerine bir poster sapladı.Tom stuck a poster on the wall.
Tom sapan atmada bir uzmandır.Tom is an expert with a slingshot.
O bir sapık.He is a pervert.
Kurtarma ekibi kurbanların yerini saptadı.The rescue team located the victims.
Tom'un arabası çamura saplandı.Tom's car got stuck in the mud.
Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.Heresy was a crime for which people were sometimes sentenced to death.
Dan'ın kimliği polis tarafından çabucak saptandı.Dan was quickly identified by the police.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Erkekler oral seksle saplantılıdırlar.Guys are obsessed with blowjobs.
Tom çocukken, onun karşısındaki caddede yaşayan kıza saplantılı oldu.When Tom was a kid, he became obsessed with the girl who lived across the street from him.
Teflon saplı ızgaralar neredeyse kullanılmaz.Teflon griddles are nearly unusable.
Kısa bir süre sonra, o saçma sapan konuşmaya başladı.After a short while, he began to talk nonsense.
Mary bir saplı tava ile Tom'u acımasızca dövdü.Mary clobbered Tom with a skillet.
Göğsümde saplama acısı vardı.I had a stabbing pain in my chest.
Arama köpekleri kurbanın cesedinin yerini saptadı.Search dogs located the victim's body.
Tom sap gibi ortadaydı.Tom stuck out like a sore thumb.
Bu senin saplantın mı?Is this your obsession?
Eteğime bakma sapık!Don't look up my skirt, you pervert!
Onu dinleme! Seni temin ederim; o sadece saçma sapan.Don't listen to her! I promise you; she's just full of hot air.
Sen gerçekten bir cadıysan süpürge sapın nerede?If you're really a witch, where's your broomstick?
Bir teşhirci bir sapık için ideal bir ortak olurdu.An exhibitionist would be the ideal partner for a voyeur.
Ben yanlış yöne saptım.I made a wrong turn.
Tom'un arabası kara saplandı.Tom's car is stuck in the snow.
Yanlış yöne saptım.I took a wrong turn.
Tom güç ve para saplantılıdır.Tom is obsessed with power and money.
Arabam çamura saplanmış. Onu dışarı itmem için bana yardımcı olabilir misin?My car is stuck in the mud. Could you help me push it out?
Tom Mary'yi saplantı haline getirdi.Tom became obsessed with Mary.
Tom'un arabası çamura saplanmış.Tom's car is stuck in the mud.
Karibu ultraviyole ışınlarını kullanarak kurtların yerini saptayabilir.Caribou can spot wolves using their ultraviolet vision.
Tom'un sapkın bir mizah duygusu var.Tom has a warped sense of humor.
David, Goliath'ı sapanla öldürdü.David killed Goliath with a sling.
Tom açıkçası sana karşı saplantılı.Tom is obviously obsessed with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod